- Kategori
- Güncel
İsteyen terörü 24 saatte sonlandırır

Siperde ayakda durma fikrinde olanların, o şehrin meydanına bile gidemiyor olmaları ne abestir.
Çeyrek asırda: 40.000 ile 50.000 Kişi civarında insan ölmüş Kimin umurunda?!. Bir o kadar daha ölmelidir, ölebilir de!.. İş ki; yaşamanın tadı, ölmenin adı, muhalefetin suyu çıkmasın...
Herkes yıllardır her şeyi konuşuyor. Ancak bazı meseleler konuşulmasa da, bal gibi bilinen gerçekler var. Ne zaman ki; o gerçekleri hatırlar ve de su yüzüne çıkartırsak, işte o zaman ne terör kalır, ne de gölgesi. Ancak, bu işi yaparken demokratikleşme hareketinden de, asla tek bir adım geri atmamak gerekir. Zîra, tüm Türkiye’de yaşayanlar için mutlak gereken: Başta Anayasa değişikliği olmak üzere, A’dan Z’ye kadar her türlü demokratikleşme hareketinin gerçekleştirilmesidir. Guguk devletinin hukuk devleti haline sokulmasıdır. Bunu da iktidar olarak tek başına gücün varsa gerçekleştirirsin. Bu şekilde etnik parti kalmaz. Terör sebebi ile oy toplayan parti de biter. Bu yurt içinin gereği veçhile temizlenmesidir. Ve Bir seçim sonra gerçek ortaya çıkar. O gerçek de: Türkiye’de sadece İki partinin kalacak olmasıdır. Sonra da yola sadece o İki partinin devam edecek olması gerçeğidir.
Dışın temizlenmesi için bu kadar uzun süreye gerek yoktur. Sadece YirmiDört saat ve Dört hareket yeterlidir. Hareket 1) Öncelikle iki muhalif parti lideri ya da ekseriyetle meclis mensubîni, TBMM’ne bir kanun tasarısı önerir. Bu önerinin içeriği çok nettir. Başta Öcalan olmak üzere, terör yolu ile öldürmelere karışan her kişiye, tekraren idam hükmünün getirilmesinden ibarettir. Bu kanun ivedilikle komisyona iner... Hareket 2) Aynı gün İnterpol’ün bize senelerdir teslim etmediği PKK liderlerinden, Avrupa ülkelerinde yaşayan Ellisi hedeflenir ama asgarî İki düzinesi öldürülür... Hareket 3) Avrupa’da PKK sempatizanı olarak var olan, TV istasyonları aynı gün tümü ile uçurulur. Hareket 4) Bu işlerin sabahı, bu teröristleri bünyesinde barındıran devletlere “Sen benim teröristime bile sahip çıkamıyorsun. Sağ kalanları bana iade et de, Onlara ben güvence sağlayayım.” şeklinde bir nota verilir. Siz o zaman görürsünüz, bu ülkede ve bu bölgede sağlanan sükûnu. Denenmiş ve bilinen bu konu hakkında, benim daha uzun yazmama zaten hiç gerek yoktur. Ve hiçbir Avrupa ülkesi bizim Mehmet’ciğimizin tırnağı bile etmez. Kimseye hesap vermek mecburiyetimiz de yoktur. Bu işlerin uydurulacak olduğu kitap da, daha önceden bilindiği üzere, bellidir.
Aman birileri çıkıp da bu fikre “-Olmaz..” falan demesin. Bal gibi olur. Hem de şahane olur. Bu Dört maddenin sadece İkisi, üstelik iki ayrı topluluğa yönelik olarak, birçok meselenin bitmesine, bir zamanlar yetmişti. Şimdi de yeter. Öcalan asılmasın diye, PKK kurşun sıkmadı. Sıkamadı. Yine sıkamaz. Zîra, O kurşunu sıkması artık PKK’yı fena sıkar. Diplomatlarımızı vuran Ermeni’ler vurulmaya başlayınca, o konu hemen kapandı. Bu oyun hep geçerlidir. Zira hedefte beyin takımları vardır. Ve dağdakiler bu türden işleri çözemez. Oldukları yerde kala kalırlar. Onlar da silâh bırakıp, Sen istemesen de teslim olurlar. İş ki; o İki muhalefet lideri, kendi ve parti çıkarlarını bir kenara bırakıp, hayatlarında ilk kez, bu ülke ve insanlarının çıkarı için, “sadece terör konusunun siyasete karıştırılmaması gereğine” YirmiAltı sene sonra bir kez inansınlar... Bu kadarı yeter de artar bile... Ancak asıl zor olan işte budur!..
Haydar Volkan
Çiftehavızlar:23.06.2010