​ İçimizden Biri / Söyleşi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

AYFER AYTAÇ GAZETECİ YAZAR

http://blog.milliyet.com.tr/ayferaytac

21 Ekim '18

 
Kategori
Söyleşi
 

İçimizden Biri

İçimizden Biri
 

Hayaller özgürlüğümüzdür, kimse bilmez hayal âlemimizi.


Adı Mustafa Alkan,başka yerleri turlamış, tutunamamış bizim ilimize  gelip yerleşmiş bir vatandaşımız. İlk ve ortaokulu ana babasının işçi olarak bulunduğu dönemde Almanya’da okumuş. Sonrasında yurda kesin dönüş yapmışlar. 
 
Mustafa lise eğitimini Endüstri Meslek Lisesinin motor bölümünde tamamlamış. Almancayı çocuk yaşta öğrenmenin avantajını kullanarak, Antalya’ya turizm alanında iş bulmaya gitmiş. Orada bir Harputlu ile tanışması, Mustafa'nın masörlük öğrenmesine vesile olmuş. 
 
Mustafa Alkan'ın masörlük işi başlı başına bir macera; beş yıldızlı otellerde kartlaşmış kadın turistlere masaj yaparken, onların her birinden yaşlanırken bedenin dinç kalmasının sırlarını öğrenmiş. Bu bilgilerle kendini aşmayı düşünmüş Mustafa. Başlamış düşünmeye ve düşündükçe hayal kurmaya. 
 
Hayaller sınırsızdır malum. Mustafa’da hayallerinin boyutunu aştıkça aşmış, fakat sonunu getirememiş. Aksine masörlük işinin sonunu getirmiş, icatlarına ima katmak adına. 
Bir saatlik masaj yapma sonrasında aldığı 50 dolar bahşişi tepip, hayallerinin peşine düşmüş. Her gün bir önceki günden daha çok düşünür olmuş Mustafa bu hayaller üzerinde. 
Mustafa'nın hayallerinde neler yok ki, sağlık sorunlarına çözüm bulmak, uzayı fethetmek, şehrin altına atıkların toplanacağı yeni bir şehir kurmak, böylelikle şehrin üzerini pislikten kurtarmak, temiz bir toprak üzerinde, sağlıklı yaşamak. 
 
Oksijen kafe açıp insanların vücutlarındaki toksinlerin atılmasını sağlamak, (bu hayalini hemen gerçekleştirmek adına kredi başvurusunda bile bulunmuş Mustafa.)  
Lakin istediği kredi karşılığı arabası ipotek edilmek istenmiş, bu sebeple şimdilik oksijen kafeden vazgeçmiş Mustafa. Bu yüzden kafenin nasıl oluşacağına dair ipucu vermiyoruz. Olur, da Mustafa'nın hayalleri çalınabilir paralı olan biri, hazır fikri kapabilir diye.
 
İstatistikler her geçen gün işsizlik oranının çoğaldığını ortaya koyuyor. Üniversiteli gençlerin bile iş bulamadığı, günümüz Türkiye’sinde de çoklukla görünüyor. İşten çıkarılanlar, yardım isteyecek duruma gelen insanların sayıları, giderek artıyor. Pek çok aileyi işsizlik ve ekonomik kriz pençesine almış durumda. Ancak Mustafa'nın hayalinde, bu insanlara yönelik te çare var. 
 
“Liderler çare bulamazken, Mustafa bunu nasıl başaracak?” diye soranlara, zaten insanların zor olan hayatlarını iyice zorlaştırmadan sorunun cevabını verelim. 
Mustafa’ ya göre, “hayallerde iş bulmamak gibi bir kavram yok. "Kafasını çalıştırmasını bilen, işini de kendi kurar” diyor o. Ve bu alanda da kendi hayalinden gençlere katkı sağlamak için durmadan kafa yoruyor. İlk buluşu “Rusya’ya Romanya’ya gidin,” tavsiyesi oluyor. 
 
Farklı şiddette de olsa, pek çok ülke de kriz görüldüğünü, anlaşılan Mustafa henüz bilmiyor. Dış ülkelere nasıl gidildiğini de, hayallerine dâhil etmiyor Mustafa. 
 
O konuda biz yardımcı olalım size. Yatağa sırt üstü uzanın, gözlerinizi sıkıca kapayın ve kendinizi deniz kenarında var sayın. Uçsuz bucaksız maviliğe bakarak, bir restoranda karnınızı en pahalı yiyecek türleriyle doyurduğunuzu farz edin önce. Size çok güzel bir kadının, nefis yemek servisleri yaptığını düşünün, iyice kaptırın bu düşünceye kendinizi. Tam o sırada denizin üzerinde üç katlı bir gemi geçmekte ve kaptanı sizi gemiye davet için el sallamakta. ‘Hadi çağrıya uyun, kalkın masa başından, gemide daha ne enfeslikler var.’ Garson kızı da alın yanınıza ve gemiye atlayıverin. Sonra açılın enginlere, deniz aşırı ülkelerde, envai işlerin size kucak açmış olduğunu göreceksinizdir. 
Artık çiftlik uşağı mı olursunuz. Bir banker mi, ya da senatör mü? Orasını biz bilemeyiz. Tercih sizin, hayal dünyanızın yeterlilik donanımlarına sahip olmanıza bağlı bu varsayım. 
Hem, ‘hangisini olursan’ durumlarından öte, hepsine birden sahip olmakta mümkün hayal hayratında.  
 
Her istenilen elde edilebilir hayal evresinde. Hatta çocuk sahibi olmak isteyen çocuksuz aileleri çocuğa kavuşturmak da var Mustafa'nın hayallerinde. 
Bu konuda iddialı Mustafa, tıbba bile kafa tutacak kadar iddialı. “Tüp bebek merkezlerine ve onca para harcamaya gerek yok. Sperm sayısı düşük olan erkekler sabah akşam bıldırcın yumurtasıyla bal yesinler, ikiz ikiz çocuk üretimine geçerler” diyor. “Kusur kadındaysa,” nın cevabını henüz hayal dünyasında bulamamış Mustafa. 
 
Kelliğe yumurta sarısının zeytinyağ karışmasıyla çözüm, romatizmaya patlıcanlı tedavi, ihtiyarlığa amuda kalkarak çare. Ne dilerseniz; dileğiniz Mustafa’dan alıntılarla allanıp pullanıp, hayalden kopmalar halinde size sunulur. 
 
Mustafa'nın bu yolla karşımıza çıkmasına çok açık anlamlandırma yükleyip “dikkat çekicilik,” diyerek manidar bir teşhis koyabilirsiniz. Ama nihayetinde içimizden biri Mustafa, bizlerle aynı havayı soluyor, aynı yaşam savaşını veriyor. 
 
Ayrıca, her insanın yazılmaya değer bir hayatı vardır ve her hikâye yazılmaya değerdir. Ben kendisiyle yaptığım söyleşi sonunda Mustafa’yı böyle değerlendirdim ve ilginç bulup, dikkatinizi siyaset bulaşmışlığınızdan, biraz Mustafa pozisyonuna çekmek istedim. Bu nokta da biraz Mustafa’yı okurların kendi kendisine çözmesini istedim. Değerlendirmeyi yapacak olan siz değerli okurlarımızdır nihayetinde. 
 
Şairin dediği gibi ‘her renk rengârenk değildir’, her rengin kendine has tonu vardır. Beyaz da kirlenip renk değiştirebilir. Mustafa’da hayal deryasında, deyim yerindeyse, renkleri sürekli değiştiricilik yapıyor. Varsayımlarla varlığını ispatlamaya çalışıyor. Son derece zekâ sahibi de bulabilirsiniz Mustafa’yı, “aman sende” cilik de yapabilirsiniz. Dedim ya; ben onu içimizden biri olarak renkli kişilik bulup, anlaşılamaz anlattıklarını toparladım, anlayanına kendisini aktarma yaptım.
 
Ayfer AYTAÇ - ayferaytac.com
 
Toplam blog
: 622
: 205
Kayıt tarihi
: 08.12.14
 
 

Gazeteci-yazar ..