- Kategori
- İstanbul
İstanbul'a makro plan ve alternatif ulaşım önerilerim

İnternet'ten alınmıştır.
İSTANBUL’A MAKRO PLAN ÖNERİM
Dünyanın en güzel coğrafyasına sahip şehirlerinde olan İstanbul; çok farklı medeniyetlerine ev sahipliği yapmış tarihi ve dünyanın en yaşayan şehirlerinden biriyken önce mimarisi katledilmiş şimdi de trafiği içinden çıkılmaz durumda...
Önce sıkışık binalarla yoğunlaşmış, hadi binalar hareket etmediği için insan hareketine engel oluşturmamış hatta yoğun mahalle ve çarşı kültürünü oluşturmuş ancak şimdi de hareketli arabalarla oluşan trafik sıkışıklığı günlük yaşamı karmaşıklaştırmakta insan bedenini yormakta ve ruhunu daraltmaktadır, özetle; İstanbul insanın üstüne üstüne gelmektedir.
1990 lı yılların başında Kozyatağı’ndan Kâğıthane’ye ikinci köprüden 90 km hızla giderken evden işe toplam 30 dk da ulaşırdım, şimdi köprüden 9 km hızla geçildiğini ve aynı mesafenin en az 90 dk sürdüğünü konuşuyorlar.
Üçüncü köprü tamamlandığında birinci ve ikinci köprü bir miktar rahatlayacak ama bu rahatlık ne kadar sürecek ki?
İstanbul karmaşasının-trafiğinin bir kent planlama hatası olduğu gün gibi ortada ama İstanbul’u yönetenler nedense bunu fark edemiyorlar.
Düzce'den Harem'e Kavacık'a ASYA İstanbul, Eminönü'nden, Mecidiyeköy'den 4 üncü Levent'ten, Garipçe ‘den Silivri'ye AVRUPA İstanbul makro planı yapılmalıdır.
GENİŞ VE UZUN VADELİ DÜŞÜNÜLEREK;
ANA OTOGAR Gebze'ye yapılmalıdır ve oradan kolektif servislerle yolcular gidecekleri bölgelere semtlere en rahat şekilde ulaştırılmalıdır.
ÖZEL ÜNİVERSİTELER, ASYA yakasına (İstanbul Adapazarı arasına) raylı sistem güzergahına yöneltilmelidir.
İMALAT İŞLETMELERİ İzmit - Düzce arasına taşınmalıdır.
AVRUPA İstanbul, kültür, kongre ve tatil turizmine yoğunlaşmalıdır.
AVRUPA yakasında Fındıklı’dan ASYA yakasındaki Harem'e arabalı vapur konması birinci köprünün yükünü ve o güzergâhtaki trafiği belirgin şekilde rahatlatacaktır.
İstanbul'da yaşayanlar mümkün olduğunca evlerini işyerlerine yakın yere taşımalıdır.
VE kompleks yapmayıp toplu ulaşımı kullanmalıdırlar. BEN beş yıl önce yaşadığım trafik kazasında otomobilimin pert olmasından sonra yenisini almadım günlük yaşamda toplu ulaşımı kullanıyorum İST dışı için gerektiğinde otomobil kiralıyorum. Günlük yaşamda vapur, raylı sistem, sarı minibüsler, otobüs ve metrobüsle kesintisiz ulaşımı yaşama rahatlığındayım.
Oturduğum sokakta arabam olsun diye alanların günlerce yerinde park ettiğini gördükçe çürümeye terk edilmiş parasal varlıklar olduğunu düşünüyorum.
OTOMOBİL sahibi olmanın otomobille yaşamanın bir statü, bir imaj olduğu düşünüldüğü sürece karmaşa kargaşa büyüyecektir.
Otomobil sahibi olmanın statü ve imaj olmaktan, pürüze yüke dönüştüğünü artık fark edelim...
Birazdan Harem'den Vapurla Eminönü'ne keyifle geçeceğim, otomobille hareket edenlerin vay haline...
-------------------------------------------------------------------------------
İSTANBULA ULAŞIMINA ALTERNATİF KARA, DENİZ VE RAYLI ULAŞIM ÖNERİLERİM
Günlük yaşamda birçok gözlem veya düşünce geçer gözlerimin önünden bunları buradan duyurarak belki çok enderde olsa bazıları hayat bulursa bu da benim İstanbul'a katkımdır, derim veya bana iletilenlerden yayınladıklarım hayat bulursa ben sebep olmuştum derim.
Nereden bakarsanız bakın İstanbul müthiş bir güzellik, yaşayabilecek kadar var olmakta bile güzellik
Ben insan olgusunun girebildiği her yere girip anlamaya çalışan gözlemler yapan biri olarak düzeltilmeye başlansa yıllar sürecek kadar iş olduğunu gözlüyorum ama her bir işten sonrada giderek keyifleneceğini hayal ediyorum, düşüyorum.
Nereden başlayayım diye düşündüm ve herkesi ilgilendiren toplu ulaşımdan başlamam gerektiğine karar verdim.
Toplu ulaşımın kalitesi artırıldıkça İstanbul’un trafik probleminin azalacağını, ulaşım kalitesinin artacağını düşünerek öncelikli önerilerimi sunuyorum;
1-Ayakta yolcu almayan, çay kahve servisi yapan özel tarifeli otobüslerin devreye sokulması gerektiğini,
2-Tüm toplu ulaşımlarda; gidilen istikamete uygun İstanbul parçalarının çalınmasının dinlendiren bir keyif olacağını,
3-Silivriden Tuzlaya saat başı Deniz otobüsünün ve feribotunun konulması büyük fayda doğuracağını, kısa zamanda yüksek talep bulacağını,
4-Eminönünden Rumeli Kavağına, Kadıköy’den Anadolu Kavağına seferlerin kolaylık sağlayacağını,
5-Yenikapıdan Bostancıya saat başı karşılıklı Arabalı vapur seferlerinin gerekli olduğunu,
6-Tramvay ve Metronun her bir vagonunun otobüsler gibi dizayn edilerek ortadan biniş ön ve arka kapılardan inişin ergonomik olacağını,
7-Ana arterlerden 24 saat sefer yapan otobüslerin olmasının yararlı olacağını,
8-Ayrılıkçeşmesi'nden Kabataş'a veya Mecidiyeköy'e Marmaray bağlantısının yapılmasının Asya-Avrupa Metro sisteminin entegresyonu için gerekli olduğunu,
İstanbula dair yazdığım önerileri aslında bir bütün MARMARA BÖLGESİ olarak düşünülüp daha akılcı bütüne kavuşturulabileceğini öngörüyor ve ilgili makamların ilgisine sunuyorum.
-------------------------------------------------------------------------
***NOT: Daha önce Marmaray için yazdığım bloğum İSTRAY sitesine alınmıştı ve KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE yazdığım blog için kısa sürede gereğinin yapılması, bloglarımdan farklı sitelere alıntı yapılması daha üst düzeyde ilgi görmesi beni öneri blogları yazmaya motive etmektedir. ÖNERİLERİ olan blogerlere de yazmalarını öneriyorum.
www.kadrikanpak.com