Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
93
 

İşin Sırrı Lüks Deri Koltuklarda imiş

İşin Sırrı Lüks Deri Koltuklarda imiş
 

Şiirin tam da orta yerinde deri koltuklar… Zaten ortalık şiirsel kova koltuk. Şiir durdu durdu o kadar balığın arasında beni buldu. (kendikendim.wordpres.com) Resim kendi arşıvimden.


Çeşme Ilıca'dayım, (bayılıyorum bu dayım sözcüğüne)  neyse ne diyordum Ilıca’da her zaman değil, bazı bazı geceleri kıyıya takılır tanıdık kıyı dostlarıyla karşılaşırsam hoş beş oradan buradan sohbet ederiz.

Dün akşam da bu düşünceyle kıyıya giderken birkaç olta ve her zaman kullandığım balık kovasını da alıp onarım halindeki Rasim Palas oteli önündeki (Kumrucu Erol’un) yeri yanına geldim.

Kıyıda bir oğlan bir kız iki genç oturuyor, önceleri pek anlayamadığım ama biraz daha yaklaşıp dikkatlice bakınca iki harika lüks deri koltuğa (nasıl getirdilerse) oturuyorlar.

Oğlanın elinde balık oltası, bir yandan gülüşüp eğleniyor bir yandan delikanlı oltayı kullanıyor.

Bir ara delikanlı bana bakıp, “Amca; sizi tanıdım, geçende balık yemi Sülünez nerden alırım diye size sormuştum.” dedi, ama ben o kadar çok kişiyle kıyı dostluğu yapmaktan hepsini bir anda tanımam olası değil. (Bir de üstelik bende serde gençlik de varya!?

Delikanlı tekrardan, “İsterseniz siz de şuraya ilişin, baya balık var bu gece.” deyince biraz ötelerinde ben de oltalarımı kovadan çıkarıp kovayı ters çevirdim oturak gibi üstüne oturdum.

Bu arada delikanlı oltasını atıyor bir süre sonra oltayı çekiyor, bir Kefal; sevinip gülüşüyoruz, ben oltamı atıyorum bekle ha babam bekle balık gelecek tık yok. Oğlan oltayı bir daha atıyor bu sefer baba bir Sarpa, ben gene oltamı sallıyorum “Ya nasip.” Yok, yok bugün balıkların bana garezi var sanki ama renk vermiyorum.

Bir süre sonra delikanlı bir tane daha iri bir Sarıkulak Kefal çekince, “Tamam dedim bu işin sırrı sizin şahane koltuklarda benim plastik kovaya ilgi göstermediler, şakayı severim bilirsiniz, bir anda delikanlı, kız arkadaşı, etraftan duyanlar hep beraber kahkahayı koyuverdik.

 

Not: bu koltuk olayını fotoğraflayıp bu yazıya resim olarak koymayı düşündüğümde tabletim yanımda değildi bir koşu eve gidip aldım geldiğimde ne yazık ki gençler gitmişti bana kala kala kovada oturan resmim kaldı.   

 

 

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gözleriniz çiziyor zevkle Çeşme İlıca'nın farkedilmeyen güzelliklerini,neşesini,eğlencesini.Ne güzel meşguliyetler öyle sanatlıca...Selam ve saygılarımla sağlık içinde kalınız.

Abbas Oğuz 
 02.09.2017 18:38
Cevap :
Ne demezsiniz kardeşim, bir önceki şiirimde de Çeşme ve Ilıca'yı doya doya yaşadığımı anlatmıştım bu sevdadan vazgeçemiyorum. Çeşme Ilıca'dan imbat esintili termal sevgiler.  03.09.2017 19:28
 

Kovada oturan resminiz daha doğal, biz her şeyi anladık.

Kerim Korkut 
 30.08.2017 15:39
Cevap :
gerçekte doğal yaşadığımdan olsa gerek. İmbat esintili termal sevgiler.  30.08.2017 20:06
 

Sayın Özşahin! Şu Çeşme Ilıca'da olmak sizlerle sohbet etmek isterdim. Selam sevgi ve saygılar sağlıklı mutlu günler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 28.08.2017 6:03
Cevap :
Başım üzerine Nahide Hanım, bir gün yolunuz düşer gelirseniz memnuniyeyle sizleri ağırlarız. Sağlık, esenlik dileklerimle şimdiden 30 Ağustos bayramımızı kutlarım.  28.08.2017 21:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1158
Toplam yorum
: 4429
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 223
Kayıt tarihi
: 11.02.09
 
 

Teknik ressamlıkla geçen çalışma hayatımdan sonra emekliliğini yaşayan bir kız ve bir erkek çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster