- Kategori
- Tıp
Hoşgeldin
Merhaba;
Verilen bilgiler ışığında doğumun sadece dünyada olduğu varsayılıyor. Şimdilik . Ben her zaman olabilirlik seçeneğini hiç göz ardı etmem. Şu an bilgilerimiz neye yetiyorsa onu kabullenmek fakat her türlü yandaş ya da karşıt olguya da açık olmak gerekli derim.
Doğum; İnanılmaz bir mucize. Gerçekten inanılmaz bir süreç. Kimyasal, fiziksel, ruhsal, aklın anlamakta hayli zorlandığı bir oluşum hali. Hele konu bir de insan ise, doğumun incelikleri daha esrarengiz oluyor sade bir vatandaş için.
Eski notlarımı karıştırırken buldum. Okuduğum kitapların hepsinin içeriğini aklımda tutmam imkânsız olduğu için, ya kitaplarda ilgimi çeken satırların altını çizer, bölümleri işaretlerim, ya da kahverengi kapaklı bir defterim vardır, ona notlar alırım. İşte bu günkü paylaşımım da o defterden.
Size bir masal anlatmak istiyorum. Şimdi gözlerinizin ardındaki bir yerlerde, beyninizin bir köşesinde okuduklarınızı canlandırın ve yaşatın..
200-300 kişilik bir kafile düşünün. Bir yolculuğa çıkıyorlar. Yolculuk 6 saat sürecek. Ama bilmiyorlar ki yolun sonuna 2.000-2.500 tanesi belki ulaşabilecek.Hedef kuledeki hazineyi kurtarmak.Kim kurtarırsa onun olacak.Herkes onu elde etmek için yola çıktı.Kimi koşuyor, kimi de yürüyor. Ama o ne bir tanesi çok akıllı çıktı ve birden kuleden içeriye atlayıverdi. O ne! Göz kamaştırıcı bir güzellik.Yolcunun bir anda dizlerinizin bağı çözülüverdi, kendini kaybetti, güzelin içinde kayboldu, kendini dağıttı. Artık tek bir bütün olduklar. adına harf denen yepyeni bir 3 milyarlık bir ev oluşturdular birlikte. Adını DNA koydular.O ne evde bir kıpırtılar başladı? Birlikte olmak yetmedi onlara mutluluğu büyütelim istediler. Varlıklarını kaybetmeden kendilerinden 23’er özelliği bir araya getirerek bir parça eklediler kendilerine yeniden..İşte ilk sevgi kıvılcımının çaktığı an.Bu kıvılcım 30 dakika sonra 200 ikiziyle bir anda ordu haline geliverdi..Benzerlikleri sadece şekilde, görevleri o kadar farklı ki.Sayıları 100 trilyona ulaştığında, Alev alev bir ateş parçası oldular artık. 150 .000 Km uzunluğunda ki damarlarla bezeli, olağan üstü bir ateş topu sanki.Artık o kuleye sığamaz olmuşlardı.Sıkış sıkış yaşamak çok zor geliyordu.Bir de uzaktan gelen sesleri, başka dünyaları da merak eder olmuşlardı.Ama bu kuleden çıkmanın bir yolu olmalıydı.Acaba biraz zorlansalar buradan kurtulabilirler miydi?Sanki uzaklardan da da bir aydınlık mı görünüyor du ne? Hadi gayret dedi bir ses yaslan . OH, işte oldu. O ne! Vurmasana be.
Hoş geldin BEBEK.
Sevgiyle kalın