İstanbul da ben,ve bir garip kuaför. / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

İstanbul da ben,ve bir garip kuaför.

İstanbul da ben,ve bir garip kuaför.
 

Netten.


Oğlum ile bir günlüğüne geldiğim İstanbul da iki saat boşluğum var. Akşam üzeri

arkadaşlarım ile buluşacağım. Fakültedekilerden, ama karşıdan beni almaya gelmesi iki saati bulurmuş.

İstiklal caddesi, taksim derken, hem para harcadık.

Hem de bir hayli yorulduk.

Oğlum müzik marketlerini gezmek istedi.
Ama ben de pil bitti.Çareler aramaya başladım.
Annecim sen dolaş, ben biryerlere oturayım. Şu cafe, simitçi, ya da B.king de beklerim seni. Hem
Nevzat ve eşi birazda gelirler. Sen dolaş. Vaktimiz var.
Sonunda kabul ediyor, kendi başına dolaşacak.Yanmdayken , parasını ve telefonunu konrtol ettiriyorum.Yarım saatte bir telefonlaşırız diye kararlaştırıyoruz.

En iyisi Beenmaya yı aramak , ama gece 11.30 ile İzmire dönücem. Duyarsa , beni affeder.


Saçlarımı seviyorum, daha doğrusu uzun saçı seviyorum.

Sıcaklar da fön falan kalmıyor.. Ya sıkıca bağlıyorum,

Ya da tepemde topluyorum.Gelirken fönlüydü ama , ne hale geldi.

Bunları , lüks görünen kuaför camına bakarken düşünüverdim.

Hem de aniden, hem de hiç tanımadığım bir kuaföre.

Daldım resmen.

Tenha olmasa , düşünme fırsatım olacak.

Aaaa bekleyemem benim işim var deyip çıkıcam.

10, 11 koltuk var, 3 bayan , 4 erkek çalışanı var.

Beylerden bazıları bir garip, benden süslüler valla.

Bayan saçımı ıslatırken, kim kesecek diye soruyorum.

Saçımı eleyen beye, katlı istiyorum.Ama boyu kısalmasın diyorum.

Tamam şekerim, şimdi başlıyorum diyor. İyice görmek için çaktırmadan bakıyorum.
Gözler mor menekşe, lens,

Eli çok çabuk. Kısaltmadan katlarımı düzeltiyor.

Kuaför:Şimdi başınızı öne eğin, atın şekerim saçlarınızı öne,

Ben; Neden,

cevap yok.

Çaresiz yapyorum dediğini, makas sesleri geliyor,

başımı kadıramıyorum. İçim cız cız eriyor.

Kuaför; Tamam şekerim at saçlaını şimdi böyle, at , at .

Ben; Gözlerimi açıyorum. Hem de kocaman. Ağlamak istiyorum, yaaaa.

Kuaför: Ah şekerim, sen bu saçı çok güzel taşıyacaksın.

Bak , bunu kullanırken böyle , böyle yapacasın.(eliyle saçımı mcıklıyor.)

Ben: Tamam anladım diyorum, başımı geri çekerek.

Kuaför; Noldu ayol , yüzün düştü senin.Beyenmediysen söyle. Düzeltirim vallayi.

Napıcaksa? Kısacık kesecek herhalde.

Yok ama , kısa oldu diyorum. Diğer arkadaşı da saçımın önüne fön çekiyor.

Bir başkası da, saçımı mıncıklıyor.

Bakıyorum, hiç de fena omadı. Aslında kısa oldu ama. Aman uzar nasılsa.

İçimden , yakıştı bana diyorum, gülümseyerek.

Bu düşünce, dışıma nasıl yansıyorsa.

Kuaför; Ay tamam işte bak. Gülünce daha da yakıştı vallayi.

Ben: Ben mi? diyorum.

Yanımda saçı röfle yapılan bayana dönüyor. Başlıyor anlatmaya . Ama elleri hala saçımda. Mıncıklıyor, kabartıyor, jöle , sprey.

Kuaför: Şekerim , benim eski müşterim. Saçı ellerime alışkın.

Yan gözle, beni mi , eski müşteriyim diye bakıyorum.

Bunları duyunca mı oldu, yada tanıdık mı ? bu kuaför.

Sanki tanır gibi oluyorum. Ya da beynim bana oyun oynuyor.Saçmalama beynim ya, nerden tanıyacak beni.
Tam, benzettiniz beni sanırım demeye çalışırken.

Kuaför; Saçları da hep böyle bakımlıdır. Kariyer yaptı bu kız, İyi de bir evliliği var. İş kadını ayol kadın.Ama bana pek düşkündür. Canıııım.

Boşamadın dimi kocayı şekerim. (Bana dönüp, kız arkadaşı muamelesi ile sırıtıyor.)

Ben: Neee , hıııı

Saçımın son hazırlıklarıda bitiyor. Diğer arkadaşları aynayı tutuyor. Güzel olmuş diyorum. Kasaya yöneliyorum. Gelip saçlarımı tekrardan havalandırıyor. Yanaklarımdan da öpüyor. Iıııgh, omuzlarımdan da tutarak.


Bir taraftan da anlatıyor, bir yürüsün bu saçla, valla şimdiden görüyorum. İstiklal ayağa kalkacak.

On kişi gelip sormazsa, saçını nerde yaptırdın diye. Hatırlasana ayol. Kaç kişi geldi saçını anlatarak. Sizin kzlar fesat kızım. Ay, yine çatlayacak kadınlar.

Kuafördeki herkes bana bakıyor. Ben yere bakıyorum. Durum dehşet. Yer yarılsa içine girsem.

Kuaförden kendimi zor atıyorum dışarıya. Acele ile saçlarımı yatıştırıyorum.

Gözlüklerimi de takıyorum. Kimse tanımasın beni.
Ben ki iş kadınıyım. Ben ki yürüyünce herkesi baktırırım.
Ben ki , kariyer yapmış insanım . Boşver tanımasın beni kime.
Yürüyemiyorum, yürüyüşüm değişti.
Saçlarım çok mu kötü, çok mu iyi bir cam bulup bakamıyorum.

Ben neymişim, ah ben.
Ben var ya ben..
Olan kısalan saçlarıma oldu.
Siz , siz olun, tanımadığınız kuaföre sakın girmeyin.
Hele de İstanbul da, hele de kuaför garip konuşuyorsa.

Saçlarım mı? iyi oldu . Ama kısaldı tabi.

Sevgilerimle.Haaa unutmadan.Ben ilk kez, İstanbul da bir kuaföre gelyorum.Tanımıyorum tabiki .

 
Toplam blog
: 141
: 1767
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Önce anneyim, sonra eş, abla ve annemin kızıyım. Elbette yazmayı ve okumayı seven biriyim. Emekliliğ..