Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
 

Türk kadını özgürleştirilmeden Türk toplumu çağdaşlaşamaz

Türk kadını özgürleştirilmeden Türk toplumu çağdaşlaşamaz
 

BURDUR CHP KADIN KOLLARI BAŞKANI Ü. M. AYAN


Sabiha Gökçen, fırsat verildiğinde Türk kadınının neler yapabileceğine örnektir

Burdur CHP Kadın Kolları Başkanı Ümran Minas Ayan bir basın açıklaması yaparak, 3 Nisan 1930 tarihli Belediyeler Kanunu ile Türk kadınına belediye meclisine seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 82. yıldönümünü kutladı. Ayan, 3 Nisan 1930 tarihinin, Türk devriminde kadını özgürleştirme hareketinin yeni ve önemli bir hamlesi olduğunu belirtti.

Burdur CHP Kadın Kolları Başkanı Ümran Minas Ayan parti binasında bugün, 3 Nisan 2012 Salı günü yaptığı basın toplantısında, Türk devrimi´nin önemli kilometre taşlarından ve geleceğe yönelik önemli hamlelerinden biri olan Türk kadınının özgürleşmesi hareketinin ileri bir adımı olan ve kadının belediye meclislerine seçilebilmesini sağlayan 3 Nisan 1930 tarihli Belediyeler Kanununun 82. yıldönümü ile ilgili olarak bir açıklama yaptı.

Ayan, kadın hakkında, ´yaşayan bir toplumun, bir milletin en temel öğelerindendir. Erkeği ve çocuklarıyla o toplumun içinde binlerce yıl geriden gelen bir yaşamı beraber şekillendirmiş ve gelecekte de yaşamın şekillendirilmesini sağlayacak en önemli unsurdur. Türk kadını geçmiş yüzyıllardan yaşadığımız çağa kadar üzerine düşen bütün görevleri başarıyla yerine getirmiştir.´ Şeklinde b,ir değerlendirme yaptıktan sonra, ATATÜRK´ün Türk kadını hakkında yaptığı tanımı şöyle belirtti: ´Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez.´

Ayan şu görüşleri ileri sürdü:

´3 Nisan günü, tarihimizdeki en önemli günlerden biridir. 3 Nisan 1930 günü Meclis´ten geçen Belediyeler Kanunu ile Türk kadınına ´Belediye Meclisi´ne seçmek ve seçilmek´ hakkı tanınmıştır. Cumhuriyet Meclisi´nin aldığı bu karar, Türk Devriminin kadını özgürleştirme hareketinin de en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçmiştir.

´Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen Türk Devriminin toplumsal alandaki en önemli adımları Türk kadının özgürleştirme alanında atılmıştır. Türk kadınını özgürleştirmeden ve toplumsal hayatın içinde hak ettiği noktaya getirmeden Türk toplumunun çağdaşlaşamayacağını her fırsatta dile getiren Atatürk, Türk devriminin örnek insan modeli olarak hep kadınları ön plana çıkarmıştır. Bu dönemde öne çıkan örneklerin hemen hepsinin kadın olması da ayrıca anlamlıdır. Sabiha Gökçen ve Afet İnan bu dönemin simgeleri olarak tarihe geçmiştir. Bu örneklerden özellikle Sabiha Gökçen´in kaydettiği başarı gerçekten de takdire değer. Dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak da tarihe geçen Sabiha Gökçen, Türk kadınına fırsat verildiğinde neler yapabileceğinin de güzel bir örneğidir.

´Bugün Kürt-İslam Faşizminin yaratmak istediği toplumda önce başının kapatılması ve sonra da evlere kapatılarak toplumsal hayattan tamamen dışlanması tasarlanan Türk kadınının karşı karşıya bulunduğu tehlike gözden kaçırılmamalıdır. AKP iktidarı ile yeniden kadının toplumsal yaşamın dışına itilmeye çalışıldığı bugünlerde 30´lu yıllarda Cumhuriyet´in Türk kadınına tanıdığı özgürlüğün önemi bir kez daha anlaşılıyor.´

Ümran Ayan, Türk tarihinin Orta Asya yataklarında ilk toplumsal örgütlenmelere başlandığı sıralarda Türk kadınının devlet başkanı Hakan´la birlikte devleti ve toplumu yönettiğini, ancak sonraki tarihsel ve toplumsal süreçlerde Türk kadınının toplumsal hayatın kenarlarına sürüldüğünü hatırlatarak, ´hatta Osmanlı döneminde iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine eşit tutulduğu bir dönem yaşanmıştır.´ Dedi. Devamla ´Cumhuriyetin ilanından sonra ise bizzat Atatürk´ün çabaları sonucu Türk kadını yeniden toplumsal yaşamda hak ettiği yeri almaya başlamıştır. İşte 3 Nisan 1930 tarihinde Meclis´ten çıkan kanun, bunun ilk adımıdır. 26 Ekim 1933´te ise kadınlara Köy İhtiyar Heyeti için seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. 3 Aralık 1934´te Anayasa´nın 10. ve 11. maddelerinde geçen ´her erkek Türk´ ifadesi kaldırılarak ´kadın, erkek her Türk´ ifadesi konulmuştur. 5 Aralık 1934´te ise TBMM, kadınlara milletvekilliği için seçme ve seçilme hakkını tanımıştır. Böylece Türk kadını, bugün bize demokrasi timsali olarak gösterilen pek çok ülkeden önce belli özgürlüklere sahip olmuştur.´ İfadesini kullandı.

Ayan, Atatürk dönemindeki canlı ve aktif kadın hareketi hakkında da, ´11 Mart 1930 tarihinde Türk Kadınlar Birliği, Sultanahmet´te düzenlediği bir mitingle TBMM´ye teşekkür eder. 1935 seçimlerinden önce ise Türkiye´nin en büyük meydanları seçim nutukları atan kadınlarla doludur. 1935´lerin Türkiye´si bu anlamda 2000´li yıllardan kat kat ileridir.´ Şeklinde değerlendirmede bulundu.

Dünyada haklarına erken kavuşan Türk kadınının bugünkü hali perişanına da değinen Ümran Minas Ayan, bu gerçekle mevcut parlamentoda yüzde 10 kadın varlığının bir çelişki olduğunu, 2009 yerel seçimlerinde seçilen 2948 belediye başkanının ancak 27´sinin kadın olduğunu, 35 bin 169 il ve belediye meclisi üyesinden ancak 1450´sinin kadın olduğunu belirterek sözlerine, ´Cumhuriyet Halk Partisi olarak 16. Olağanüstü kurultayımız da yapılan değişiklik ile Kadınlarımızın daha aktif siyaset yapmasının önü açılarak % 33 Kadın Kotası mecburi hale getirilmiştir. Dilerim bundan sonra hem partimizde hem de ülkemiz de Kadınlarımız daha çok söz sahibi olurlar daha fazla yönetim kademelerin de görev alırlar. İnşallah önümüzdeki ilk seçimlerle birlikte bu orantısızlığın giderileceğine ve kadın seçilmişlerin sayısının artacağına inanıyor ve diliyoruz.´ Diyerek son verdi.

 
Toplam blog
: 510
: 505
Kayıt tarihi
: 04.04.08
 
 

"Cv" Dedikleri Özgeçmişim 1953 yılının karanlık günlerinde Haziran ayının 24. günü, ağaçların mey..