- Kategori
- Öykü
İNFİLAK
Dava dosyaları, müvekkiller, tanık ifadeleri, TCK derken yoğun bir adliye koşuşturmasının ardından eve geldi. Yorgunluğunu atmak için duş aldıktan sonra gündelik kıyafetlerini giydi. Yemek yapacak kadar enerjisi olmadığından dışarıda bir şeyler atıştırmıştı. Kendine bir kahve yaptıktan sonra mutfak masasının yanına oturup düşüncelere daldı.
İki çocuk annesi kadının kocası tarafından darp edilmesiyle ilgili dava kafasını kurcalıyordu. Reşit olmadan evlendirilen kadının vücudundaki morlukları, kolundaki sigara söndürme izlerini düşündükçe hüzünle karışık bir öfke duyuyordu.
Kahvesini içtikten sonra salondaki kanepeye yüzünü televizyona dönerek uzandı. Elindeki kumandayla özgün adıyla zapping, TDK’nın kabul ettiği şekliyle geçgeç yaparken bir tartışma programına rastladı. Televizyon ekranının pasta gibi dilimlendiği programda hukuk dersleri veren öğretim elemanları, yorumcular ve gazeteciler ‘’Kuvvetler Ayrılığı’’, ‘’Tutukluluk Süreleri’’, ‘’Masumiyet Karinesi’’ gibi kavramları tartışıyordu. Tartışmada kimi zaman tansiyon yükseliyor, birbirlerinin sözünü kesen tahsilli insanların tepkileri öne çıkıyordu.
Televizyon izlerken salonun camlarını titreten bir ses duydu. Neredeyse camları kıracak kadar kuvvetli olan sarsıntının etkisiyle kumandayı elinden düşürdü ve ani bir hareketle kanepede doğruldu. İki eliyle kulaklarını kapatıp kanepede otururken infilak sesinin çağrışımıyla geçmişteki kötü bir anısını anımsayarak titremeye başladı. Tedirgin ve titreyen halde bir süre oturduktan sonra iki eliyle yüzünü tuttu ve banyoya gidip yüzünü yıkadı. Banyo aynası karşısında bir süre kendini izledikten sonra yüzünü havluyla sildi. Pencere camına doğru yöneldi ve dışarıyı izlemeye koyuldu. Koşuşturan insanları, polis aracını, sedyeyle sireni çalan ambulansa taşınan yaralıları görünce çağrışıma neden olayın detaylarını düşünmeye başladı.
Anne ve babasıyla çay bahçesinde otururken şehir meydanında kulağı sağır edecek biçimde ses çıkaran parça tesirli bombanın patlamasıyla beraber panikleyerek koşuşanlar, canını kurtarmak için mücadele edenler, yaralananlar, hayatını kaybedenler ve aniden oluşan toz bulutunun yükselerek etrafı kaplaması.
Memleketten kızlarını ziyaret için gelen ebeveynler olayın etkisinden uzun süre kurtulamamıştı. Hatta anne bombanın sesiyle ortalığı kaplayan uğultunun üç gün boyunca kulağından gitmediğini söyledi. Baba ise gençliğinde tanık olduğu karşıt görüşlü öğrenciler arasındaki hadiselerin belleğinde oluşturduğu travmaları hatırladı. Taksiye binerek olay yerinden uzaklaşan aile büyük bir felaketi atlatsa da patlamalar pek durulacak gibi görünmüyordu. Çocukları için endişelenen anne ve baba kaygılı bir halde memlekete dönse de aklı yine kızlarında kalmıştı.
Mesleğini icra ederken münferit şiddet olaylarına tanık olmakla kalmayıp son bir yılda üç bombalı saldırıya şahit olan hukuk emekçisi kelle koltukta bir hayat sürmekten şikayetçi olsa da mücadele etmekten vazgeçmeyi düşünmüyordu. Egosunu karısına şiddet uygulayarak tatmin eden insan artıklarının şiddetine ne kadar tepkiliyse, sorgulama yeteneğini insanların beynini safsatalarla doldurarak canlı bomba yapan zihniyetin eylemlerine de bir o kadar tepkiliydi. Tepkisini yasal yollarla mücadele ederek dile getireceğine dair kendine telkinde bulunmayı alışkanlık haline getirmişti. Arsızın güçlü, haklının suçlu olduğu dünyada kendi payına düşen görevi yerine getirmek için elinden geleni yapan bir hukuk savaşçısı olmak için her şeyi göze almaya hazırdı.