​ İsteseniz de istemeseniz de... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

İsteseniz de istemeseniz de...

İsteseniz de istemeseniz de...
 

Bilmem hiç Boğaz'da denize girdiniz mi? Suya girersiniz ve daha ne olduğunuz anlamadan metrelerce ileride bulursunuz kendinizi. Çok kuvvetli bir akıntısı vardır, sizi hemen alır götürür siz istemeseniz de. Bu akıntı hiç kesilmez.

Zaman da öyle. Önüne geçip de durabilen var mı? Geriye dönüp baktığımda, ufukta görünen bir çocukluğum var. Sonrasında oluşan akıntı o kadar şiddetli ki, bu güne nasıl geldim anlayamadım. Hayatımın üçte ikisi bitmiş. Belki bir yirmi yıl, belki de ondan daha az bir süre içinde toprak olup gideceğim. Tekneler akıntıda sürüklenmesin diye karaya halat atıp bağlanırlar. Halat attım ama tutturamadım. Akıntıya kapıldım gidiyorum. Arkamı döndüğümde el sallayacak kimseyi bile göremedim. Hani babam, ya annem?

Bir uğraş, bir didinme sormayın gitsin. Çırpınıp duruyorum. Bir sağa bir sola sürükleniyor, ara sıra yalpalanıyorum. Bazen boğulur gibi oluyorum ama gizli bir beni sudan çıkarıveriyor.

Dinlenmek yok, akıntıyla beraber, olanca hızıyla, sanki arkanızdan atlı kovalıyormuşcasına devam ediyorum. Bir iki limanda nefes alabiliyorum. Dostluklar, arkadaşlıklar, aşklar, bir çırpıda yaşanıyor ve yola devam. Bir başka limanda evleniyorum ve diğer limanda bir bakmışım çocuğum olmuş. Halatlarım yeteri kadar kuvvetli değil karaya tutunabilmek için herhalde ki, çabuk kurtuluyorlar ve yine akıntının içinde buluyorum kendimi.

Kimi yerde, güneş batıyor denizin üstünde, kimi yerde güneş doğuyor ormanın içinde. Bazen burnuma anason kokuyor, bazen üzüm. Durup tadına bakıyorum ama akıntı çok kuvvetli. Çok ileride bir girdap var, biliyorum beni içine çekecek bir daha gün yüzü görmemecesine ama, şikayet ettiğim bu akıntı bile o kadar güzel ki.

Ne zaman içim kararsa, sıkıntı olsam, bu buhrandan çıkmak için düşündüklerim.

Ne yazık ki tutunamıyoruz. Zaman denilen bu akıntı bizi sona götürüyor. Tüm güzellikleri, anıları, her şeyi arkada bırakmak, bunu düşünmek bile o kadar zor ki...

İstesek de istemesek de sonu bilinen bu zaman da hareket ediyoruz ve nereye gideceğimizi biliyoruz. Ne kadar zor bu hayatı bırakıp gidebilmek, sevenlerimiz, sevdiklerimiz, gecemiz, gündüzümüz, doğamız, say sayabildiğine ama…

İstesek de istemesek de…

 
Toplam blog
: 51
: 628
Kayıt tarihi
: 12.04.07
 
 

Hayatı farklı gözle bakmayı seven, haksızlığa tahammül edemeyen, olaylara sessiz kalıp yerinde mü..