- Kategori
- Dostluk
İncecik bir veda havası

Bu sene dört yılım bitti. Kayıt olduğum günü Sinem Hocama kaygıyla bakan anımı hatırlıyorum. Ne güzel günlerim geçti okulumda, o günden bu güne yalnız eğitim görmedim okulumda. Hayatın küçük bir modelini yaşadım. Yazılılarla beraber birçok sınava girdim bu dört yılda. Bana o kadar çok şey kattı ki okulum 14 yaşında başladığım okuldan 18’imde bambaşka biri olarak mezun oluyorum. Hiç unutamayacağım anıları peşim sıra sürüklüyorum…
9.SINIF: Matematik öğretmenimiz ÜLKÜ Hoca sınıfa girer girmez “Ayberrkkkkkk” diye bağırırdı. Yaşayanlar bilir ki bu olay çok ürkütücü olurdu :). Sınıfta yaşadığımız ufak bir atışma sonucu Ayberk Esra’ya “bayıltırım seni” demişti ve Esra Ayberk arkasını dönünce Esra bayılmıştı.:) Biyoloji öğretmenimiz ÖZLEM hocanın giyim tarzı dillere dolanırdı. Özlem hocamız her ders dünyanın ahlaki çöküşünden derse başlar bu konuyu hücreye bağlayarak dersi bitirirdi. Fizik öğretmenimiz ADEM hoca mc.^t gibi bir formülü “emm ciii diltaaa liii” diye okurdu. İngilizce öğretmenimiz LEVENT hocanın hastalığı hepimizi dönem dönem çok üzse de unutulmaz çok an yaşamıştık. Örneğin Niyazi arkadaşımızın beline oturarak Niyazi’nin belinin incinmesi unutulamazdı.:) Hele ki uyku açma egzersizleri ve de quizlerde sıraların üstüne çıkması hafızalarımızda yer etti.Müteşebbislik (girişimcilik) öğretmenimiz ALİ OSMAN hocamız her ders Pınar’a fabrika kurar çocuğunu kreşe gönderirdi. Ve de beklide en unutulmaz anım; şubat tatilinde tam 17 gün sular akmamış, donmuştu olmasıyla Pınarla yaratıcı bir fikir geliştirmemizdi! Balkondaki karları tencerelerle alıp, ocakta eritip su niyetine kullanmıştık:)
10.SINIF: Büyük Ece(bendeniz), Pınar, Küçük Ece(dere) ve Cansu ayrıldı… farklı sınıflar farklı arkadaşlıklar, ufak atışmalar getirdi bize. Yolum Selahattin, Hande, Burcu, İpek, Emre, Anıl’la kesişti.Ekip değişti. Bir yaş daha büyüdük. Okuldan kaçmalar arttı. Hep beraber dil bayramına katıldık. Onlar Karamanoğlu Mehmet Bey’i ararken ben maniler söyledim.
“Ay sevenler sevenler
Aşka gönül verenler
Senin orada duruşun
Beni burada kül eğler”
Dersler tam gaz devam ediyorken ufak engeller çıktı karşımıza. Almanca derslerinde “Türklerin patates kızartmasına ne dediği”ni aramaya başladık. Tabi bu arayış 21 kişilik sınıftan 15imizin Almancadan 1 almasıyla son buldu.
11.SINIF: hızla birleşen yollar hızla ayrıldı. Ortaya çıkan DİKENLER adeta daladı yolda yürüyenleri ve belki GEREKSİZ OLAN BU ARKADAŞLIK kimileriyle sağlam temeller atılarak son buldu. Geri dönüş başladı ve dopdolu bir yıl geçti. 10 Kasım 2007 oratoryosu köklü arkadaşlıkları hoş anılarla perçinledi. Provalarda 1metre karelik oda 20 kişiyle paylaşıldı.
“Sarı saçlım, Mavi gözlüm Nerde Nerde” nidaları bir çift gözü birleştirdi. Ayrılıklarla dolu buhranlı süreç BENİM CEPHEMDE yaptığım TERCİHLERLE değişti ve bazı tatsız günler çok neşeli günleri getirdi. Kara gün kararıp kalmadı. Tabi birde önemli bir değişiklik oldu.Almanca öğretmenimiz Mesude hocayla artık Almanca derslerinde patates kızartmasıyla ilgili ilginç çıkarımlar yerine Almanca şarkılar dinlemeye başladık.
VE 12. SINIF: Önceden yarım bırakılmış sıcak arkadaşlıklar geri kazanıldı. Arkadaşlıklar biraz daha olgunlaştı.Sınav stresi artıkça sohbetimiz yalnız ÖSS oldu. Sinema ve tv okumak üzere başladığım günü ev hanımı olarak tamamladım. Öğretmenlik düşünürken psikolojiye kaydım hoş halada bilmiyorum ya ne olacağımı :)
12. sınıfın unutulmazı 18.yaş günüm oldu. Oldu. Esas lise arkadaşlarımdan ve çok sevdiklerimden aldığım 35 mektup bana duygu dolu anlar yaşattı.
Dört yılımıda böyle yarım yamalak özetledim işte. Geriye unutulmaz anılar, hocalar ve arkadaşlar kaldı.
Yaşadığım her şey için çok mutluyum. Yıllar sonra yine arkadaşlarımla beraber olmayı diliyorum. {10, 03, 2009}