- Kategori
- Siyaset
İster demokratik deyin ister Kürt, Türkiye bu açılımları yapmak zorunda

İster demokratik deyin ister Kürt, Türkiye bu açılımları yapmak zorunda. Bazılarına göre bir toplum projesi olduğu ifade edilen bahse konu açılımların neden yapılmak zorunda olunduğuna ilişkin ipuçları, Nabucco enerji hattı ve İtalyan destekli Mavi Akım sözleşmelerinin imzalanmasında aranmalıdır.
Söz konusu anlaşmaların imzalanması Türkiye’yi bir enerji hattına dönüştüreceğine göre, bundan böyle yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluk, bu enerjiyi kullanacakları olduğu kadar, çok uluslu ortakların da işlerine gelmeyeceğinden, bölgede acilen istikrara ihtiyaç bulunmaktadır.
Dolayısıyla, Irak’tan ABD ile birlikte çok uluslu gücün çıkmasını takiben, istenilen ve planlanan çekilmenin yaşanabilmesi ve enerji üzerine geliştirilen konjoktürün normal bir şekilde işleyebilmesi için, bölgedeki ülkelerle kültürel bağlarını hiçbir zaman koparmamış olan Türkiye’nin en azından bir süre stabiliteye ihtiyacı vardır.
Bütün yaşananların ışığında, DHP’nin ABD’de temsilcilik açacak olmasının ve Türkiye’nin AB’ye katılmasına şiddetle karşı çıkılan Almanya ve Fransa’da PKK’lılara yönelik tutuklamaların, görevinden alınan Genelkurmay Başkanının yerine Yunanistan’da Türkçe bilen birinin atanması, Karamanlis’in Batı Trakya Türkleriyle buluşması, Türkiye’de bu konuda çalışmalarda bulunanların elini sağlamlaştırma çabaları olarak da görülebilir.
Bölgede coğrafyanın değiştirimesi hususunda Irak’ın Kuzeyinde, Türkiye’nin içinde ve üçüncü ülkelerde bugüne kadar girişilen faaliyetlerin sonuçsuz kaldığı düşünüldüğünde, enerjiye ihtiyacı olan hiçbir ülke, benzeri yaklaşımlarla beraberinde yeni istikrarsızlıklara yol açabilecek akımları yönetmek istemeyecektir.
Bu çerçevede, artık bir enerji koridoru haline gelen ve güçlü ordu sistemiyle buraları korumakta zorlanmayacak olan Türkiye’nin uğrayabileceği olumsuzlukların eski ve yeni tüm ortaklara yönelebileceği anlaşılmıştır.
Batı düşünce çevrelerinde, Türkiye’deki demokratikleşme açılım çalışmalarının yol haritası olarak, bir süre yürürlükte kalan 1921 Anayasa’sına dayandırılacağı, Anayasa maddelerinde yapılması muhtemel değişikliğin bu Anayasaya göre yapılacağı dillendirilmeye bile başlanmıştır.
Dolayısıyla büyük bir çoğunlukla karşı çıkılan, gelişen yeni uluslar arası şartlar gereği aslında yapılmak zorunda olunan bir çalışmadır. Geliştirilen bu projeyi ister demokratikleşme olarak ister Kürt açılımı olarak ifade edin, süreç, Ermeni politikasının Azerbaycan’a toslamasına rağmen, Obama’nın seçim çalışmasından itibaren işlemektedir. Ruhban okulları da bu sürecin elbette bir parçasıdır.