Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

12 Kasım '08

 
Kategori
Sinema
 

Issız adam

Issız adam
 

SEN, dizime yattın, ben bir hikaye anlattım ve sen büyüdün.....

****************************

İş çıkışı kız kıza toplanıp gittik. Daha girmeden yorum yapmaya başlamıştık. - ‘Acıklımıymış ya, zaten modumuz düşük ?’

- ‘Herkes kendinden bişeyler buluyomuş.’

Ay acaba ben filmin neresindeyim diye düşündüm hemen…

Tabiî ki Issız Adam filmine ait yorumlarımız bunlar…

Işıklar kapandı veee film başladı. Hadi bakalım görelim nasıl filmmiş

İzliyoruz, gülüyoruz, tebessüm ediyoruz. Zaman zaman birbirimize dönüp ‘ya gerçekten böyle işte’ diyoruz..

Filmde bir noktasında gerçekten kendinden bişeyler buluyorsunuz. Bir kısmında filme dahil oluyorsunuz.Filmde rolünüz oluyor bir şekilde.

Ya deli dolu cicim aylarında, ya gözyaşı kısmında, ya da ‘neden benle birlikteydin o zaman’ sorularında ya da istemeyerek de olsa arkanı dönüp gitme zorunluluğunda ve daha bir çok sahnede…. Bir bakıyosunuz ki rolu siz üstlenmişsiniz..

Filmin ortasında 45lik plaktan bir şarkı :

Bir aleme indim yalnız
Yerde toprak gökte yıldız
Bir yan susuz bir yan deniz
İki el, bir baş verdiler
Bir çift göz ağlar da güler
Dört bir yanda benim gibiler
Doğru söz içinmiş diller
İşte kalbin sev dediler

BANA YALAN SÖYLEDİLER,

BANA YALAN SÖYLEDİLER

KADERDEN BAHSETMEDİLER

Varsın böyle geçsin ömrüm
Neşeyle dolsun bari her günüm
Hani benim sevdiklerim
Hani gönül verdiklerim
Hasret gider ben giderim

Çalan şarkılarla hayatınıza giren kişileri yaşıyorsunuz.. Geçmişe yolculuk yapıyorsunuz…Ya geç kalınmış aşklara ya da vakitsiz biten sevgilere ….

Film sona doğru yaklaşıyor…

‘Yanında peçete var mı?’ demeye başlıyoruz birbirimize..

İçiniz acımaya başlıyor

Gözleriniz doluyor. Tut kendine ağlamaaaaa..Yok akıyor gene de.

Son sahnelerdeki birbirlerinin gözlerinin içine bakarak içlerinden sessiz çığlıklar atıyorlar. Birbirlerinin gözlerinin içine bakarak çok iyiyim derken, içlerinden aslında seni hiç unutmadım, sensizlikte bile aslında ben senleyim diyorlar…İşte bu kısımlarda artık gözyaşlarınız durmuyor. Çünkü aynı şeyleri aslında hepimiz yapıyoruz. Hanginizin eski aşkınızı hala unutamamışken , en olmadık anda karşınızda gördüğünüzde iyiyim derken içiniz acımaz ki? Hanginiz hala onu severken ve onsuzlukta kendinize yeni bir şehir kurduğunda gözlerinin içine bakarak içinden geçenleri söylemek istemez ki?

Ve film biterken çalan şarkı ise her şeyi daha da net anlatıyordu :

Sevilirken bilmedin mi?
Ben söylerken gülmedin mi?
Falımızda hasret var ayrılık var demedim mi?
Anlamazdın anlamazdın..

Kaderede inanmazdın…
Hani sen acı veren kalpsizlerden olmazdın….
Dilerim ki mutlu ol sevgilim..
Ben olmasam bile hayat gülsün sana..
Günahı boynunda, ağlayan bir çift göz bıraktın arkanda.
Kalbim bomboş kaldı sanma
Acılar geçer zamanla…
Aşka tövbe demem ben..
Görürsün sevince yeniden…
Anlamazdın anlamazdın..

Kaderede inanmazdın…
Hani sen acı veren kalpsizlerden olmazdın….
Dilerim ki mutlu ol sevgilim..
Ben olmasam bile hayat gülsün sana..
Günahı boynunda, ağlayan bir çift göz bıraktın arkanda…


Filmden çıkıyorsunuz önce gözyaşlarınızı siliyorsunuz. Sonra filmdeki taksim sokaklarında gezip, şarabınızı yudumlayacağınız bir yere gitmek istiyorsunuz. Ardından hemen film müziklerini bulmak ve saatlerce dinlemek istiyorsunuz..

Hala ve hala etkisindeyim. Film şarkıları hala bana eşlik ediyor.Filmden kareler teker teker aklımda….

Çok güzeldi, tek kelime ile harikaydı… Bizler kız kıza ağladık ama belki kimi aşıklar daha sıkı tuttu birbirlerinin elini..

Heeyy siz erkekler ; sımsıkı tuttuğunuz o eli bırakmayın olur mu? Özgürlük merakınıza , anlık heveslerinize yenilmeyin, size kim olduğunuzu öğreten tüm benliği ile sizi seven o eli daha sıkı tutun.

Heeyy Kızlar ; Ada doğruyu yaptı beklide… ‘Ayrılmak istiyorum’ lafının üzerine ağladı, bağırdı, tokadı yapıştırdı ve kapıyı çarpıp çıktı. Her şeyi söyledi, içine atmadı, ağlamaksa ağladı ve sevdiği erkeğin çocukluğunun geçtiği yerde, onun hayalini bile orda bırakıp bu ülkeyi terk etmeyi seçti. Bunun bile çare olmayacağını bile bile…

Ve son sözünü söyledi Ada, sonrada arkasına bakmadan gitti :

"Sen şimdi kara uzanmışsın. Uyku tatlı geliyor sana ama farkında değilsin , ölüyorsun..."

………………………………………………

……………………………………………….

 
Toplam blog
: 16
: 1368
Kayıt tarihi
: 19.10.06
 
 

Kendini anlatmaya gelince insan bir an duraksıyor.. Galiba en zoru insanın kendini anlatması:)1982 M..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara