- Kategori
- Gündelik Yaşam
İsraf etmek üzerine..!

Yıllar önce kaybettiğim sevgili anneannem anlatırdı. Ona da annesi anlatırmış. Rusların Doğu Anadolu' yu işgal ettiği dönemde onların tabiriyle "Mühacir" olarak Orta Anadolu' ya doğru göç etmek zorunda kalmışlar. Yokluk ve sefalet dizboyu. Bir aile koca bir kış boyu sadece ama sadece bildiğiniz buğdayı kaynatarak tanelerini yiyerek geçirmişler. İnsanlar kadar hayvanlar da aç olduğu için kurtlar köylere kadar iner; kapı aralıklarından insanlara bakarlarmış. Eskiden çocukluğumda bir cenaze gömüldüğü an mezarının başında bir müddet ateş yakıldığını anlatırlardı. Bunun tek nedeni aç olan yırtıcı hayvanların daha çürümemiş insan etinin kokusunu alıp gelip ölüyü mezardan çıkarmaması içinmiş.
Bu zor yıllar büyük büyük dede ve ninelerimizin anılarında saklıyken 21.yüzyılın içinde olduğumuz bu günlerde de aslında yine dünyanın değişik bölgelerinde yine insanlar açlılkla ve yoksullukla mücadele ediyor. Asırlar değişse de dünya nimetlerinden dengesiz faydalanma konusunda pek fazla değişen birşey yok. Kimileri varlık içerisinde en büyük sıkıntısı "Bugün farklı ne yapsam" düşüncesiyken aynı gezegen ve hatta bazen aynı ülke, aynı şehir içinde birileri de "Bugün çocuklarıma ne yediceğim veya ne yiyeceğim..!" düşüncesiyle yaşıyor.
İnsanın elinde maddi anlamda güç olması onu "nimet" diye ifade edileceğimiz şeyleri fütürsüzca sarf etmesi veya heba etmesi için yeterli bir neden olabilir mi?
"Parasını ben vermiyor muyum?"
düşüncesiyle bu tür şeyler har vurup harman savrulabilir mi? Hepimizin başına gelmiştir. Elektriğin ne denli önemli olduğunu veya bir maşraba suyun ne vazgeçilmez ve ne denli gerekli olduğunu hep onu kaybettiğimiz durumlarda anlarız. Aslında hayatta en köyü şey birşeyleri israt etmektir. Sadece maddi şeyler mi? Hayır, kesinlikle. Ya israf edilen sevgilere, değeri bilinmeyen dostluklara, düşünmeden harcınılan arkadaşlıklara ne denmeli. Bu da bir tür israf değil midir?
Mutfağımızın duvarında KURAN-I KERİM' in Araf Süresi' nden alınmış güzel bir ayet var (31.Ayet):
"Yiyiniz, içiniz. Ancak israf etmeyiniz. Çünk ALLAH israf edenleri sevmez..!"
Sevgilerin en güzeli ALLAH' ın sevgisi, nefretin en şiddetlisi de ALLAH' ın şiddeti olsa gerek. Ne zaman sofrayı kaldırırken elim tabakta artmış bir yemek, salata vb.. için çöp kutusuna yönelse başım hemen bu ayete dönüyor. Kalan çok azsa bir şekilde kalanı bitirmeye, az değilse daha küçük bir kaba koyup kaldırmaya çalışıyorum. ALLAH' ın sevgisinden mahrum olmaya hiç niyetim yok. Düşünüldüğü zaman pek çoğumuz nimet deryasında yüzüyüyoruz. Aslında sağlıklı olmak bile tek başına en büyük nimet..!
Tüm nimetlerin (sevdiklerimizin, dostlarımızın, ALLAH' ın bize sunduğu tüm nimetlerin) değerini bilebilmemiz umuduyla..!
Hoşcakalın..!