Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
807
 

İçimdeki benler

İçimdeki benler
 

"Dur! Yavaşlamalısın..." dedi içimdeki temkinli ben.. " Başını biraz kaldır, sağa sola bak. Bu hızla gidersen duvara çarpacaksın. Canının yanmasından korkarım."

"Hadi canım, hep seni dinledi. Aman ayakların yere bassın, aman sırtını çok fazla birilerine dayama dedin durdun bugüne kadar. Seni dinledi hem de çok dinledi, biraz da beni dinlesin ve özgürce hayata dalsın, çekil şöyle kenara." dedi, zaman zaman ortaya çıksa da her zaman temkinli ben tarafından bastırılmış, tutkulu ben.

Hemen söze karıştı anne ben. " Temkinli olmak her zaman iyidir. Üstelik çocuklar daha küçük. Maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılanması herşeyden önce gelir ve temkinli olmakta da her zaman fayda vardır."

Şefkatli ben, anne ben iyi ile arkadaştır ama otoriter benle çekişir durur.

Temkinli benle uygun adım yürümeyi adet haline getirmiş korkulu ben, kendine güvenli ben ortaya çıkınca bir yerlere saklansa da, saklandığı yerden temkinli beni sessizce idare etmeye çalışır.

Kendine güvenli benle, güvenilir ben iş yaşamında bir arada olmaktan hep keyif aldılar. Üstelik saygın ve saygılı benlerle yapışık kardeşler gibi yaşıyorlar.

Doğrucu ben, zaman zaman dokuz köyden kovulsa da asla kendinden taviz vermez. Köşe başı benlerden biridir. Ordu gelse yerinden oynamaz.

Duygusal ben ve kontrollü ben zaman zaman çekişseler ve birbirlerinden memnun olmasalar da, fırtınaları atlatma konusunda yardımcı olurlar birbirlerine ve korkulu bene geçiş vermezler.

Sevgili ben pek beceriksizdir. Sevgiyi gösterme konusunda korkulu benin koyduğu direnci kırmak için uğraşır.

Sevgili ben öğrenme meraklısı benin gölgesinde kalmaktan hep muzdarip olmuştur. Hatta ilk sevgili adayı " Ansiklopedi okuyan kızdan sevgili olmaz." gerekçesi ile voltayı aldığından beri bu iki ben kanlı bıçaklıdır.

Hayatı bir öğrenme ve hatırlama okulu olarak algılayan bilge ben, onları barıştırma umudunu hiç kaybetmemiştir.

Sorumluluk sahibi ben, hayat oyunundaki tüm rollerde başarılı olmayı kafasına takmıştır. Fazlasıyla takıntılıdır. Üstelik herkesi de sorumluluk sahibi olmaya davet eder. Kararlı ben ile kankadır.

Şüpheci ben, sağlıklı şüphenin her zaman işe yaradığını düşünür. Eleştirel benle arası çok iyidir.

Özgürlükçü ben, en çok annemi rahatsız ediyor.

İnançlı ben, kendini defalarca sıfırlayan benin en sadık dostu.

Keyifli ben özellikle doğaya tutkundur. Evinde çiçek yetiştirir, toprakla uğraşmayı sever. Suyun mucizelerine inanır. Fizik ve fizikötesi şeyleri araştırır. Seyahat etmeyi sever. Astrolojik fenomenleri takip eder. En çok da okur.

Kavgacı ben, haksızlıklara dayanamaz. Aptallığa, kör cehalete ve sabit fikirliliğe. Bir de yersiz şakalara.

İradeli benin en büyük başarısı, bağımlı beni ekarte etmek oldu.

Aşık ben çok eskilerde kalan bir anı artık.

Akıllı ben, yeni iş alanları keşfetmekle meşgul.

Becerikli ben, iyi yemek pişirir ama yiyecek birileri varsa. El ve el işleri konusunda maharetlidir. Bu aralar Ebru sanatı ile ilgilenmeyi düşünüyor.

Saf ben, insanları kendi gibi sanmanın sıkıntısını çok çekmiştir. Bağışlayıcı benin yüreği çok geniştir. Affeder... Bu iki benin olduğu yerde sulugöz ben mutlaka bulunur.

Benlerötesi ben, cüz-i benlerimi sevmeyi ama onlara kendimi teslim etmemeyi öğretti bana...

Bu farkındalığı keşfettiğimden beri, mutlu ben daha fazla ortalarda görünüyor.

Sevgiyle,

Ayşegül Tekfidan

07.01.2008 - Nakkaştepe

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel konuşturmuşsun içindeki benleri öyle. Profilinde de dediğin gibi fırtınalı bir iç yolculuk yapmışsın. Keşke hepimiz dengeleyebilsek fazla zorlanmada o içimizde fink atan, sürekli birbiriyle çekişen benleri. Eline sağlık. Sevgilerimle

Ayrıntıda gezinmek 
 10.01.2008 20:39
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Hayat biraz da kendini keşfetme oyunu gibi gelir bana. Benleri bilince oyun daha zevkli bir hale geliyor... Sevgiler  10.01.2008 22:53
 

bu 'ben'leri 'çil' yavrusu gibi dağıtıp "hiç düşünceye" emin adımlarla yaklaşıyorsunuz yani..:)) elinize sağlık..

Salih ERDAGI 
 08.01.2008 10:21
Cevap :
Aynı anda herşey ve hiç birşey olduğunun farkında olmak, ilerlemek değil de safralardan kurtulmak gibi... Saygılar  08.01.2008 12:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 907
Kayıt tarihi
: 11.07.07
 
 

1964 yılında Güneş Akrep burcundayken İstanbul'da doğmuşum. Aslen Balkan kökenliyim. İ.Ü. SBF Kamu Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster