- Kategori
- Haber
İşaretlerin dili
Gülmece yazarı Aziz Nesin, “Beklenen Kişi” adlı öyküsüne başlamadan önce, okuyucuyu uyarır:
“Ad ada benzer, yer yere benzer, er ere benzer, kişi kişiye, dişi dişiye benzer; masal söyleriz, kimse alınmaya! Dilimiz sürçer, adınız geçer, kimse darılmaya!”
Ben de öyle diyorum.
Bir varmış, bir daha varmış...
Ufuksuz yeryüzünün açları toklardan çok, düşünenleri konuşanlardan az ülkesinde, başı eğik, omzu çökük, beli bükük insan, bir gün VİRGÜL’ü kaybetmiş; o zaman zor cümlelerden korkar olmuş ve basit ifadeler kullanmaya başlamış:
-Şeyini şey ettiğimin şeyi!
-Artistlik yapma lan!
-Ananı al git!
**
Cümleleri basitleşince, düşünceleri ve hayatı da basitleşmiş:
-Benim memurum işini bilir!
- Ben zengini severim!
- Askerlik yan gelip yatma yeri değildir!
- Odunu koysam seçtiririm!
- Demokrasiye şal örtmeli!
**
Zaman gelmiş ÜNLEM işaretini kaybetmiş; ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başlamış.
- Kanlı mı olacak, kansız mı olacak?
-Asmayıp besleyelim mi?
**
Bir zaman sonra, SORU İŞARETİ’ni kaybetmiş; artık soru sormaz olmuş. Olaylar onu ilgilendirmiyormuş. Ne kâinat, ne bu dünya, ne öbür dünya, ne konu komşu, ne de kendi apartmanı umurundaymış:
-Yollar yürümekle aşınmaz!
-Bir koyup üç alacağız!
**
Birkaç sene sonra, İKİ NOKTA işaretini kaybetmiş; bundan sonra da davranışlarının sebeplerini başkalarına açıklamaktan vazgeçmiş:
-Babalar gibi satarım!
-Verdimse ben verdim!
-Anayasayı bir defa delsek ne çıkar?
**
Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız TIRNAK İŞARETİ kalmış. Kendine ait olan bir düşüncesi varmış. Onu da unutmuş. Artık başkalarının fikirlerini, düşüncelerini ve yolunu tekrarlamaya başlamış:
-Camiler kışlamız, kubbeler miğferimiz, minareler süngümüz ve müminler askerlerimizdir!
**
En sonunda sıra NOKTA’ya gelmiş:
-Dün dündür, bugün bugündür!
Son Söz
Sahi kuzum, az kaldı unutuyordum. Ufuksuz yeryüzünün açları toklardan çok, düşünenleri konuşanlardan az ülkesinde, bir politikacı parlamentodaki konuşmasını, kayda düşen şu sözlerle bitirmiş:
- (...) Oraya üç tane nokta koyuyorum.
Demek ki ara sıra nokta koymak şart!
Ben de kırk satırlık yazımın sonuna üç tane nokta koyuyorum.