- Kategori
- Güncel
Hükümetin Alevilik açılımı

Hükümet Aleviler ve Alevilik konusunda bir açılım başlatıyormuş. Dünkü haber konuları arasında bu bilgiler de yer alıyordu. Bunu hükümet ve alevi temsilcileri bakımından iki başlıkta değerlendirebiliriz.
1-Bu konuda, alevi milletvekili Reha Çamuroğlunun, Başbakan'a sunduğu öneride:
a-Cemevlerinin ibadethane kabul edilmesi.
b-Alevi dedelerine ve zakirlerine maaş bağlanması, yani kadro verilmesi.
c-Tercihan aleviliğin, "Genel Müdürlük" olarak Diyanet dışında bir kurumla temsil edilmesi.
d-Planlanan Alevi Enstitüsü'nde dedelere eğitim verilmesi.
f- Alevi toplumu ile hükümet arasındaki ilişkileri yürütmek için, 40 kişilik bir kurul oluşturulması...
gibi başlıklar varmış.
Bu duruma göre cemevleri de ibadethane kabul edilecektir. Orada görev yapanlar devletten maaş alacaktır. Böylece alevi vatandaşlar artık, "benim ödediğim vergilerle niçin imamlara maaş veriliyor" diye yakınmayacaklardır. Yani (en azından burada) bir denge sağlanmış olacaktır.
Yaz tatillerinde çocuklarına, kendi din görevlileri vasıtasıyla inançlarını öğretme imkanına kavuşacaklardır. Çünkü cemevlerinde, resmen görevlendirilmiş dede veya dedeler bulunacaktır.
Artık alevilik te kurumsallaşacağından veya bir kurum bünyesinde temsil edileceğinden, sünni islamın temsilcisi kabul edilen, Diyanet İşleri Başkanlığı'ı hakkındaki menfi düşüncelerinden vazgeçeceklerdir.
2- Bu çalışmaların medyada yer almasıyla harekete geçen Alevi Dernekleri Temsilcileri olaya; "Bize danışmadan alevilerle ilgili karara varılamaz, bu topluluğumuzu sünnileştirme girişimidir" diyerek tepki göstermişlerdir.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Turan Eser, AKP’nin samimi olmadığını savunuyor. Yaptığı değerlendirmede, “Bu işin doğrudan mağduru olan kesimleri dinleyerek düzenleme yapmaları lazım. Kendi yandaşları üzerinden, AKP güdümlü bir Alevi örgütlenmesi yaratılmasına karşıyız" diyen Eser, şunları da söylüyor: “Devlet siyasal islamcı çizgide bulunan bir Alevi örgütlenmesine gitmek istiyor. Oysa Aleviler, geleneksel sosyal yaşam biçimlerini, kendi tanımlarına ve ihtiyaçlarına uygun yapılarını sürdürmekte ısrarlılar."
Turan Eser, "Aleviler geleneksel yaşam biçimlerini sürdürmek istiyorlar" derken, devletin veya hükümetin cemevi projesini galiba hesaba katmıyor.
Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan: “AKP hükümetinin gizli ajandası var. Bu yapılan çalışma devleti sünnileştirme operasyonudur. Bu çalışmalar yapılarak, AB’nin gözü boyanmaya çalışılıyor, kamufle hareketler bunlar. Samimi olsalar halkın önünde tartışırlar bu konuyu. Demokrasilerde gizli kapaklı şey olmaz. Varsa böyle bir şey halkın önünde, siyasi partiler arasında tartışılır." diyor.
Prof. Doğan'ın, bu açılımın "bir sünnileştirme opeasyonu" olduğunu düşünmesi doğru görünmüyor. Çünkü sunulan öneride, alevi din önderlerinden oluşan 40 kişilik bir irtibat grubundan bahsedilmesi, böyle bir düşünceye yer bırakmıyor.
Alevilik Araştırmaları Merkezi Başkanı Ali Yıldırım, hükümetin çalışmasını, laik demokratik ve Atatürkçü çizgide olan alevileri, “gerici ve şeriatçı çizgiye kaydırma amacı taşıdığını" öne sürüyor. Yıldırım ayrıca, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını, insan hakkı ihlali kabul ettiği zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, alevi köylerine yönelik asimilasyondan (cami yapımı) vazgeçilmesini istiyor. (1)
Araştırmacı Ali Yıldırım'ın, hükümetin bu girişiminden;" Atatürkçü alevileri, şeriatçı çizgiye kaydıracağı" sonucunu nasıl çıkardığını anlayabilmiş değilim. Yıldırım bu görüşüyle bir bakıma, önerinin detaylarını önemsemediğini ifade etmiş oluyor..
Takip edebildiğim alevilik konulu tartışma programlarında bir alevi temsilcisi konuşurken diğerleri, " şahsın sözlerinin kendilerini bağlamayacağını, fikirlerin konuşana ait olduğunu " hatırlatırlar. Buna rağmen, kendileri söz aldıklarında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılmasından, camii sayısının çokluğuna, oradan da zorunlu din derslerine son verilmesine kadar, her konuya rahatlıkla girebilirler. Yani kendileri aleviler bir yana, sünnilerin sahasına bile girerek fetva vermekten hiç sakınmazlar.
Mesela sünni islam hakkında herkes konuşabilir. Herkes doğru veya yanlış bir şeyler söyleyebilir. Hatta batı dünyası çok daha ileri giderek, müslümanla teröristi eş anlama getirebilir. Din hakkında yalan yanlış söz sarfedenlere, saygısızca davrananlara tepki gösterilebilir, açıklamalar gönderilebilir ama o kişilere, "islam hakkında konuşamamaları gibi" bir kısıtlama getirilemez. Kısacası, insanların düşünceleri engellenemez.
Bütün bunlara rağmen, bir alevi önderi kendi inançları hakkında konuşurken diğerlerinin, "sözlerinin sadece kendini bağladığı" uyarısı yapmasına, sıradan insanların alevilik hakkında yazıp konuşmasının hakaretle karşılık bulmasına akıl erdiremiyorum.
Niçin? Alevilik niçin bu kadar dokunulmaz bir konudur? Bu yazdıklarımda alevilik ilke ve inançlarına karşı bir küçümseme, bir hakaret varsa; herkesin duyup gördüğünden daha öte, bir bilgi varsa, yalan yanlış ifadeler bulunuyorsa lütfen beni uyarınız...
İzlediğim programlarda alevi temsilcilerinin, kendi inaçları konusunda da kafalarının karışık olduğunu görüyorum. Kimisi aleviler için cem evi isterken, kimisi bunu açıkça reddediyor. Sanıyorum bu, temsilcilerin bazılarırın aleviliğe inanç, bazılarının ise kültür olarak bakmasından kaynaklanıyor.
Esasen cemevlerinin, Mevlevi Tekkesi gibi tekke mi, camii, kilise veya havra gibi ibadethane mi olduğu tartışılmalıdır. Her dinin içinde, bir çok mezhep ve tarikat vardır ama ibadethaneleri ortaktır. Tarikat mensuplarının toplanıp, kendi özel ritüellerini icra ettikleri mekanlar, bildiğimiz anlamda birer ibadethane değildir. Kanaatimce onlar ancak; loca, tekke, dergah vs. olarak isimlendirilebilir.
Bence bu inanç sisteminin temsilcileri toplanıp, aleviliğin islam bünyesinde bir tarikat, mezhep veya meşrep mi, yoksa ayrı bir din mi olduğu konusunda karara varmalıdırlar. Varılan karar aynı zamanda, cemevlerinin niceliği hakkında da bir kanaat oluşturacaktır.
Ortaya net bir durum çıktığında ise devlet, alevilik konusunda atacağı adımlarda daha rahat hareket edebilecektir. Bu da alevi topluluğuna hizmet götürmede hükümetin işini kolaylaştıracaktır.