- Kategori
- Dünya Şehirleri
İlk Montreal izlenimleri

Bu yazıyı 2003 yılı ocak ayında Montreal'e ilk geldiğim zaman kaleme almışım dostlar. Noktasına vigülüne dokunmadan paylaşmak istedim. Türkçe karakterleri tam kullanamadığım için özür dilerim.
BİR PAYLAŞIM
Kultur soku. Yeni bir vizyon.
Korkunc isleyen etkin bir sistem.
Avrupa kent dokusu, gokdelenler, simetri, estetik, kultur, metro.
Arastirma dunyasinin ortasina dalmak.
Yeni yuzyilda lider yetistirmek.
Global ekonomi ve bas donduren teknoloji.
Cok kulturlu yasam, kulturlerin bulusmasi ve diyalogu.
Frankofonlarin ozgurluk ve kimlik arayislari.
Toplumda dikey mobilite. Calismanin kutsalligi.
Universite endustri isbirligi ile ARGE ve teknoloji gelistirme.
Lapa lapa kar yagarken Tim Hortons'ta duble kahve icmek ve dusunmek.
Yuzlerce sayfa okumak, okumak, okumak.
Entellektuel ve akademik yolculugun basinda olmak.
Hic durmadan ogrenmek, surekli merak etmek, soru sormak, elestirmek, buyuk resmi gormek, paradoksu cozmek. Veya cozememek.
Kanadayi ve sistemi Turkiye icin modellemek.
Dogunun bilgeligi ile Batinin bilgisini bulusturmak.
BİR GÖZLEM
Montrealde yaklaşık 10 bin Türk yaşıyor, bu da yaklaşık 3 bin aile anlamına geliyor. Kentte ceşitli Türk Dernekleri var. Her toplumsal kesim kendi derneğini kurmuş.
Montreal Türk Derneği bunlardan en büyüğü, geçenlerde ziyaret ettik. Derneğin camii, Türk kasabı, Türk bakkali, Türk berberi, Türk communitesi hemen o çevrede kümelenmişler. İnsanın binlerce km. ötede kendi memleketinden izler görmesi hoş tabii. Bir de
tabii ki unutmadan, Türk kahvesi. Kahvehane olmadan olur mu ya?
Girip kahveye bir süre oturduk. İnanin kendinizi Türkiyede gibi hissedersiniz. Yoğun sigara dumanı, yaşlı amcalar. genç adamlar oturmuşlar ince belli bardaktan çay içiyorlar. Duvarda Türk Bayrağı, köşede de dev ekranlı bir TV. Televizyonda Türk kanalları
yer alıyor. Kahvedekiler Fenerbahçenin maçını izliyorlar, bazıları Sarı-Lacivert giyinmiş tezahürat yapıyor. Konuşmalar, mimikler, ortam her şey aynı Türkiyedeki gibi.
BİR KESİT
Montrealde metro sadece cok güzel bir ulaşım nimeti değil aynı zamanda kentin dokusunu şekillendiren bir kültürel obje. Şehrin altı baştan sona metro hatlarıyla donatılmış. 4 farklı hat her yönü sarıyor. Şehir otobüsleri ise metro duraklarını hareket başlangıç durağı olarak alıyor ve şehrin daha ücra yerlerine alternatif ulaşım sağlıyor.
Beni en cok şaşırtan şeylerden biri, her metro durağında farklı saatlerde ayrı bir müzisyenin sanatını icra ediyor olması.. Herkesin çaldığı müzik aleti farklı, ama durakta beklerken müzik dinlemek hoş bir şey.
Metroya bitişik olarak yer altında cok katlı dev alışveriş merkezleri yer alıyor. Burada eczaneler, bir nevi süpermarket gibi; içinde yiyecekler, parfumeri, kırtasiye, postane gibi pek cok bölümü barındırıyor. Bizim bakkal dükkanları yerine de büfe gibi işlev gören Depanneur'ler var.
Yılın Ocak ayında en ucuz alışveriş imkanlarını bulabiliyorsunuz. Bu döneme BOXING DAYS deniyor. Fiyatlar neredeyse yarıya iniyor. Christmas'tan sonra mal sahipleri ellerinde kalan ekstra malzemeleri ucuza elden çıkarmak istiyorlar.
BIR FIKIR
Dunyanin gercekten bu kadar kuculdugunu ve kuresellestigini diyebilirim ki burada yasayarak daha derin kavradim. Ama bu, yerel degerlerin kaybolmasi anlamina gelmiyor, bir kulturel cesitlilik, zenginlik ve diyalog imkani doguyor. Yasadigim birkac enteresan
ornek:
* Dun derste Cinli bir arkadas Sun Tzu'nun "The Art of War" felsefesini anlatiyordu.
* Gectigimiz hafta McGillde Islamic Awareness Day duzenlendi, cok cesitli Islam ulkelerin dini ve kulturel degerleri de (Kur'an yayini, hurma, baklava..) standlarda temsil edildi.
* Onceki hafta, Ismail Hakki Fencioglu yonetiminde 50 kisilik Montreal Turk Muzigi korosu Concordia Universitesi'nde bir Turk Sanat Muzigi konseri vardi. Yunan, Arap, Israil, Rus buyukelcilerinin de katildigi konserin acilisi ve sunumlar 3 dilde birden yapildi:
Ingilizce, Fransizca ve Turkce.
* Avrupa Kulturel Degerler Festivali her yil Montreal'de duzenleniyor.
* Kanada Insan Kaynaklari Gelistirme Merkezine girdiginizde tam 75 dilde 'Hosgeldiniz' yazisi duvarlara asilmis ve sizi karsiliyor.
* Quebec'teki Fransizlar (Frankofonlar) kimliklerini korumak icin arabalarinin arkasina Fransizca olarak "Ozumuzu Unutmayacagiz" yazisini asiyor.
* TURQEBEC organizasyonu cercevesinde 23 Nisan etkinlikleri pek cok ulkenin folklor ekiplerinin katilimiyla Montreal'de yapilacak.
Ornekler yeterli sanirim.. Boyle bir ortamda Turkiyenin ve degerlerimizin tanitimini dunya capinda yapabilmek icin gercekten BUYUK DUSUNMEK, sinirlarin disina cikmak, GLOBAL CAPTA projeler gerceklestirmek gerekiyor.
Bu konuda sizin akliniza projeler, fikirler geliyor mu? Paylasabilir misiniz?
Ayrica ulkeler arasi cok saglam network'lerin, ortak calisma gruplarinin online proje baslatabilmeleri ve beraber calisabilmeleri icin uygun SANAL PLATFORMlarin database'lerin de onemi tartisilmaz hale geliyor. Buyuk soru su: Ozel ilgi, meslek ve uzmanlik gruplari Internet uzerinden nasil sanal olarak bulusabilir ve beraber uretebilirler? Bu surecler, sistemler ve platformlar etkin, uzun vadeli, kalici olarak nasil kurulabilir? Bu soru beni hep mesgul eder hale geldi.
Montreal Günlüğünden, 2003 Ocak