- Kategori
- Kültür - Sanat
İsmail Özmel ve Eserleri üzerine bazı düşünceler

Niğedeli şair-yazar İsmail Özmel 50. yılında konuşmasını yaparken.
İsmail Özmel sanat ve kültür dergilerinde yazdığı, şiir, deneme ve tarihi makaleleriyle tanıdığım bir hukukçu ve şair ve yazar dolu dolu bir kültür adamıdır. Onunla dostluğumuz 40 yılı geçer. Çoğu zaman şiir ve yazılarımızla aynı dergilerin sanat, kültür sayfalarında yan yana at koştururuz. Menfaata dayanmayan bir dostluğumuz vardır. Bir ara Yeni Söke gazetesinin sanat, kültür sayfasını yönettiğim günlerde ( 1999 ) aynı sayfamda ara sıra şiirlerini de alır yayımlıyordu. 1999 yazında bana “ Her Mevsim Bahar “ adını taşıyan bir şiir kitabını göndermişlerdi. 14. 8.1999 tarihli Yeni Söke’de İsmail Özmel için şunları yazmışım, o günlerin anısına bir cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum: İsmail Özmel’i yaklaşık otuz yıldır ( şimdi 45 yıl oldu ) sanat ve kültür dergilerinde yazdığı şiir, deneme yazılarıyla tanıyorum. İsmail Özmel aynı zamanda bir hukukçu ve avukattır. Halen Niğde‘de mesleğini sürdürüyor. .. İsmail Özmel’in Her Mevsim Bahar ( şiirler ) 1995. Özellikle Türkçe konusunda güzel ve yerinde yazılmış deneme ve özlü makaleler kaleme almıştır” diye yazmışım.
Nerden nereye? İnsanoğlu kanatsız bir kuştur. 2008 yılında 16. Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarında bir araya geldik ve kucaklaştık. Ondan sonra bir iki etkinlikte yine yan yana geldik. Dostluğumuz hala devam ediyor.
İsmail ÖZMEL, sanatımıza ve kültürümüze ve deşiirimize sevdalı bir insandır. On yıldan bu yana Niğde’de kendi kıt imkânlarıyla Akpınar Sanat ve Edebiyat dergisini çıkarıyor. Şu andaki Akpınar Dergisi sayı 55 ( Ocak – Şubat 2015 ) sayıya ulaşmıştır. Derginin ilk sayısından bu yana devamlı bana gelmiyor. Onları ciltleyim kitaplığımda saklıyorum. Hepsi birer kültür hazinesidir. Bunlar ilerisi için çocuklarıma ve torunlarıma bırakılacak en büyük mirastır bence. Sağ olsunlar ara, sıra şiir ve yazılarıma da yer veriyorlar. Sırası gelmişken sıcak ilgilerinden dolayı teşekkürlerimi sunmak istiyordum. Aslında bu yazım İsmail Özmel için geç kalınmış geç yazılmış bir yazıdır. Aslında Sayın Özmel’in böyle kırık, dökük bir yazıya da gereksinimi (ihtiyacı) da yoktur.
Ben şahsen İsmail Özmel ‘in şiirlerinden ötürü daha yakından tanıyorum. Kimi zaman heceli, kafiyeli, kimi zaman da serbest yazıyor. Hece ölçülü, kafileli ve daha çok serbest yazıyor. Aslında içinden geldiği gibi yazıyor. Dizelerinde kirli ve aşınmış sözcükler, çalı, çırpı bulamazsınız. “ Mevsim Bahar “ başlıklı şiirinde çocuklara ve -çiçeklere göndermeler yaparak şunları yazıyor:
Madem ki mevsim bahar
Bana çiçekleri verin çocuklar
Bana çiçek getirin
Madem ki mevsim bahar.
Madem ki mevsim bahar
Yeşeren otlar, ısınan toprak
Buğu buğu bereket
Cemre cemre can
Damarlarımda coşan kan
Bir zevk bir tazelik
Bahar gençlik, bahar heyecan. ( 1 )
İİsmail Özmel” Mevsim Bahar” derken kuşları, ağaçları, yeşil bahçeleri, ısınan toprağı, baharın müjdesini veren cemreleri unutur mu? İşte baharın bir cemre, bir heyecan, ısınan toprak, bir gençlik ve hatta uçurtmalarıyla evreni süsleyen çocukları düşlüyor bu şiirinde…
Her şairin şiir konusunda ayrı bir görüşü vardır. İsmail Özmel’le yapılan bir söyleşide şiirimiz hakkında görüşlerini şu şekilde dile getiriyor:
“ Şiir çok renkli ve çok boyutlu bir kavramdır. Onu kitaplarımda kısacık bir zamanın uzun süren sarkışıdır. Gerçek şiir bir ifade zirvesi ve duyguların, hayallerin fırtınalı tepesidir. Yine şiir bazen bir çile, bazen bir mutluluk zirvesidir. Dünyanın renklerine el sallamış bir rint, bir ruh adamıdır. Şair ise kelimelerle nefes alan, mısralarla yaşayan, dile kendini adamış bir gönüllüdür. Ücreti tatmin ve takdirdir. ( 2 )
“Şiir kısacık bir zamanın uzun süren sarkışıdır, şeklinde tarif ediyorum. Tarihini, coğrafyasını, eserlerini ve değerlerini bilmeden, insanlarını tanımadan ve sevmeden onun duygular, inançlar ve özlemler dünyasına girmeden kalıcı şiiri yakalamak mümkün değildir. Şiiri anlamak ve anlatmak için, önce onun ne olmadığına bakmalıyız.” İsmail Özmel bunları söyledikten sonra bir başka konuşmasında şunları da eklemeden edemiyor’ Şiir duyguların ve fikirlerin doyum noktasında, sağanak sağanak yağmur gibi, mısraların hücumuna maruz kalan, bu yağmuru kalem ve kâğıda mısra oluklarına akıtan, hezeyanı önleyen insandır. Büyük ve yüksek duyguların, derin fikirlerin meydana getirdiği titreşim, dilin en yüksek seviyede kullanılması bizi şiirle yüz yüze getirir” diyor…( 3 )
Geçen Ocak- Şubat ayında Akpınar’la birlikte bana ulaşan yeni bir kitabı daha bana ulaştı. “ Yansımalar – Bir Yol Hikâyesi / Eflatun Sordu” kitabı kitaplığımıza merhaba dedi. Özellikle İsmail Özmel Beye burada beni unutmadığı için öncelikle teşekkürlerimi sunuyorum. Kitabın baskısı, kapak kompozisyonu ve dizgisi ustaca hazırlanmıştır. 106 sayfa olup İstanbul’da Roza Yayınları arasında çıkmıştır. Bu kitapta İsmail Özmel denemelerini, makalelerini tertemiz akçı ve duru bir Türkçe ile kendine özgü düşünce ve felsefesini oluşturan değişik makaleleriyle tertemiz bir eser ortaya koymuşlardır. Kitabından dikkatlerimi çeken bazı konu başlıklarını vermek istiyorum: SUNUŞ yazısını Nazım H. Polat tarafından alınmıştır.
Nazım H. Polat İsmail Özmel için Sunuş yazısında: İsmail Özmel’in özelliklerini üç noktada topluyor: a- Çalışkanlığı, b – Geniş kültürü, c- Hoşgörülü ve mütevazi tavrı” şeklinde özetlemeye çaba gösteriyor. Kitapta yer alan bazı yazı başlıklarını alıyorum: Felsefenin kaderi(9),Felsefenin Mağduriyeti (10), Aklın sınırları ( 14),Eflatun sondu: Yaşlanmak Her şeyin sonu mu?( 13), Emekliler Derneği( 24), Zaman Onu İyi Kullananları Asla Mahcup Etmez (32), Yaşlılık Bir Felaket Değildir (34), Uyumsuz Aileler ve Onların Çocukları (36), Ne Zaman Evlenmeli,( 37) Çok Kültürcülük, Az Gelişmiş Beyinler (39), Eş Seçmek Kolay mı? (42), Önce Öğretmenlerden Başlamak Gerek (43), Komşuların Ne kadarı Gerçek( 44), Aklın Bilgili Bir Şekilde Kullanılması( 46), Kuyunun Derinliği Ağzından Belli Olur (48), Mesafeyle Sevgi Arasında Bir İlgi Kurabilir mi?(49), Baba Evini Ziyaret(50), Kitap Seçmek ve Kitap Okumak (55), Kitap Nasıl Okunur ( 56),Tarih Ne İçin Öğrenilir? ( 57), Şiirler, Yazılar Neden Yalın Kat? (63),Marifet Daha Seyyar Satıcıların Tezgâhına Düşmedi ( 66) Mutluluğun Anahtarı (83), Her Şeyde Ölçü (85),Düşün, Dürüst Ol, Çalış, Yalnız Değilsin (89), Ütopyü, Akıl, İlim ( 98 ), Mutlu Olmak İçin İyilik Yapınız (91). Düşünmek Sanatı (92),Laiklik Evrensel Bir Huzur Kaynağı ( 95) ve Baba Evini Ziyaret ( 102 ) seçtiğimiz düşündürücü ve okumaya değer sadece başlıklardan bazılarıdır.…
İsmail Özmel’lin bu YASIMALAR’INDAN bazı örnekler vermeği çok isterdim. Lakin yazım sınırlarını aştı. Okuma konusunda bazı düşüncelerine bir iki alıntıyla örnek vermek isterim:
” Titiz bir birikimle bir gayretle yazılmış bir esere bir okumada nüfuz etmek kolay değildir. Tabii ki bu kitaptan kitaba, okuyucudan okuyucuya değişen bir durumdur. Eser, bir araştırmaya malzeme bulmak gayesi ile okunuyorsa, kitabın hüviyetini yazarak( yazarı, kitabın adı, yayınevi, yılı ve yayınlandığı şehir adı) sayfasını belirterek not alması ve çalışmasında, kaynak göstererek faydalanmasını mümkün kılacak bir dikkatle okunmalıdır. Düz okuyucu eğer kitap kendisine ait ise beğendiği cümlelerin altını kurşun kalemle çizebilmeli. Bir zaman sonra kitaba tekrar dönmek gerekirse ilginç bir değerlendirmeyi yapmaya da fırsat bulabilir. İlk okuyuşta dikkatini çekmeyen başka cümlelerin de en az eski çizdikleri kadar değerli olduğunu ve nedense birinci okumada dikkatini çekmediği görür. İşte bu okuma daha verimlidir ve istenen maksat bu sefer daha da belirgin hale gelmiş olur. Böyle sistemli bir okuma imkânı bulanları kutlamak gerekir” diyor. ( s.56). Sayın Özmel YANSIMA adlı eseri okunmalıdır. İnsanın varoluşu felsefesini, insanın yaşama dünyası, insanın ömrü, hayatta sağlıklı kalma olgusu ve mutluluğun sırları konusunda bilgiler öneriyor. Daha dorusu insanın bu evrende mutlu bir yaşamın serüvenini açık ve yalın bir Türkçe ile sergilemeye çalışıyor.
Bu verimli ve öğretici çalışmalarından dolayı gönülden kutluyorum. Sayın İsmail Özmel’in bu sanatsal ve kültürel çalışmalarından dolayı birçok ödülü vardır, ayrıca hayatı ve eserleri konusunda Üniversite öğrencileri tarafından tez konusu olmuştur. Bunlardan hepsinden önemli İsmail Özmel vatanperver, tarihi, milletini ve dünden bu yana kültürümüze sevdalı bir insandır. Daha Türkçesi adam gibi adamdır… Şiir ve yazılarında yıkıcı asla değil, eserleri incelendiğinde iklim coğrafyasının sıcaklığı ve çağlayan bir ırmak gibi etrafa berrak sular verdiğini görülecektir.
Değerli hukukçu şair ve yazar İsmail Özmel, 18 Aralık 1933 Niğde doğumludur. A.Ü. Hukuk Fakültesi muzunudur( 1959).İLESAM ve Türkiye Yazarlar Birliği Üyesidir. Sanat ve kültür çalışmalarını, şiir ve denemeleri Milli Işık, Boğaziçi, Yesevi, Türk Edebiyatı, Filiz, Kayseri Erciyes gibi Kültür ve Sanat Dergileri, Tercüman, Son Havadis, Kayseri Hâkimiyet, Ankara Başkent, Hür Anadolu gibi gazetelerde yazılarıyla göründü. Halen Niğde’de ikamet ediyor. On yıldan bu yana Akpınar Dergisini çıkarıyor ve Türk kültürüne ve edebiyatına hizmet ediyor. Önemli eserlerinden bazıları: ŞİİR: Bir Daha Yaşamak (1969), Zaman Kuşun Kanadında ( 1984),Çağır da Geleyim Güzel İstanbul (1986), Her Mevsim Bahar (1995),Türkçenin Rüzgârında ( 2004), İsmail Özmel’in Bütün Şiirleri ( 2006), BİYOGRAFİ: Adana Halk Şairi Sadık Çavuş ( 1969),Dünden Bugüne Niğdeli Şairler ve Yazarlar ( 1.Cilt 1990, 2.cilt 2001, DENEME- İNCELEME: Özdeyişler( 1970), Türk Musikisi ve Kültürümüz ( 1988),Dil ve Edebiyat Yazıları ( 1997),Kültür ve Tarih Sohbetleri ( 1999), Bindallı Yazılar, 55 Soruda Düşünen İnsan, Sihirli Zaman ( 2006 ) gibi değerli kitapları Türk edebiyatına kazandırmıştır.
SONUÇ:
İsmail Özmel bir hukukçu şair ve yazar olarak zamanını yaralı olarak geçirmiştir. Bir kenara çekilip kimileri gibi zamanını boşa harcamamış, içinde yaşadığı memleketine ve vatanına yarınlara kalıcı eserler hazırlamıştır. Zamanı yararlı ve erdemli olarak geçirmiş ve hala yararlı olmaya çaba sarf etmektedir.
Niğde Belediye Başkanlığına bir ricam olacak: Türk kültürüne bütün maddi ve manevi varlığıyla hizmet eden, Niğde’nin adını, kültürünü, yurt içinden yurt dışına kadar onurla taşıyan dürüst bir insan ve sanatçı olan Sayın İsmail Özmel’in adının bir caddeye, bir sokağa verilmesini öneriyorum. Sayın ÖZMEL bunu yaşarken görmelidir. İki yıl önce sanat ve edebiyat dünyasında 50. Yılı kutlandı. 75. Sanat kutlamasında birlikte olmayı diliyorum. Tebriklerimi ve saygılarımı sunuyorum.
1- İsmail Özmel, Her Mevsim Bahar / Şiirler-1995
2- İsmail Özmel, Kültür ve Tarih sohbetleri, H. Aslanla Yapılan bir konuşma, 2.Baskı, Salkım
Söğüt Yayınları 2011,Sayfa:122,
3- .a.g.e. Sayfa:162.