​ Sonsuzluğu kazanmak için / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '10

 
Kategori
İnançlar
 

Sonsuzluğu kazanmak için

Sonsuzluğu kazanmak için
 

Dünya hayatı insanın sonsuz yaşamını kazanabileceği bir eğitim mekânıdır. Yüce Allah insanlara dünyada çeşitli yükümlülükler vermiş ve onlara gözetmeleri gereken Kendi sınırlarını bildirmiştir. Bu sınırları gözeten, Allah’ın buyruklarını yerine getiren, yasakladıklarından sakınan kişinin, o ölçüde ruhu olgunlaşır ve aklı gelişir. Kişi, yaşadığı olaylara sabır göstermeyi, hiçbir koşulda Allah'ın dininden ödün vermemeyi, her durumda Rabb’ine yönelmeyi, yalnızca O'ndan yardım dilemeyi öğrenir. Allah'ı gereği gibi takdir eder, O'na karşı içli bir sevgi ve içi titreyerek saygı dolu bir korku duyar, katıksız bir iman kazanır ve tam bir teslimiyetle teslim olur. Allah'ın kendisi için yarattığı nimetlerin ve güzelliklerin değerini gerçek manada anlar, Allah'a olan şükrü, sevgisi ve yakınlığı artar. Sonunda, Allah'ın beğendiği üstün ve güzel ahlak özelliklerine sahip ideal bir mümin olur. Artık o, her yönüyle mükemmel yaratılmış sonsuz barınma yurdu olan cennete girmeye layık, aynı mükemmellikte bir insandır… Yüce Allah'ın yarattığı her olay dünyadaki eğitimin bir parçasıdır ve bu imtihan ortamının sırrını içerir. İnsan bu dünyada başına gelen sayısız olaylarla sınanır ve bu imtihandaki başarısı oranında sonsuz yaşamında ceza veya ödüle kavuşur. Hiç kimse kendi imtihanının ne zaman biteceğini bilemez. İnsanın, yaşamının son bulacağı zamanı bilememesi de bu imtihanın bir sırrıdır. Ölüm, Allah’ın Kuran'da bizlere bildirdiği gibi "süresi belirtilmiş bir yazıdır." (Al-i İmran Suresi, 145) Bu süre bazen uzun, bazen de kısadır. Ancak bir gerçek vardır ki, 70 yaşındaki yaşlı bir insan kadar, 7 yaşındaki torunu da ölüme aynı uzaklıktadır. Toplumda yaygın bir söz vardır; <ı>“Allah sıralı ölüm versin” denir. Oysa ölüm konusunda bir sıra yoktur.

Allah daha o insan yaratılmadan tüm yaşamını, okuyacağı okulları, mesleğini, geçireceği hastalıkları, çocuklarını, öleceği günü ve ölüm şeklini sonsuzlukta belirlemiştir. Ölüm ne geri ne de ileri alınamaz, tam belirlenen vakitte gelir. Bu nedenle, uzun yaşama hesapları yaparak yaşamak yerine, Allah'a karşı sorumlu olduğumuzu ve hesap gününde bütün yaptıklarımızın hesabını vereceğimizi bilerek, Kur’an'ı rehber edinerek ve onun gösterdiği yola uygun olarak yaşamalıyız. Sonsuz yaşamımız için bir hazırlık yapmamak, bunun için Allah’ın bize tanıdığı fırsatları kaçırmak ve sonsuz cennetten mahrum kalmak bizler için gerçekten de büyük bir kayıp olacaktır. Dünyada boşa geçen her saniye çok büyük bir kayıptır. Zaman “öldürmek” için değil, “kazanmak” için vardır. Öldürdüğümüz bu zaman, bizler için azap dolu bir sonuca doğru akıyor olabilir. Böyle bir durumdan Yüce Allah bizleri esirgesin… Gerçek yaşam ahirettedir, Bediüzzaman’ın sözleriyle bu dünya yalnızca bir bekleme salonu gibidir. İmtihan mekânı olan dünyayı gerçek zannederek bu kısacık süreyi nefsimizin bencil tutkularının ardında geçirmemiz çok akılsızca olacaktır. Yaşamımızda karşımıza çıkabilecek olaylar için önlemler alarak önceden hazırlık yaptığımız gibi, ölüm ve sonrası için benzeri –hatta daha da fazla- bir hazırlık yapmamız en akıllıca davranış olacaktır. Çünkü ölümden kaçış yoktur ve ölecek olan bizleriz. Ölümden sonra Allah’ın karşısında yalnız başımıza sorgulanacak, yaşayacağımız olaylarla da tek başımıza muhatap olacağız. Bu konu doğrudan doğruya ‘bizi’ ilgilendiren bir konudur. Sonsuz kurtuluşu isteyen insanlara ise, Allah yollarını gösterir:

Kendileri Allah'ı unutmuş, böylece O da onlara kendi nefislerini unutturmuş olanlar gibi olmayın. İşte onlar, fasık olanların ta kendileridir." (Haşr Suresi, 18–19)
Yaratıldık ve bizim için mutlak bir sonsuzluk var; dünya arada geçici bir yerdir. Ve bu kadar çok kanıt ve kesin bir gerçek olan ölüm varken, tüm bunları unutup, gaflet içinde yaşamak büyük hatadır… Bu en büyük hatadır ve insanın sonsuz yaşamına mal olabilir.
 
Toplam blog
: 727
: 972
Kayıt tarihi
: 09.02.10
 
 

Ekonomi okudum. 5 yıldır haber siteleri, portal ve dergilerde yayınlanan yazılarımı ve inandıklar..