​ İSTİKLAL MARŞIMIZIN 88.YILINI UNUTTURDULAR DAHA NELERİ UNUTACAĞIZ KİM BİLİR? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '09

 
Kategori
Güncel
 

İSTİKLAL MARŞIMIZIN 88.YILINI UNUTTURDULAR DAHA NELERİ UNUTACAĞIZ KİM BİLİR?

İSTİKLAL MARŞIMIZIN 88.YILINI UNUTTURDULAR DAHA NELERİ UNUTACAĞIZ KİM BİLİR?
 

istiklal marşımızı yazan şair Mehmet akif ersoy


Aslında bu yazıyı dün yani 12 Mart’ta yazmam gerektiğini biliyorum. Ama dün bir türlü fırsat bulup ta internetin başına geçemedim. Olay daha tazeyken ama konuyu sizlerle paylaşmak istedim.

Televizyonda,radyoda yada gazetelerde “bunları biliyor muydunuz” diye bir köşe olur hani. İşte istiklal marşımızın kabulü ile de yakında şöyle görebilirsiniz; ” İstiklal marşımızın 12 Mart 1921 tarihinde kabul edildiğini biliyor muydunuz?”

Dün 12 Mart istiklal marşımızın kabulünün 88. Yılıydı. Aldığım gazetelere baktım birinde bile bu konudan bahsetmemişti. Sadece bir gazetede Timaş yayınları tarafından konu ile alakalı bir reklam çalışması vardı. Ne firmalar konu ile ilgili reklamlar vermişlerdi,ne de yazarlar bu konudan bahsetmişlerdi. Televizyonlara ne demeli peki? Seyrettiğim kanalların hiç birinde bu konudan bahsetmemişti bile. Bir Allah’ın kulu da bu kadar önemli bir olayı ne yazdı ne de dile getirdi. Özellikle akşam haberlerini bekledim ki bu konuya değinen olacak mı diye? Yok. Kimse bu konuya değinmedi. Çünkü bu konudan daha da önemlisi miting alanlarında birbirlerine laf atan liderler vardı, kim nerede nasıl yakalanmış diye saçma sapan konular ile gündemi işgal etmek varken ne diye şimdi bu konudan bahsedilsin ki. Farkında mısınız bilmem ama tarihimizi,geçmişimizi yavaş yavaş unutuyoruz. Hatta unutturuluyoruz.

Cumhuriyet elden gidiyor diyen CHP’liler nerdeydiniz? Öyle eline bayrağı alıp mitiglere çıkmayla olmuyor bu işler. Bayrağı aldığın gibi istiklal marşını söylemeyi biliyorsun ama kabulünün ne zaman olduğunu hatırlamıyorsun.

Sadece kendisi milliyetçiymiş gibi davranan MHP’liler hani nerdesiniz? Tarihinizi bildiğinizden emin misiniz? Tarihi sadece siz yazdıysanız M.Akif’i ve İstiklal marşını anarken nerdeydiniz? Pardon siz şimdi ülkeyi kurtarmaya çıktınız malum.

DTP zaten benim istiklal marşıma sahip çıksa şaşırırım. Kurtuluş savaşında birlikte savaştık derken iyi ama M.Akif’i analım derken “neden benim marşım mı” edasındalar.

AKP’ye söyleyecek sözüm yok. Onlar gerçekten “gücümüz millet” deseydi milletin asıl gücünü aldığı atalarına da sahip çıkardı.

Bütün partileri bir kenara bırakın ve Türk olmanın şerefini yaşayın. Görüyorsunuz ki hiç birinin bize hayrı yok. Bize ait bir partide yok. Biz Atatürk’ün gençliğiysek bu kadar önemli bir günü sadece okullarda kutlamazdık. Gerçek milliyetçi olup tarihinize sahip çıkın. Kimsenin size bugünü unutturmasına izin vermeyin. Hiçbirinin bize faydası yok baksanıza. Onların tek derdi koltukları.

Bugün İstiklal marşımızı sadece valilikler ve okullar hatırladı. Hatırlama derken de yarım saatlik bir şey. İstiklal marşının okunması,saygı duruşu ve birkaç şiir,yazı. M. Akif’in yoğun duygularla yazdığı marşı onun kadar yoğun duygularla okuyamıyoruz farkında mısınız? Yada kaç kişi kaldık bu duyguları paylaşan mı demeliyim?

Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecanı koruyacak; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet (İnönü) Paşa dan geldi. İsmet İnönü böyle bir marşın Fransız ordusunda mevcut olduğunu ve bizim ordumuz için de faydalı olacağını Milli Eğitim Bakanlığına iletti. Milli Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyip bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde bulunmadı. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi şairin Meclis’teki sıra arkadaşı Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in yardımını istedi.

Hasan Basri Bey bundan sonrasını şöyle anlatıyor:

‘‘Akif Bey’in yanımda olduğu bir zaman,elime bir kağıt parçası alarak,onun dikkatini çekecek bir tarzda yazmaya başladım.

- Ne yazıyorsun?

- Marş…İstiklal Marşı yazıyorum.

- Yahu sen ne adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verileceğini bilmiyor musun? içinde para olan bir işe nasıl katılıyorsun?

- Yarışma kaldırıldı? Seçilecek şiire ne para verilecek, ne de her hangi bir ödül. Milli Eğitim Bakanı bana güvence verdi.

- Ya, o halde yazalım.

İşte böylece yazılmaya başlanan ve 48 saatte bitirilen İstiklal Marşı, imzasız olarak Milli Eğitim Bakanlığının seçici kuruluna sunuldu. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, daha önce seçilen 6 şiirle birlikte yeni şiiri Ordu Komutanlarına gönderdi. Onlardan, şiirlerin askerlere okunmasını, beğenilenleri sıralamalarını istedi. Komutanlar, kısa sürede sonucu bildirdiler: Hepsi de Mehmet Akif’in şiirini birinci sıraya almıştı. Bundan sonraki iş, İstiklal Marşı’nın T.B.M.M’ne getirip kabul ettirmekti. Marş, ilkin Meclis’in 1 Mart 1921 günü yaptığı ikinci oturumunda ele alındı. Başkan Mustafa Kemal’in söz vermesi üzerine Hamdullah Suphi kürsüye gelerek, sık sık alkışlarla kesilen şiiri okudu ve son seçimin Meclis’e ait olduğunu söyledi. O gün oylama yapılmadı. Şiirle ilgili konuşmalar ve oylama, Meclis’in 12 Mart 1921 günü öğleden sonraki oturumunda yapıldı. Bazı milletvekilleri, bir komisyon kurularak şiirin yeniden incelenmesini, bazıları da hemen görülüp karara bağlanmasını istediler. Uzunca tartışmalardan sonra, şiirin kabulü için verilen 6 önerge benimsendi ve İstiklal Marşı çoğunlukla kabul edildi.

Cumhurbaşkanlığı orkestrası şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922 de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe kondu. Marşın armonilenmesini Edgar Manas, bando düzenlemesini İhsan Servet Künçer yaptı.

 
Toplam blog
: 65
: 1227
Kayıt tarihi
: 06.09.06
 
 

Aslen Hataylıyım ama Eskişehir'de yaşıyorum. Daha doğrusu okul nedeniyle Eskişehir'deyim. Eskişehir'..