Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '12

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

İşte mucize ekonomi.. AKP, iktidarının 10. yılında artık tam anlamıyla hazırdan yiyor..!

İşte mucize ekonomi.. AKP, iktidarının 10. yılında artık tam anlamıyla hazırdan yiyor..!
 

AKP iktidarı 10 yılın ardından, artık tam anlamıyla hazırdan yemeye başladı. Peki, bunu nereden anlıyoruz? Özelleştirme adı altında İmtiyaz dağıtma işini iyice alışkanlık haline getirdiler de ondan.

Sayın Güngör Uras’ın konu ile ilgili yazısını okuyunca araştırma ihtiyacı hissettim. İmtiyazın kelime anlamı “ayrıcalık tanıma, taraf tutma, kayırma” anlamına geliyor. Hukuk diline ise anlamı, “kamuya ait gelir getirici yatırımların, belli bir bedel ve işletilmeleri karşılığında, gelirlerinin gerçek veya tüzel kişilere devredilmesi” demek.

Devlet tarafından oynatılan şans oyunlarının özelleştirme adı ile belli bir bedel karşılığı gerçek yada tüzel kişilere devri de yine bir imtiyaz yöntemi.

Belli bir bölgede yapılması gereken bir kamu yatırımının sıfırdan yapılması karşılığında bu yatırımın işletme ve gelirinin yapan kişiye ait olması da bir başka imtiyaz yöntemi. Osmanlı devrinde özellikle demiryollarının yapımında sıkça kullanılan bu yöntem, rahmetli Turgut Özal zamanında sanki yeni bir şeymiş gibi yap, işlet, devret modeli adıyla mucize yöntem denilerek halka yutturulmuş ve ondan sonra gelen her iktidar da bunu yöntemi kullanmıştı.

İmtiyaz yöntemi ile ülkedeki her türlü alt yapı yatırımlarının gelirlerini devrede bilirsiniz. Deniz ve hava limanları, köprüler ve otoyolları, telekomünikasyon şebekeleri, elektrik dağıtım şebekeleri, şehir içi toplu taşımacılığı, doğalgaz dağıtımı.. Vs.

Hatta iş okul ve hastane gibi kamu hizmetlerine kadar gelir dayanır. Hatırlayınız Sayın Başbakan dershane sahiplerine “okul açın sizden hizmet satın alalım” demişti. Sonradan hizmetin bedeli acaba kimlerin sırtına biner? Bir düşünmek gerekir.

Hazırdan yemek sadece bu kadar da değil tabii ki. Altın ihracatı adıyla cari açığın bir kısmını kapata bilmek için, ülkenin altın rezervinin elden çıkarılmaya başlanması da bir başka hazırdan yeme şekli.

Dikkat edilirse özelleştirme adıyla dağıtılan bu imtiyazlarda risk veya zarar diye bir şey söz konusu değil. Toplum tarafından kullanılmak zorunda olan bu kamu yatırımlarının gelirleri belli bir bedel ve işletilmeleri karşılığı özel kişilerin cebine giriyor. Hatta bu kişiler arasında yabancı kişiler de var.

Ecdatları Osmanlı’nın kuruluşlarından itibaren alışkanlık haline getirdikleri bu imtiyaz dağıtma işinden genç Türkiye Cumhuriyeti Lozan antlaşmasıyla ancak kurtula bilmişti. Bakalım biz nasıl kurtuluruz..?

Ayrıca insanın aklına bir başka soru da gelmeden edemiyor. Peki, bunlar da bitince geriye ne kalacak..? Ecdatları Osmanlı’nın yine Kanuni Sultan Süleyman dönemi ile başlayan ve sıkça başvurduğu bir diğer yöntem olan iltizam yöntemi mi..?

Yani devletin vergi gelirlerinin de bir bedel karşılığı dağıtılması mı…?

AHMET ELDEN

 
Toplam blog
: 138
: 5557
Kayıt tarihi
: 05.10.11
 
 

1968 Afyon doğumluyum Antalya'da yaşıyorum. Antalya end. meslek. lisesinden sonra Anadolu Ünivers..