- Kategori
- Felsefe
İnsanlara Nasıl Davranmalıyız?
Biliyorsunuz aslında; ama hayır bilmiyorsunuz…
Ne istiyorsanız, isteğiniz neyi gerektiriyorsa o şekilde davranacaksınız.
Ben bir kişinin diğer insanlara karşı davranışında kendi düşüncesine göre hareket ettiğini görmedim.
Beni rahatsız ediyorsun, paramı ver, işini doğru yapmadın, senden çok memnunum, sohbetinden sıkılıyorum vs. vs.
Her şeyi kendin için isteyeceksin…
Söylediğin sözler ve yaptığın davranışlar kendinle ilgili olacak.
“İnsanları rahatsız ediyorsun”
Sana ne! Kim rahatsız oluyorsa onun sorunu. Herkes kendinin avukatı.
Böyle yaptığın zaman O sesi çıkmayanların da mecburen sesi çıkacak.
Kimseyi savunma, koruma, yardım etme… Kahramanlık kadar yanlış bir şey yok. Sonra ne oluyor; bir kahraman, bin korkak!
Şu selam sabah, protokol, hal hatır… Enerjimizin üçte birini boşu boşuna harcıyoruz. İyiysek iyiyiz zaten, kötüysek de gereği yapılır.
İnsanlar insanlarla sadece işleri düştüğü zaman yan yana gelmeli. Onun dışında ne yapayım ben seni. Hayatta sadece insanlar yok ki.
Davranışlarınızın tamamı klişe, kaşe yaptırdım tak tak basıyorum!
Ama hayat klişe değil, kaşe basmıyor!
Söz ve davranışlarınızın yüzde birine itiraz ediliyorsa yüzde birlik bir farkınız var demektir.
Yani ne demek; hani bir kısmınız bu dünyadan gitse hayat değişmez, sadece sayı azalır.
Oysa insan sayı değildir!
Yazının başlığına göre yazmayarak sizleri hayal kırıklığına uğrattığım için özür dilerim!