- Kategori
- Güncel
Hukukun saygınlığını hukukçular korumalıdır

Son günlerde yeniden alevlenen bir başörtüsü tartışmaları hakkında herkes birşeyler söylüyor. Kimileri yasağın kalkmasından yana, kimileri yasağın kalkmasına şiddetle karşı çıkıyor.
Gündemde önemli etki yaratan açıklamaların ilki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'ndan diğeri ise Danıştay'dan geldi. Açıklamalarının içeriğinin doğruluğu ya da yanlışlığı hakkında yorum yapmak gereksiz. Bir hukuk insanı elbette hukuki kaygılarla değerlendirme ve açıklama yapar. Topulmsal sorunların çözümünde etkin rol oynamak ister.
Benim yanlış bulduğum içeriği ne olursa olsun açıklamanın kendisidir.
Çünkü Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun üstünlüğüne inanmış bir devlettir. Yani hakimler devleti değildir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi geçerlidir. Bu anlamda yasamanın yürütmenin ve yargının görevleri birbirinden çok ayrı ama aslında birbirini tamamlar niteliktedir.
Hukukumuzda yargı organlarının gündemdeki bir tartışma hakkında görüş bildirmelerine olanak tanıyan bir yasa yok. Ayrıca Usûl Hukukumuzda İhsas-ı Rey yani önceden görüş bildirme yasaklanmıştır. Bu anlamda siyasi partilerin anayasada değişiklik yapmak için önerge vermeye hazırlandıkları bir ortamda Yargıtaydan ve Danıştaydan gelen bu açıklamalar son derece yanlış olmuştur.
Peki ne olmalıydı? Ne olsaydı yargıçlar hukuka uygun davranmış olurdu?
Meclise gönderilen bir anayasa değişikliği önerisi olsaydı ve bu öneri yeterli çoğunlukla kabul edilip cumhurbaşkanı tarafından onylansaydı bu durumda anamuhalefet partisi tarafından Anayasa Mahkemesine başvurulur ve Anayasa Mahkemesi de değerlendirmesini yapıp kararını verirdi.
Eğer bu anlamda siyasi partilerin ODAK olma fiileri gerçekleşmiş olursa da Yargıtya Cumhuriyet Başsavcısı iddianame hazırlayıp kapatma davası açar bu davada gerekçelerini gösterip işi mahkemeye sevkederdi.
İşte bu süreç hukukun saygınlığını koruyan bir süreç olurdu ama bu tehditvari açıklamalar insanlarımızın nezdinde büyük tepkiyle karşılanmaktadır.
DTP'nin olağanüstü tahriklerine ve bu meyanda açıklamalarına karşı bile böylesi tepki vermeyen hukuk insanlarının bu konuda çok sert tepkiler koymaları son derece üzücü olmuştur.
Bir hukuk devletinde hukukun saygınlığı korunması gerekir. Bu saygınlığa da en fazla dikkat etmesi gereken hiç şüphesiz yine hukukçulardır.
Saygı ve sevgilerle.