İçimdeki Çocuğa, ” mutlu seneler…” / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '10

 
Kategori
Deneme
 

İçimdeki Çocuğa, ” mutlu seneler…”

İçimdeki Çocuğa, ” mutlu seneler…”
 

Yeni yılını kutlamak geçiyor içimden... Hep iyi ol istiyorum, hep güzel kal, hep temiz kal... Kendinle kal her şeyden önce ve hep aydınlıkta kal. Ama o kadar çok şey oluyor ki bu dünyada durumsuzum, o kadar çok kan akıyor ki gönlümün serkeş yanı... Korkuyorum... İyi şeyler dilersem hep tersi olacakmış gibi geliyor. . Yol arkadaşım, aynı davaya yüz sürdüğüm, benden önde giden, benden arta kalan...  

İçimdeki çocuk! Sana küçük küçük muştular diliyorum, küçük zamanlar sevgiye dair, küçük hesaplaşmalar hayatın değerini artıran ve umutlar ve umutlar... Simit kokuları sabah işe giderken ve bir simit ikram edecek insanlar olsun istiyorum yanında. Bu arada simit 1 lira oldu biliyor musun? Bir bardak çayın demli tavında sohbetlerin olsun, yanındaki tarçınlı kurabiyeler müessese ikramı. Yağan karı umutla seyredeceğin sıcak mekânların, üzerine sevgi dolu sözler yazacağın buğulu camların, akşam saatlerinde bir iki birayla çakır keyif olacağın mutlu anların olsun. Gidenlerin de olsun elbet ki özlemle hatırla, hatta ara bile bir telefonla ara sıra, ama gelenleri nerede konuk edeceğini de unutma . “merhaba”ların, “hoşçakal”ların olsun. Ayracı isabetli yere koy. Hoş/çakal mı, hoşça/kal mı? Ayrımını yapabileceğin algıların olsun seni huzura götüren. Kapıların mesela, umutla kapatıp, güvenle açabildiğin. Mevsimleri unutursan mevsimsiz kalırsın, ilkbaharda uçurtma yapmayı, sonbaharda orman gezintisine çıkmayı ihmal etme sakın... Temmuzda kardan adam yaparsan erir, zamanlamanı iyi yap, ne kışın üşü, ne yazın terle. Hepsine çözüm bulursun doğru düşünürsen, bilirim. Herkese ama herkese yabancılaşabilirsin, kendine asla… Gerektiğinde balon tutmayı, gerektiğinde silahlanmayı bilmeli ellerin. Bir tek sana geri döner ettiğin her yeminin…  

Çok özelsin, senden, bir başka “sen” yok. Herkes diğerine göre “sen” ise demek ki herkes özel. Bunu bilirsen ancak sevebilirsin… İçindeki tavan arasını temizlemeyi unutma bugün. Yeni kaldıracakların olacak oraya. Çok gereksizleri kaldırma istersen, çöpe at gitsin. Bir gün lazım olur dediklerini kaldır oraya, elinin altında bulunsun istediklerin. Ve dokunmayı unutma… Her şeye dokunabilirsin… Ne kadar dokunmak, o kadar yaşamaktır, hatırla. Çiçeğe, böceğe, yağmura, güneşe dokun... Bir çocuğa dokun, çocukla çocuk gibi, anayla ana gibi, engelliyle engelli, ötekiyle öteki olarak bak hayata. Korkma dokunmaktan, bir adama dokun kadın gibi, bir kadına dokun adam gibi... Ama hep insan gibi… İnsan gibi! Sevgi  

Dündar/ 31Aralık2010  

 
Toplam blog
: 16
: 459
Kayıt tarihi
: 30.11.10
 
 

Samsun doğumluyum. Halen Samsun'da serbest mali müşavir olarak çalışıyorum. Edebiyat, özellikle d..