Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

06 Eylül '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

İlk beklemeler

İlk beklemeler
 

internetten alıntıdır


Bütün yaşananlar yalanlaşır günü geldiğinde ölüm karşısında. Var mıdır, yok mudur düşünürsün. Ne sana ait ne değildir tüm yaşadıkların. Doğurdukların bile ne kadar senin? Seni ne getirdi bu noktaya? Düşüncelerin-yaşadıkların, sustukların- söyleyemediklerin kadar yoğun. Sen ve sen varsın hayatın karşısında gerisi hikaye gibi gelir gözlerine. Sen ne istedin hayat ne sundu kaşığına? Pişman mısın? Asla.

Çok uzun süredir hayra yorulmuş adımlarla yürüyorsun yollarda. Yollarda işlediğin cinayetler, aynı yollarda hayat verdiklerin var. Hepsi senin yaşadıkların. Bugün dikilse karşına ölüm itiraz edemeyecek kadar yorgunsun, yüreğinse yeniden başlamalara vuruyor hevesle. Dualarında yakarışlar var herkes adına. Sen hep bekledin küçücük bir kalp atışında. Atamadı o yürek sen bilmezsin niyeyse.

Gelene hoş geldin, gidene bazen öpücüklerle güle-güle bazen de kapıyı hızla çarpma kıvamındaydı yollamaların. Hiç ağaçsız çölleri, yemyeşil ormanları, bakir kumsalları, bambaşka ülkelerde savaşın açtığı karalıklar ve deliklerin hala durduğu binaları, bulutların üstünü de gördü gözlerin. Gözlerinin gördükleriyle de derinleşti görmelerin, görünmeyenlerse hep tedirginlik oldu nefeslerinde. Ayakların kesildi yerlerden, yerlerin ziftini soludun düştüğünde, hangisi gerçekten gerçekti bilemedin zaman geçtiğinde. Düşmemek için sarıldın sevdiklerinin gözlerindeki yakarışa, kimi zamansa yapıştın koşan atın yelesine. Düşmek yazılmışsa dizlerine kaçış yolu yok biliyorsun.

Yine merak, yine sancılı bekleyişler, yine yenidenlere vuruyor saatler. Acaba, keşke, nasıl olur, bu da nereden çıktı soru cümleleriyle dolu kaşığın yutamıyorsun yutmak istesen de kimi zaman endişeden kimi zaman da sevinçten. Uykuların yine yarım yamalak bütün uykusuzluğuna rağmen. Oysa hiç kalkmak istemiyorsun hayata. Ellerini tutan adamın gözleri gülümsüyor o da uyumak istiyor masallardaki gibi yıllarca seninle. Masallar da yılların süresi ne? Kırk gün kırk gece bir ömre sığar mı acaba?

Yaradan’a sığınışların içinde ki umutlar dolmuş ortalıklara. Söyleyecek tonlarca kelimeler bekliyor sıralarını. Ne doğru ne yanlış kalmış arı vızıltılarının içinde, hepsi karışmış bir süreliğine. Bakalım ne çıkacak tombala kesesinden payımıza. Her gün bir ömür, her ömür bir roman, hikaye anlatıcısını bulursa eğer. Yaşa ve gör ne kadar gücün? Bütün yaşananlar bir varmış bir yokmuş oluverir ölüm karşısında, sen istesen de istemesen de… Bir de beklemeler var hayatta nefesini dikkatli aldıran günü yaşamaya çalışırken, kimseye göstermeden, bu sefer belki olurlarla birlikte…

 
Toplam blog
: 374
: 869
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..