- Kategori
- Psikoloji
İnsan ve güven
Gün geçtikçe degişen kültürel yapılar, istekler, arzular ve şekillenmemiş gelecek hayalleri insanları birey ödevlerini yerin getirmekten daha çok doğaçlama tercih unsurlarına sürüklüyor. Empatiden uzak duruşumuz, kendi hayatımızın merkezine aşkı, sevgiyi, muhabbeti ve manevi güzellikleri koymak yerine 'bencilliklerimizi' koymamız sürekli zarara gitmemize v bu zararın sebebi olarak yine bencilligin kapısından çıkarak başkalarını suçlamamıza ve iç dünyadan soyutlanmamıza neden oluyor.
Düşünüyorum da acaba hala 'evet ben hatalıydım..'diyen insan türlerinden hala aramızda hayatını devam ettiren kaldı mı? Ya da 'keşke o benden daha iyi yapsaydı..' gibi güzel bi düşünceyi arkadaşı hakkında besleyen saf dostluklar,arkadaşlıklar kaldı mı? Ne yazık ki günümüz insanları çoğu şeyi kendi çıkarları için harcadığı için böyle güzel duyguları beslemek yerine kendi 'bencilliklerini' besleyip büyütmeye başladı ve kendi kendini yoğun bakım odasına üstelik refakatçi kabul etmeden tek başına soktu. Sonuç olarak her şeyin çıkar manifaturasına döndügü şu menfu hayat tablosunda gün geçtikçe güven duygusu kayboldu. Aşkın, sevgini, dostluğun, saygının temelini oluşturan en ana metaryel kendi ellerimizde uçtu gitti. Şimdi soruyorum size dostlar:' değdi mi?'