Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
17171
 

İkili ilişkiler

İkili ilişkiler
 

İkili ilişkiler dediğimiz zaman aklımıza eşler, aile içi ilişkiler, arkadaş ilişkileri, dostluklar yani kısaca toplumun iletişim mekanizması gelir.

Toplumumuzda insanlarda doğru bildiklerini söyleyememek gibi bir problem vardır. Bu problemin temelinde korku yatıyor. İşimden atılırsam, annem bana kızarsa, sevgilim sevmezse, eşim terkederse bu korkular doğruları bize söyletmediği için toplumun da doğru yönde gelişmesini engellemiş oluyoruz.

Kişiler kaybetmemek adına maskeler kullanıyorlar. Ne kadar çok maske kullanıyorsak, o kadar çok mutsuz olmaya adayız. Aslında maske kullanmak, karşımızdakini kandırmakla ilgili nereye kadar evet diyeceğiz. Hayır dediğimizde maskemiz çıkacak ve kişi bizden uzaklaşacak. Uzaklaşmasının sebebi gerçek kişiliğimizle görünmemiş olmamızdır. Biz nasılsak öyle insanlar gelsin ki iletişimde problem çıkmasın. Maske kullandığımız müddetçe sevgilerden uzaklaşıyoruz. Uzaklaştıkça maske kullanıyoruz.

Sizden ayrılmak isteyen kişileri bırakın gitsin. Enerjiyi tutmak doğru sonuçlar meydana getirmez. Size ancak zaman kaybettirir. İnsanların birbirlerinden ayrılmaları tamamen enerji boyutlarının değişmesi anlamına gelir. Peki nedir bu enerji boyutu denilen şey? Şimdi 27 katlı bir apartman düşünelim. Katların arasına bahçeler yerleştirelim. Birinci kattaki ile ikinci kattaki belki bağırarak, yüksek sesle konuşarak iletişim kurabiliyorlar ama bir müddet sonra böyle konuşmaktan vazgeçip evin içindekilerle konuşmaya başlarlar. İnsanların birbirleri ile iletişim kurabilmeleri için aynı boyutta, aynı evrim basamaklarında olmaları gerekir.

Siz yalan söylerken, insanları yargılarken yalan söyleyen ve yargılayan biriyle bir dostluk oluşturabilirsiniz. İçinizden biri yalan söylemekten vazgeçtiğinde birinci kattan altıncı kata taşınmış olabilir. Boyutlarınız değiştiği için artık birbirinizi anlamakta zorlanırsınız. Bunun adı sevginin bitmesi değildir. Enerjinin yer değiştirmesidir.

Siz insanları eleştirip, alay edenleri yargılıyor olabilirsiniz. Yaptıkları kötü de olsa yargılama hakkınız yok. Eğer isterlerse onları eğitme hakkınız vardır. Yargıladığınız her insanı hayatınıza çekersiniz. Nedeni de yargılamamayı öğrenmeniz içindir. Birlikte olduğunuz kişiler mutlaka ve mutlaka size birşey öğretmek için hayatınıza girmişlerdir. Sizin korkularınızın, sizin yargılarınızın, olumsuz enerjilerinizin yada olumlu enerjilerinizin aynısıdırlar.


İkili ilikilerde ne kadar çok negatifliğimizi pozitife çevirebilirsek, karşımıza o kadar çok iyi insan çıkar. O yüzden karşılaştığımız insanlardan şikayet etmektense, kendi negatifliklerimizi temizlemek hayatımıza özgürlük getirir. Negatifliklerimizden ne kadar çok temizlenebilirsek; şayetli, çünkülü sevgilerden o kadar kurtuluruz ve koşulsuz sevgiyi yakalayabiliriz. Bunu başarmanın yolu egomuzun negatif taraflarını yenmekle sağlanıyor.

Dışarıya çıktığınız zaman kaç kişiye gülümseyerek günaydın diyorsunuz? Kıymet bilsin veya bilmesin kaç kişiye yardım teklifinde bulunuyorsunuz? İnsanların sizi anlamaları gerekmiyor. Tanrının anlaması yeterlidir.


Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

mrb.benim durumum şöyle hocam insanlarla konuşamıyorum konuşacağım zaman beni küçümserler aşalarlar diye korkuyorum zamanında çok aşagılandım sen böylesin şöylesin diyerek yani cahildim 20 yaşında evlendim artık bu sözleri duymamak için beni eleştiren insanların istediği ğibi oldum ağır başli falan yani maske takındım oyle olmam gerektiğine inandım ama bir yere kadar şuan kafam karma karışık depresyona ğirdim kendime olan öz güvenimi kaybettim ve korkular başladı eleştirdiğim insanlar gibi olurum diye aşalık kompleksi ve bunlara bağlı bir çok şey neşem ğitti mutlu olamıyorum tanıdığım insanlarınn benden üstün olduğunu ve benim hakkımda elştiri yapıyorlar zannediyorum çok kötü durumdayım ne yapacağımıda nereye baş vuracağımı bilmiyorum sizden cevap bekliyorum NOT:bu sorunlardan dolayı dilimde sorun çıktı.

SAADET BAYRAK 
 23.10.2008 0:00
Cevap :
merhaba Güvensizlik ve korkular ikiz kardeş gibidirler. İnsan oldugu gibi görünmeli göründügü gibi olmalıdır yoksa bir süre sonra hangisinin dogru oldugunu karıştırır karıştırıncada kafası karışır İnsanın başkalarını üstün görmesi demek kendi gücünün farkına varamaması demektir. O nedenle ilk once kendini tanıma yolculuguna cıkmalısın. Bütün insanlar ozünde birdir, aynıdır tıpkı okyanusun içindeki su damlaları gibiyiz bizler. Söylermisiniz hangi su damlası digerinden üstün olabilir ki? sevgiler  31.10.2008 9:23
 

Bu yazdığım salt duygusal ilişkiler ya da evli çiftler için değildir. Arkadaşlıklar için de geçerlidir. Bir süre sonra halkalardan biri çözülmeye başlar ve dirlik bozulur. Nedendir? Yetmemeye başlar ortam,paylaşılanlar ve de yaşanılanlar. Daha fazlası,daha mükemmelini aramak adına,biter dostluklar. Bu bence böyledir. Güzelliklerle kalın. Nilgün Çakıcı/BURSA

NİLGÜN BURSA 
 19.04.2007 13:12
Cevap :
katkilarınız için tekrar teşkkür ediyorum. İnsan mükemmeli aramak evrimleşmek için bu dünyadadır. Benzer enerjiler bir arada kalabilmektedirler. sevgiler  19.04.2007 14:16
 

Sn Öztekin, Ortak yaşamlarda,söz konusu olan yol ayrımlarına neden olan tek neden bence şudur. Taraflardan biri sürekli bir gelişim ve yenileşim içinde savaşmaktadır,okur,araştırır,uykusundan çalarak videolar izler,kurslara gider,seyehatler yapar,gazetelerin köşe yazılarını pür dikkat izler. Diğer taraf ise günü birlik rutinlikte ısrarcıdır. Asla değişmez,tabulardan oluşan kırılmaz bir fanus içinde,kendi yarattığı kozayı terketmemekte direnir. Eeee,bu tarz bir ilişkide,eski ile yeninin sırıtması son derece doğaldır. Siz bunu enerjinin yer değiştirmesi diye ismlendirmişsiniz,ben de olaya bu perspektiften ayna tutmak istedim. Demek ki;çiftlerin her biri aynı oranda gelişmeli ve de yeniliklere açık ve süreğen olabilmelidir. 19.04.2007/12.54 Saygılar. Nilgün Çakıcı/Bursa

NİLGÜN BURSA 
 19.04.2007 13:01
Cevap :
merhaba Nilgun hanım anlattıklarınızın hepsi çok doğru. Kelebekler özgürdürler zamanı gelince kozalarını terketmek zorundadırlar, eğer terketmezlerse uçamazlar uçamayan kelebegi de uçmayı başaranlar istemezler. Hintlilerin su sözü de çok hoşuma gider, "aynı nehirde iki kez yıkanamazsınız" Nehirler bile değişim halindeyse mükemmellerin mükemmeli insan neden durgun kalsın ki. Oda kaynagından çıktıktan sonra o büyük denize ulaşasıya kadar çoşkuyla akmalı. Tuttuğunuz ayna için teşekkür ederim. Ben maddenin de duygunun da herşeyinde arkasındaki enerji olduğu için enerjilerin ayrılığı dedim kısaca. Sevgiler  19.04.2007 14:14
 

Yazılarınızı çok büyük bir hevesle ve beğeni ile okuyorum. Biten bir ilişkinin ardından negatif yönlerini tespit edip yeni bir başlangıca doğru yol almak. Negatip düşüncelerden sıyrılıp pozitif düşüncelere yönelmek, Yarın sabah ilk işim çevremdeki olaylara ve insanlara daha ılımlı yaklaşıp önerilerini uygulamaya başlayacağım. Güzel yazılarınız devami ile....

Beyazkuğu 
 18.04.2007 17:01
Cevap :
canım çok teşekkür ederim bu güzel yorumun için En çokta çevrendeki insanlara bu pozitif yaklaşımını ugyulamaya başlayacağına çok sevindim sevgi ile kalın  18.04.2007 18:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5243
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster