​ Isparta´da yaşanan Saidi Nursi tartışması mahkemelik oldu / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '12

 
Kategori
Siyaset
 

Isparta´da yaşanan Saidi Nursi tartışması mahkemelik oldu

Isparta´da yaşanan Saidi Nursi tartışması mahkemelik oldu
 

ADD ISPARTA ŞUBE BAŞKANI MAHMUT ÖZYÜREK


 

 

ADD Şube Başkanı Mahmur Özyürek, Isparta İl Genel Meclisi´nin 6 Aralık 2011 tarihli 22. Dönem toplantısında almış olduğu, ´Barla ilçemiz anayol kavşağına, ´Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Yaşadığı Topraklardasınız´ sloganı yazılması kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali için Isparta İdare Mahkemesi´ne başvurdu.

Isparta İl Genel Meclisi´nin geçen yılın son ayında yaptığı toplantıda Barla ilçesinin anayol kavşağına, ilin tanıtılması kapsamında ´Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Yaşadığı Topraklardasınız´ sloganı yazılı levha asılması kararının yürütülmesinin durdurulması ve iptali talebiyle Isparta İdare Mahkemesine dava açan ADD Isparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek, dava dilekçesinde Saidi Nursi´nin kimliği, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı hakkında geniş bilgi verdi.

Saidi Nursi kimdir?

(Büyük oranda dava dilekçesinde dökümü yapılmıştır)

Asıl adı Nüfusundaki yazılımıyla Said Okur´dur. 1878´de doğmuştur. 1908´de İstanbul´da haftada iki gün yayınlanan ´Şark ve Kürdistan Gazetesinde´ Said-i Kürdi´de adıyla yazmaya başlamış. (30 yaşında) 1909´da (31 yaşında) İki Mekteb-i Musibetin Şahadetnamesi´ni yazmıştır. Said; 1918´de Neşr-i Maarif Cemiyetinin (Kürt Teali Cemiyetinin yan kuruluşu) kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Isparta´daki sürgünden memleketine dönen Said-i Kürdi yine İngilizlerin işgal planına uygun olarak Doğu´da ve güneydoğuda İngiliz hükümeti destekli bir Kürdistan kurulması amacıyla ´Kürt Teali Cemiyeti´ kurucuları arasında yerini aldı.

Kurtuluş savaşında İngilizlerle işbirliği yapan, İtilaf Devletlerinden aldığı silah, para ve malzeme ile 30 u aşkın isyanın çıkmasını örgütleyen  ´Kürdistan Teali Cemiyetinin 3. Azasıdır. 

Mehmet Akif, Çanakkale´de üzerimize gelen orduları, ´Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela´ diyerek lanetler; havada uçan kol, bacak ve gövdelerin meydana çıkardığı dehşet verici tabloyu gözyaşları içinde anlatır. Buna karşılık Saidi Nursi bu canavarlıkları yapan Hıristiyanların ´Rahmeti İlahiye´nin hazinesinden ne kadar büyük mükâfatlar alacaklarına´ dair, ´Birinci Dünya Savaşı´nda bizimle savaşmış da olsa, bir Hıristiyan ölmüşse şehit sayılır, ahirette mükâfatı vardır´ şeklinde risaleler yayınlamakla meşguldür.

´Ben bir manevi âlemde, İslam Deccal ini gördüm. Yalnız bir tek gözünde teshirce bir manyetizma gözümle müşahede ettim ve onu bütün bir münkir bildim. İşte bu inkârı mutlaktan çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata hücum eder… Fakat kahraman ve mücahit ordunun ve dindar milletin ruhundaki nuru iman ve Kuran ışığıyla hakikati hali göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılıyor.´ Sözlerini Atatürk için söylediğini 30 sene sonra, ´ölmüş gitmiş dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir Hadisi Şerifin ihbarıyla Kur´ana zararlı bir adam çıkacak demiştim. Sonra Mustafa Kemal´in o adam olduğunu zaman gösterdi´ şeklinde ifade etmiştir.

Hakkında, ´Said Nursi nur risalelerinde, Türkiye Cumhuriyeti´nin tamamen şeriat esaslarına ve İslam´ın siyasi prensiplerine göre teşekkül etmesi gerektiğini, hilafet ve saltanatın geri getirilmesi lazım geldiğini, devrim kanunlarının geçici olduğunu, Kuran dışında bir anayasaya ihtiyaç bulunmadığını, İslamlığın düsturlarına uymayan devrimlerin meşru olmadığını mükerreren ve ısrarla yazıp telkin ve propaganda yapmakla beraber laik bir cumhuriyet rejimi kurduğu için Atatürk´e düşman kesilerek onu Ebusufyan ve Deccale benzetmek (tek gözlü deccal ya iman et, yahut bütün dünyanın maskarası olacaksın) diye ağır tecavüzlerde bulunmak suretiyle Türk Ceza Kanunu´nun 163. maddesini ihlal eden suç işlediği´ şeklinde Yargıtay kararları bulunan Saidi Nursi, önderliğini bugün ABD´de yaşayan ve Türkiye´de ´F Tipi´ diye anılan Fetullah Gülen´in yaptığı Nurculuğun kurucusudur.

 
Toplam blog
: 510
: 505
Kayıt tarihi
: 04.04.08
 
 

"Cv" Dedikleri Özgeçmişim 1953 yılının karanlık günlerinde Haziran ayının 24. günü, ağaçların mey..