Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1985
 

İnsana verilen değer.

İnsana verilen değer.
 

Nedense "insana değer verme konusunda "  çok zayıfız.

İnsana verilen değer, laf olsun diye yazmıyorum, " deteylarda saklı ' dır. Daha doğrusu böyle olduğunu yaş aldıkça anladım.

Bu satırları yazmamın nedeni bir tanıdığımızın ABD' de yaptığı doğumla ilgili : " doğum sonrası,  ABD' deki  hastanenin  tüm personelinin  gösterdiği yakınlık ve yetkililerin tanıdığı imkanlar " hakkında.

ABD' yetkilileri, yasalar gereği ülkelerinde doğan bebeğe vatandaşlık hakkını tanıdıktan sonra, ilk olarak, ailenin bebekle ilgili yapmak isteyip de yapamadığı harcamaları karşılamak istediklerini teklif ediyorlar.

İkinci olarak da, ister Türkiye'de olsun, ister ABD'de olsun bebeğin eğitim masraflarını  yüklenmek istediklerini teklif ediyorlar.

Eğer diyorlar Türkiye'ye döndüğünde bebeğin hangi yaşta olursa olsun isteyip de alamadığı bir eşya olursa bize bildirin, biz alırız .

Eğer Amerika'da kalmayı kabul ederseniz diğer çocuklarınızın da eğitim masrafları bizim tarafımızdan karşılanacaktır  diyorlar.

Hastaneden taburcu olurken, ahbabımız, arabası olmadığı için taksi tutmak istiyor, müsaade etmiyorlar ve hastanenin aracını tahsis ediyorlar. Biz sizi asla taksiyle göndermeyiz diyorlar. (Özellikle bu konu çok önemli. Biliyorsunuzdur  Mart ayında By Pass ameliyatı oldum. Ameliyattan on gün sonra taburcu olurken hastaneden kimse hangi vasıtayla gideceğimi sormadı. Kalbimin üstünde tuttuğum bir küçük yastıkla kendi arabama bindim. Arabayı eşim kullandı. Kendisi telaşlanıp bir kaza yapsa, henüz kaynamamış olan  kaburgalarım acaba ne hal alırdı? Oysa bir ambülans tahsis etseler, eve daha emniyetli bir şekilde gidebilirdim. İşte bizdeki Bir Numara hastanenin davranışı .)

Evet bir yabancı ülkede bir yabancı insana gösterilen yakınlık, insani davranış böyle.

Biz bu hususları tahayyül bile edemiyoruz.

Demokrasi,insan hakları sadece metinlerde yazılı. Sadece kaba hatlarıyla uygulanıyor.

Ha! Unutmadan ilave edeyim. Ahbabımızın tuhafına giden bir başka konu da, Amerikalı doktorların bebeğinin altını değiştirmesi. Bizde bu işleri hemşireler yapar. Orada böyle bir ayırım yokmuş. İŞTE  BİR BAŞKA EŞİTLİK  de burada kendini gösteriyor.

O kadar çok eksiğimiz var ki!

Acaba nereden başlasak?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sn Çetingöz, ülkemizde hiç değer verilmeyen oysa dinimizin en kutsal canlı olarak beyan ettiği insani, kuran ayetleri de doğrulamaktadır. İnsanların içinde yaşadıkları sistemle bütünleşmesi, sistemin kendilerine verdiği değerle olur. Sistemle özdeşleşme ile olur. Dikkat edilirse sisteme yabancılaşıp çökertmek isteyenlerin temel sorunu, kendisini diğer ayrıcalıklı insanlarla eşit değerde hissedemedikleri içindir.Yanı mensubiyet sorunudur. Her çeşit ulustan ve dinden gelen insanlardan oluşan ABD toplumundaki yüksek düzeyde milli duyguların oluşmasında en temel etken, sizin de çok iyi fade ettiğiniz gibi kendilerine insan olarak ve ABD vatandaşı olarak verilen değerden kaynaklanmaktadır. Ülkemizde yaşayan her çeşit etnik ve farklı din kökenine mensup insanlara sistem içinde ABD de olduğu gibi değer vermiş olsak, en önemli sorunumuz olan etnik ayrılıkçılığı da temelden çözeriz diye düşünüyor, selam ve sevgilerimi yolluyorum.

Hızır Kabil 
 11.08.2012 21:53
Cevap :
Sayın Kabil, yorumunuzla yazıma yaptığınız katkıya teşekkürler.İşte, büyük sorun mensup olma duygusunu oluşturacak ortamı yaratmak. Selam ve saygılarımla.  13.08.2012 16:26
 

Evet durum bu Yılmaz Bey malesef.Hastaneler son günlerde el elde baş başta bu gün alınan kararlar yarın değişiyor yazılan reçeteler havada kalıyor bugün verilen bir ilaç ertesi gün yasaklanıyor hasta ilacını alamadığı gibi hastaneye dönüp derdini anlatmaya çalıştığında doktor yakınıyor eczacı yakınıyor vatandaş çaresiz.İnsana değer vermeyi öğrenmemiz için önce insan olabilmeyi başarmalıyız.SELAMLAR.

Şennur Köseli 
 11.08.2012 13:02
Cevap :
Neden insanca davranmanın farkında değiliz, bilemiyorum Sennur hanım.Oysa dinimizin temel kuralı insana değer vermek. Tanrımız ben bütün kullarımı severim diyor. Biz ise birbirimizin gözünü oyuyoruz. Kardeşlik, komşuluk ,düşküne yardım dinimizin vazgeçilmez kuralları. Biz ise bunlara uymuyoruz. Bir yandan bunları düşünürken bir başka soru aklıma geliyor. Neden Sennur hanım insanları seviyor, kimsenin hakkını yemiyor, kimseye kötülük etmiyor ? Sayın Sennur hanım bu toplumun bir ferdi değil mi? Neden farklı, aynen benim gibi. Ben de bu toplumda yetiştim kimsenin sırasını kapmadım.Hakkını yemedim.Neden? Cevabını bulamadım. Sevgi ve selamlarımla.  12.08.2012 1:44
 

Yılmaz Bey, doktoru bir yana ayıralım, hasta bakıcılara dahi zor yaptırıyorsunuz alt değiştirme işlemini. Ege Ünüversitesi Hastanesinde babamın başına gelenleri bir bloğumda işlemiştim. Atanur Bey hastaneden tabir yerinde ise kaçmış, bir doktor olmasına rağmen. Biz de bir şeyler değil, çok şeyler ters gidiyor.Kuru bir hatır sormalarına da razıyız ama bir çok yerde o dahi esirgeniyor hastadan, kaldı ki masraflar karşılansın, nerdee. Çatışmada yaralanan erimizi bile otobüsle baba evine gönderen düşünce yapısından, başka bir güzellik beklenebilir mi? Görevini layıkıyla yapanları da ayrı tutuyorum bu arada. Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 10.08.2012 21:46
Cevap :
Doğru söylüyorsunuz.Ama, gönül her şeyin en iyisini istiyor. İsyanımız bu yüzden. Teşekkürler.Saygılarımla.  11.08.2012 13:15
 

İnsan hakları, sosyal bilinç; sosyal düzeyi yüksek toplumlar için geçerlidir. Bizim gibi henüz kendini tanımlamakta zorlanan toplumlar için böyle bir beklenti ne yazık ki; lüks kalıyor. Dahasını yazmadım(: Selamlar...

Kadri KANPAK 
 10.08.2012 18:35
Cevap :
Doğru söze ne denir. Şahin marka arabamız yok, Mersedes istiyoruz. Ne yapalım? Umut fakirin ekmeği, ye Memet ye!.Selamlarımla.  11.08.2012 13:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 471
Toplam yorum
: 2201
Toplam mesaj
: 121
Ort. okunma sayısı
: 953
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster