Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '13

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
235
 

İşimiz ve kaçırdıklarımız

İşimiz ve kaçırdıklarımız
 

İşimiz.. Uğrunda vazgeçtiklerimiz.. İnsan gibi yaşamak için başladığımız, ama bazen insanlığımızı bedel olarak bıraktığımız arena.

Geçen gün bir eğitimin tanışma bölümünde kendisini tanıştıran bir arkadaşımız “3 kızım var ikisini kaçırdım” diye söze başladı. Önce anlamadım, sonra itirafını fark edince samimiyeti önünde şapka çıkardım.

İş hayatı hepimiz için çok önemli. Sadece maddi güvence değil, aynı zamanda hayattaki başarılarımızı tattığımız, şu meşhur ihtiyaçlar piramidinde tırmandığımız, tırmandıkça tutsağı olduğumuz bir oyun alanı. İnsan gibi yaşamak için başladığımız, ama bazen insanlığımızı bedel olarak bıraktığımız arena.

Öyle bir arena ki bizi biz yapan, gelişme ateşimize nefes olan hatta yaşadığımız hayatın kalitesine damga vuran bir yer. Sevdiklerimizden daha fazla zaman harcadığımız yer. Dikkat etmezsek hırslar, hedefler, kurumun kültürü veya hastalıklı bir yönetici sayesinde hayatı kaçırabileceğimiz bir savaş alanı. En kötüsü de içindeyken insanı içine çeken, hatta çıkmak için çabaladığımızda daha da içine daldığımız bir derya.. Öylesine bir derya ki yüzmek için can atıyoruz, kıyıdan uzaklaştıkça hayatı kaçırıyoruz. Yok mu bunun ortası? Hem başarılı bir kariyer , hem de hayatı kaçırmadan denge de yaşamak mümkün değil mi?

Valla bunu yapanlar var. Gördüm, biliyorum. Ama genel çalışan kitlesine baktığımızda durum şudur ki kaçan genellikle hayat oluyor ve emekli olunca insanlar garip bir boşlukta ne yapacağını bilmez bir halde ortada kalıyorlar. Benim gözlemim budur. Üstelik iş ve yaşam dengesi adına eğitimler, sistemler, esnek çalışma koşulları, farkındalıklar falan güzel çabalar olarak kalıyor kurumlarda. Çok azında bunlara değer veriliyor ve gerçekten uygulanıyor, diğerleri hak getire..

Benim tek umudum yeni nesil çalışanlar. Gerçekten... Hani şu çalışmıyor, akşam saat 5:30 olunca toparlanıp arkadaşları ile takılmaya gidiyor diye kızdığınız, bunlar sıkıya gelemiyor diye hayıflandığınız ve alfabenin son harflerinden isim taktığınız yeni nesilden bahsediyorum. Evet, evet onlar.. Onlar 20 sene sonra bizim gibi hayatı kaçırdım diye kendini tanıtmayacak olanlar. Çünkü onlar bizim kaçırdığımız çocuklarımız. Onlar bize nasıl hayat kaçırmadan yaşanılır konusunda sıkı bir hayat dersi vermeye hazırlanıyorlar, sıkı durun. Sakın, sakın ola ki onları ezmeye, saat 9 lara kadar ofiste kalmaya daha açık olmak gerekirse hayatı kaçırmaya zorlamayın.  Onları izleyin, nelere değer veriyorlar bakın ve yapabiliyorsanız sizde yapın. Devir onlardan öğrenme devri. Ve emin olun çalışanları dengeli bir hayat yaşıyor diye şirketler batmayacak. Dünya bu yüzden ekonomik kriz yaşamayacak. Biz çok çalışanlar aslında dünya ekonomisine daha fazla zarar verdik. Belki gereği kadar çalışıp daha insanca, daha etik bir dünya yaratabilseydik bu problemler bile olmayabilirdi. Belki onlar daha insanca ve değerlerine bağlı çalışarak bizim nesil gibi hırslarına kurban olmayacaklar.

Onlar bizim umudumuz. Onlar hayata bizden farklı bakıyorlar, onlar hayatı ıskalamadan yaşamayı seçiyorlar, onlar kaçırmayacaklar çünkü onlar bizim kaçırdığımız hayatlar.. 

www.cileryildiz.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 398
Kayıt tarihi
: 13.11.12
 
 

Çiler Yıldız Yönetim Danışmanı, Konuşmacı, Yazar “Yaptığım iş, kişileri ve şirketleri old..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster