- Kategori
- İnançlar
İnanışlardaki yanlışlıklar
İnsanların hepsi hayatları boyunca hep bişeylere inanma gereksinimi hissetmişlerdir. Siz bunun adına bazen yaratıcıya inanç, bazen ateşe, bazen güneşe, bazen taşlardan oluşmuş heykellere deyin. Bizler aklımızı kullanan insanlar olarak tabi ki bu dunyayı ve kainatı meydana getiren bir yaratıcının olduguna inandık ve bu inanışta en iyi sistemin ise İslam olduguna kanaat getirdik. Bu düşünce sistemine yani 'İslam' a inanmayan insanlar akılsızmıdır?Siz verin cevabını! Pırlanta için elmasın işlenmesi gerekmez mi?İşlenmeyen elmas pırlanta olabilir mi? O Allah Fıtratı'na ki, insanları onun üzerine yaratmıştır. Demek ki aklımızı kullanırsak dogruya ulaşırız, ulaşamazsak bu akılsızlığımızın değil aklımızı kullanamamış olmamızın sonuçlarıdır.
Bize verilen aklı kullanmaya başlayalım o zaman. Artık Göktürkler den kalma Göktanrılı bir dini bırakalım.İçimizde arayalım yaratıcımızı. Kendi özümüzde. Gören gözler onunla görsün, duyan kulaklar onunla duysun, tutan eller onunla tutsun. Biz çıkalım aradan artık. Yok olalım. Öldürelim benliklerimizi. Zaten ben dediğim ben değilim ki! Öyleyse ben dediğim kim?
İlahi bir aşk ancak bu sorunun cevabını verebilir tabiki! Bulmak lazım. Bulmak için de aramak gerekli. Aramak içinde düşünmek gerekli. Düşünmek için de akıl gerekli.İşte oturdu herşey şimdi yerli yerine.Sanırım bişeyleri kullanmaya başladık yavaş yavaş.
Peki ne yapmam gerekli?Cevap çok basit artık SİSTEM e ayak uydurmalı. Yani? Yüce dinimiz İSLAM!. Neler diyor bana? Neler yapmam gerekli?
Namaz kıl diyor bana. Oruç tut diyor bana.Zekat ver diyor bana.İyilik yap yaratılmışlara diyor. Neden? Acaba benim rabbimin bunlara ihtiyacı varmı ki? Yok tabiki ey akıl! a-a. Bana akıl mı dedin sen, neden ismimle hitap etmedin?
Peki başlıyorum aklımı kullanmaya. Neden mi? Çünkü bunlara benim ihtiyacım var. Amacıma giden yolda bu araçları kullanmam gerekli de ondan. Ateş olmam lazım. İşte bu amacım. Ama hala bir kömürüm. Yak o zaman artık bu kömürü. At artık kibritleri bu kömürün üstünede yansın. Birinci kibrit işte o namaz. İkinci kibrit işte o oruç. Üçüncü kibrit işte o zekat. At artık o kibritleri üstüme. Daha fazlasını!. Başladımmı yanmaya. Evet yandım artık alevler sardı bütün bedenimi. Ben ise kendimi bir kömür sanıyordum ama gel gör ki beni bir alev olup yanıyorum şimdi.Hissedemiyorum bile kendimi ateşin sıcagından! Artık üstüme atılan kibritlerin bir etkisi olmuyo.Yanmışım bir kere ki!
Ama bir hata yapmışımda hep bu ateşte yanacagımı sanmısım da bırakmışım kibritleri atmayı üstüme. Derken bir bakmışımda sönmüşüm. Hiç sönmez dediğim o alev sönmüş. Artık tek umudum kalmıstı ki o da hala kor bir halde, tamamen sönmemiş halde kalıyor olmam.Çünkü tekrar başlamalıydım artık kibritleri üstüme atmama ki daha hızlı alev alabilmem gerekliydi.
İşte bu küçük örnekte verdiğim gibi, ibadetler amaca giden yolda bizim için birer araçtır. Hiçbir zaman bırakmamak gereklidir bu ibadetleri. Onların misali ateş yakana benzer, ki yakılan ateş çevreyi aydınlatır. Ne var ki kendi hakikatlerinden gelen nur açıga çıkmadığı için, karanlığa terkedilir, artık göremez!
Yaktıgımız ateşleri hiç bir zaman söndürmemek dileğiyle Allah'ın rahmeti üzerinize olsun.