​ Hıncal Uluç'un Sırrı Nedir? / Basın Yayın / Medya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '19

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
 

Hıncal Uluç'un Sırrı Nedir?

Gazetede köşe yazan ve bunu sadece görüş aktarmanın ötesinde, sahip olduğu anlatım tarzı, bakış açısı ve nitelikleriyle, edebi bir tat bırakarak yapan az sayıda kişi olmuştur.

Örneğin Çetin Altan, Refik Erduran, İlhan Selçuk bu tip yazarlardı. Hıncal Uluç da bunlardan biri sayılabilir.

Onun da yıllar boyunca, müthiş bir okur kitlesi olmuş.

**

Hıncal Uluç'ın sırrı nedir diye düşünürken, farkettim ki o gündemde olan, kamuoyunun ilgisini çeken hemen hemen bütün konularda, yaygın olarak söylenebilecek şeylerin tersini savunuyor.

Bir şeyin tersini savunmak her zaman zordur, çünkü yoğun bir psikolojik güce karşı gelirsiniz, eğer sözleriniz, bu gücü delip geçmiyorsa, sizi kimse okumaz ya da dinlemez.

Tersini de savunsanız, kötü de konuşsanız, eğer anlatımınız güçlüyse, vasat zekayı delip geçebiliyorsa, okur ya da iletişim kurduğunuz kişi size kızsa da, sözünüze söz geçiremeyeceği için kendini alt edilmiş hisseder ve her alt edilen gibi, alt edene hayranlık duyar.

Neden duyar, çünkü yaşam güç oyunudur, güç elde etmek hayatın kanıdır. Etmişse zafer duygusu, edilen olmuşsa da hayranlık duygusu olarak yaşanır.

Sonuçta, oynak, zeki ve edebi bir dil ve anlatım gücü, her lafın tersini size kabul ettirebilir. Siz vasat bir zeka ile ya da boşluğunuza geldiği bir anda laf cambazlığına yetişemezsiniz, mantık hataları içerse bile size söylenen, dil oyunları o kadar güçlüdür ki lafın özünü çözemezsiniz. 

Söz, genel geçer doğru olmasa bile, sizi alt ediyorsa, sizin için o artık yanlış olamaz, hatta safsanız, doğrudur bile.

Hıncal Uluç'un sırrı bu. O her lafı evirip çevirip, size yedirebilir. Burada ortaya koyduğu, hakikat, doğruluk, erdem, mantıksal, rasyonel vb. olmak zorunda değildir. Tek önemli olan, kendi söylediğinin doğruymuş gibi görünebilmesidir.

Evet, edebiyat, laf ebeliğinin sonsuzluğuna gücü yetenler işidir zaten. Bunu erdem, hakikatler, evrenselliklerle yapıyorsanız düzgün bir edebiyatçı olursunuz, ama başka türlü yapıyorsanız yine ilgi çekersiniz ama o kadar da sevilmezsiniz.

Hıncal Uluç'un zekası ve nitelikleri, genel olarak söylenenlerin yanlışmış ve kendisinin dediğinin doğruymuş gibi göstermesine, işlemesine ve bezemesine çalışıyor. Bu şekilde bir yazarlık düsturuna ve yöntemine sahip, görünüyor. 

Sonuçta, vasat zekayı aşan her dil oyunu eğlencelidir, sizi çeker, hayatta zaten mutlak doğruluklar ve hakikatler yok, insanı oyalayan, oyun tadı veren her şey de alıcı bulur. Dil güneşse, hayat dünyadır.

 
Toplam blog
: 467
: 1012
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..