​ İnadına barış, inadına kardeşlik / Sivil Toplum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '07

 
Kategori
Sivil Toplum
 

İnadına barış, inadına kardeşlik

ÖLÜMÜNE BARIŞ İSTEMEK...!?

Anadolu toprakları medeniyetler ikametgahıdır. Toprağı kazdıkça altından yüzlerce medeniyete ait kültürel varlıklar çıkmaktadır. Yalnız bugün üzerinde yaşayanlar olarak kendimizden başkasını yok saymak tarihin inkarıdır. Ne yazık ki ; tarihi bilmediğimiz gibi geçmişimizi de öğrenmek yada öğretmek istememişiz. Bu cehalet ; bizim yetişen nesillerimizin hoş görüsüz ve sevgisiz büyümesine ve gelişmesine yol açmış. Bunun yanına birde yıllar yılı ülkenin kaderinde söz sahibi olan sözde MİLLİYETCİ olduğunu iddia eden insan sevmenin ne demek olduğundan dahi, haberi olmayan bir kesimin varlığı; Vatan sevgisinin insanları öldürerek gösterildiğini zannedecek kadar sevgiden yoksun olması bizim toplumumuzu ötekine düşman kılmıştır.

“Sevgi yaşamın kaynağıdır”derler , sevginin olmadığı yerde mutlu bir yaşamdan bahsetmek mümkün değil. Korkuya dayalı bir sistem, sevgisiz nesiller yetiştirir. Kendinden başkasını sevmeyenler , başkalarını hep düşman addederler. Düşman da zaten yok edilmesi gereken bir objedir.

Bu ülkede “ya sev ya terk et”sloganları ile büyüyen bir nesil yetiştirdik. Birlikte yaşama kültürünü içimize sindiremedik, herkesin bizim gibi olmasını istemek kadar çarpık bir düşünce olabilir mi? Ancak biz istedik...! Farklı olanı aşağıladık...! Hatta farklıyı küfür olarak kullanıp, aşağılamanın yolu olarak kullandık.

Milliyetçi olmak başka bir şey , insanlara düşmanca bakmak başka bir şeydir. Bir taraftan ülke toprakları cayır –cayır birilerine pazarlanırken ses çıkarmayacaksın hatta oradan nasıl bir rant elde ederim diye bakacaksın , diğer yandan ülkenin bir vatandaşı farklı düşünüyor ya da farklı bir ırktan , mezhepten ve soydan diye ona saldıracak ve Milliyetçi olacaksın. Ya da ülkende kendi dilinin yerine hemen her dil konuşulur olacak; diline sahip çıkmak için hiçbir çaban olmayacak hatta sende gidip Arapça-Farsça kelimeler içinde yüzeceksin sonra da kalkıp Milliyetçiyim diye afra tafra yapacaksın. Yok öyle ucuza milliyetçilik,bu ülkenin yurtseverlerine vatan haini diye sataşacaksın , kendin ne olduğuna dönüp bakmayacaksın...!

Bu ülkenin bankalarını soyup soğana çevirenler ya da halkın sırtından trilyonları kazanıp gidip yurtdışına yerleşenlere tek bir tepki yokken bu ülkenin aydınlarına her vesileyle saldıranlar ülkeyi karanlığa sürüklemek isteyen gizli güçlere zemin yaratmış ve onlara militan yetiştirmiş olmaktan başka neye yarıyorlar,acaba hiç oturup düşündüler mi?

Hrant Dink suikastının tetikçisi kim olursa olsun arkasındaki güçler karanlık emelleri için kendilerine seçtikleri piyonların kimler tarafından hazırlandığı çok önemli. Her ülkede bu karanlık güçlere bilerek ya da bilmeyerek hizmet eden güçler vardır. Bu güçler kendi adlarına bir şey yaptıkların zannetseler de birilerinin piyonu olmadan öteye gidememişlerdir.Geçmişte örnekleri çoktu. Yaşananlardan sonra hala bir ders çıkarılmadığı ortada ; bizler ülke içinde cenazelerle uğraşırken birileri bir yerlerde bir şeyleri hallediyor. (ör:Kerkük’te ,Irakta ..vb.) İşte bugün yapılması gereken de bu şerefsizce işlenen CİNAYETİN tetikçisinin kime hizmet ettiğinin ortaya çıkarılmasıdır. Her bu tür siyasi cinayet sonrası devlet yetkilileri gittiği yere kadar araştırılacak deniyor, ancak nedense gidip –gidip bir yerlerde tıkanıp kalıyor, kalmamalıdır. Demokrat kamu oyunun baskısı bu yönde devam etmelidir.

Ölümüne BARIŞI savunmak bu ülkenin aydınının kaderi ; dönüp ülkenin tarihine baktığımızda bunları sıkça görmekteyiz. Bu kötü kaderi değiştirmenin yolu da işte bu tür olaylar karşısında kamu oyu baskısını devam ettirmekten geçer. Bu gün “ Hepimiz Hrant’ ız ” demek yetmemektedir. “İnadına Barış ,İnadına Kardeşlik ”sloganı sürmelidir.

 
Toplam blog
: 45
: 1344
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Düşünmeyi ve yazmayı çok severim. Yaşama ilişkin çelişkileri görmekte ısrarlıyımdır. Muhalif olmaya ..