- Kategori
- Siyaset
İddia ediyorum…

Genel seçim yaklaştıkça, hiç şüphe yok ki gerilim artarak tansiyon yükselecektir. Bu elbette siyaset için normal bir durum. Ancak bu seçim döneminde gerilimin normalin üzerinde olacağını tahmin etmek hiçte zor değil.
Pekala bu gerilimin tarafları sizce kimler olacak..?
Gerilimin bir tarafında iktidar partisi olarak AKP’nin bulunması neredeyse kaçınılmaz. Ancak gerilimin diğer tarafı için CHP veya MHP’yi zikrettiyseniz yanıldınız.
Ana muhalefet ve iktidar partileri arasında şiddetli tartışmaların yaşanması neredeyse siyasetin doğasında var. Fakat bizim inancımız, bu seçim döneminde AKP ve BDP arasında, temsil düzeyleriyle orantısız ölçüde sert tartışmaların yaşanacağı yönünde.
BDP bizzat iktidarı hedef alan sert demeçlerini, toplumsal gösteri ve mitingler ile destekleyerek iktidara yüklenecektir.
İktidar partisi ise bu tartışma fırsatlarını asla kaçırmayacak; elbette gerekli cevapları verecektir. Ancak cevap katiyen bu kadarla sınırlı kalmayacak; BDP’nin söylemleri CHP ve MHP ile aynı istikamette siyaset yaptığının kanıtı kabul edilerek, bu üç partinin gerilim politikası yürüttüğü ve gerilimden beslendikleri savunulacaktır. İktidar, seçmenin zihninde hayali bir CHP-MHP-BDP üçlemesi yaratmaya çalışacaktır.
İktidarın böyle bir strateji yürütmek istemesinde yadırganacak bir taraf yoktur. Fakat bu stratejinin uygulamaya konulması durumunda, BDP’nin böyle bir senaryonun içinde yer alma sebepleri herkes tarafından sorgulanması gerekir. Söz konusu partinin, bu tür bir üçlemenin içinde yer almayı kabullenebilmesi ciddi bir şekilde izaha muhtaçtır çünkü.
Yukarıda anlattıklarımız dediğimiz gibi sadece bir senaryodan ibarettir. Ancak bu senaryo gerçekleşirse, geniş halk kitleleri değil de sadece bu satırların okurlarıyla sınırlı kalsa bile, bu prodüksiyonda rol alan oyuncuları hangi dinamiklerin bir araya getirdiğini, birileri düşünsün istiyoruz…