- Kategori
- Kişisel Gelişim
Hürriyet aşkım

Hürriyet aşkı kolay yoldan kazanılmaz ve dünya planında devreye alınmaz diye bir cümle okudum.
Gerçekten böyle mi bu? İnanmıyorum.
Ben kendimi kuş kadar özgür hissediyorum. Evet belki bedenen ve fiziken bir yerlerde bulunmak zorundayım, bazı sıkıcı şeylere katlanmak zorundayım, belli sorumluluklarım ve yükümlülüklerim var, varsın olsun bunları daha eğlenceli ve çekilir hale getirmek için nerede olursam olayım zihnim, beynim ve enerjim çok özgürce ve hürce hareket edebiliyor.
Hayatta istediklerimi reel alemde elde edemesem bile ne yapıyorum biliyor musunuz sadece özgürce hayal ediyorum. Hayal ettiğim şeylerin tamamen içine giriyorum renkli ve hisseder şekilde. O an istediklerimi tamamen gerçekmiş gibi yaşıyorum, doyarcasına, kimseye izahat vermeden, korkmadan, çekinmeden. Orada sadece ben ve hayallerimin bana yansıyışları var.
Öylesine mutlu edici ki anlatamam. Süper. Üstelik acı tarafı yok. Çünkü mutlak mutlulukta oluyorum. Komik değil mi? Diyeceksiniz ki salak hayallerinle yaşıyor. Evet öyle, çünkü başka türlüsü mümkün değil, yargı ve yorum koymadan saf bir şekilde ancak böyle olabiliyor.
Zihnimin içinde ve vücudumun derinlerinde bir yerde sadece ben olabildiğim ve kendimle tamamen yalnız kalabildiğim anlarda, dostluğumdan çok mutlu oluyorum.
Hey sen okuyan; “Ben özelim hem de çok özelim”, dediğin oldu mu hiç? Hiç kendine; “Tamamen kendimim ve bundan kıvançlıyım” dediğin oldu mu? Bir desene, bak o zaman acın var mı, var olacak mı? Kazanılan ve kaybedilen şeyler sadece bunu anlamak için değil mi zaten?. Bunca zahmet niye ki, eğer hiçbir şey zaten bize ait değilse neyin savaşı bu? Bugüne kadar sana ait olduğunu sandığın şeyler gerçekten senin mi? Sorsana kendine. Dürüst ol senin mi? Ben bile bana ait değilken, nasıl olurda karşımdakinden benim istediğim gibi olmasını dilerim. Nasıl? Hangi hakla? Yücelerin yücesi bile beni benle baş başa bırakırken.
Özgürüm, özgürsün, özgür.Nasıl bir başkasın ne yapması ve ne yapmaması gerektiğini söyler durur, eleştirir ve yorum yaparım. Onun ne yaşadığını nerden bilirim? Bu hayat hepimizin, kim ne isterse ve nasıl isterse öyle yaşar.
Ayağımdaki prangalardan, gönlümdeki halatlardan, gözlerimdeki hapisten, ellerimdeki kelepçelerden, zihnimdeki şartlanmışlıklardan uzağım artık. Hürriyetimi ve özgürlüğümü devreye alıyorum, sadece kendim olabilme hakkımı kullanıyorum.
Hey sen, ne bekliyorsun onay mı? Arama bulamazsın. Cevapların ve anahtarların sende. Zannetme yanılgıdasın, aşıksın ama sadece kendine çünkü aşık olarak aşacaksın kendini, aş, aş aşkı. Çık, çık, aklının üstüne çık. Saçma zamanlarda kendini kaptırma korkularına, isyanlarına, acılarına. Arama, arama bulamazsın yanılgılarının sebebini başkasında. Arama, arama sevgiyi başka kollarda. Arama, arama suçlu yok. Varsın sen, yoksun sen. Dertlenme, fani her şey zaten, her demde varsın, hiçbir yerde yoksun ama varsın.
İlla biri sana deyince mi sensin, başkası tarafından onay görünce mi? Kendi güzelliklerini ancak başkaları söyleyince mi gerçek olduklarına inanıyorsun? Hey sen o zaman kendini hiç bilmiyorsun. Başkalarını seni şekillendirmesine izin veriyorsun.
Hür ol hür, sen ol sen, tanı kendini sadece kendini, bırak kim ne olursa olsun, ne düşünürse düşünsün, sen nerden baktığına bak. Kurtar kendini kristal duvarından, aş,aş kendini aşkla. Katıl akışa, oyunla oyun, müzikle müzik, evrenle evren, sesle yankı, ateşle kül, toprakla insan, suyla hayat, havayla nefes ol ve bütünle bütün. Sen, sen ol sadece ve sadece sen ol. O zaman özgürsün işte, özgür. Kanadın yoktur uçarsın, yatağın yoktur yatarsın, evin yoktur yaşarsın, yemeğin yoktur doyarsın, ait olduğun bir yer değildir, sensindir, varsındır ama yoklukta varsındır. Bırak anlaşılma telaşını, sevilmeme endişeni, koşturma merakını, açlığının acısını, başkasının şekli olmayı. Bırak ve sal beyaz bayrağını, teslim ol can, teslim ol. Gördün mü bak işte kendinsin ve ait olduğun haksın…
Birleşen Bütündedir.
2005