​ Hoşgeldin... / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '12

 
Kategori
Deneme
 

Hoşgeldin...

Hoşgeldin...
 

Hoş geldin…

Gelmenin sebebi sadece merhaba demekse “sana da merhaba dosttum”… Kapıları zorlayıp içeri girmekse önce beni dinlemelisin, anlatacaklarım azımsanacak şeyler değil inan. Duvarlardan geçmelisin önce… Beynimin duvarlarından, mayın tarlarından orada burada anı kırıntılarından, kelimelerin ormanından geçmelisin… Bunu hak etmelisin dosttum… Bu kapıdan sadece hak edenler geçebilir… 

Buna bir macera gözüyle bakabilirsin… Dağları delmek, çölleri aşmak adına yapılan savaşlardan ama gerçek şu ki kanını dondurup, aklını kaçırtacak gerçeklerle yüzleşeceksin asla mutlu sonları bekleme, asla canlı renkleri bekleme, kırmızının tonları ve siyahtan başka göreceğin renk yok gibi… Sana aklımın gerçeklerini, gözümün gördüklerini vaat ediyorum hepsi bu kadar.

Sana uçsuz bucaksız vahalar sunuyorum kelimelerimle… Sana bilmediğin hikayeler vaat ediyorum kanla, et ve kemikle kazanılan savaşlar… Burada saltanat süremezsin dosttum burada sevinçler, mutluluk gözyaşları bulamazsın. Gözyaşları yitirilenin ardından akıtılır, sevinç anlıktır, mutluluksa kimsenin ulaşamayacağı kadar uzak diyarlara taşınmıştır. Burada bulacağın günün ilk ışıklarında, dürüstlük adına verilen acımasız, kanlı savaşlardır…

Gözlerini, kulaklarını bana kapatabilirsin… Beni duymazlıktan gelebilirsin… Sayfalarımı fırlatıp seni sıcakçık kucaklayan evinin sakinliğine ve güvenine dönebilirsin… İlk adımla bildiklerin sonlanacak, ilk kelimelerde geri dönmek aklının bir köşesinde belirecek… Seçim senin dosttum…

Eğer benim için bu kadarı yeterli devam etmeyeceğim diyorsan… Bu kapı kapanır ve sadece lüzumsuz bir anı olarak kalır… Sana sadece şunu söylerim “savaşlar cesurların işidir” Kendine iyi bak. Hoşça kal…

Eğer devam etmeyi seçtiysen hoş geldin…

Neden seni tekmeleyen ayağa sıkıca sarılırsın… Neden ellerin kolların bağlıyken yinede kıvrılıp kendini korumaya alırsın… Bu insanları anlamanın diğer bir yolu dosttum kaçırma gözlerini… Neden kendi kanında boğulurken kendi pisliğinde yüzerken yinede nefes almaya çalışırsın… Çünkü yaşam dediğin kanınla, pisliğinle yaşanır… Çünkü nefesini kimse çalamaz senden… Sonun gölge olmak olsa da nefes alırsın… Bedenin sağlam kalır ama aklın alınmıştır artık… Bundan sonra senden ne istenirse yaparsın…

Sana kanla, et ve kemikle yapılan savaşlar anlatacağımı söylemiştim, artık vazgeçemezsin… Bırakıp gidemezsin, kaçamazsın… Kafanı kaldır ve beni takip et dosttum… Burada kahramanlar yok… Burada şanlı zaferler yok… Burada gölgeler var… Kişiliği, insanlığı çalınmış köleler var… Kafanı kaldır dosttum bu bir savaş… Arkana bakma… O kapı çoktan kapandı… Geri dönüş yok… Eğer tanrı arkamıza bakmamızı isteseydi gözlerimiz yüzümüzde olmazdı…

Korkunu anlıyorum, korkmalısında, endişelenmelisin… Sana zalimlikleri anlatacağım. İkiyüzlüleri. Karanlıkta dökülen kanın tadını… Sana kardeşliği anlatacağım, tatmadığın, bilmediğin, aklının almadığı bağlılığı… Sana mevsimin ilk kar’ını anlatacağım… Sana sevgiyi, acıyı ve yitirilenleri anlatacağım…

Hoş geldin bilinmezliğime, savaşlarıma, bir kardeşin diğerini  kucakladığı gibi kucaklıyorum seni, bu kaybedilmiş yolda beraber yürümeyi öğrenmeye davet ediyorum seni. Hoş geldin dosttum.  Yüreğime, aklımın kıyılarına hoş geldin… 

 
Toplam blog
: 4
: 367
Kayıt tarihi
: 23.02.12
 
 

1974 yılında Ankarada doğdum. Restorasyon bölümünden 1996 yılında mezun oldum. Polisiye ve bilimk..