- Kategori
- Psikoloji
İtibarımızı içinde yaşadığımız ortam, karakterimizi, inandığımız doğrular belirler.

Ancak sevdiğimiz işi yaparsak başarılı oluruz. Başarılı olmak içinde yeterli dinlenmeye önem vermemiz gerekir. Dinlenirsek hem ruh, hem de beden sağlığımız daha iyi olur. Gereğinden çok çalışmanın karşılığını ilerde bir gün alabiliriz, ama dinlenmenin karşılığını hemen alırız.
Okumak, mesela fıkra gibi bir şeyler anlatmak, şakalaşmak (tabi ki eşek şakası değil), konuşmak ve gülmek mutlu olmamız için önemlidir.
Montaigne bile demiş ki “Talih insana bütün nimetlerini verse de, onlardan tat alabilecek bir ruh gerekir.” Bizi mutlu eden, bir şeyin sahibi olmak değil, tadına varmakdır önemli olan. Elimizdekilerin kıymetini bilelim. Pek çok insan bunu bilemez. Zenginlik içinde fakir olmayalım.
Boş zamanlarımızda ne yaptığımız, yani hobilerimiz, kalitemizin, karakterimizin, bizim ölçümüzdür. Bana inanın, mutluluğun formülü, gerektiğinde önemsiz şeylerle meşgul olabilmektir. Fakat bitirilen okullar, bazen insanı, insan yapmaya yetmez. . İtibarımızı içinde yaşadığımız ortam belirler, fakat karakterimizi belirleyen ise, inandığımız doğrulardır.
İnsan çoğu zaman mantığının, ihtiyaçlarının değil de, duygularının esiridir.
Düşünmemiz için biraz yalnız kalmaya ihtiyacımız vardır. Sessizlik bazen birçok sorunu çözer.
Birisi paranın her kapıyı açtığını söylüyorsa, gözü kör demekdir. Hayatımızı sürdürmek, para kazanırız, para kazanmak için ruhumuzu köreltir, aslımızdan uzaklaşır, güzelliklerle dolu hayata boş gözlerle bakıp, kafayı yer, sağlığımızı kaybederiz. Sonra da kaybettiğimiz sağlığı yeniden kazanmak için, kazandığımız paraları harcamaya başlarız. Ama bilmediğimiz bir şeyler var, giden her şey geri olduğu gibi gelmez.
Dünyadaki tüm insanlar için sadece bir kişi olabiliriz, fakat bazıları için bir dünya olduğumuzu da bilelim. Ne yaparsak yapalım bu dünyanın dönüşünü de durduramayız. Acılar olacak elbette, ama güllerin dikenler içinde yetiştiğini unutmayalım. İtibarımızı içinde yaşadığımız ortam belirler, fakat karakterimizi belirleyen ise, inandığımız doğrulardır.
İstediğimizi yapmak için beklemeyelim. Birisini seviyorsak, bunu bu anda söylemezsek, ilerde söyleyeceğimiz kimse olmayabilir. Giymeye kıyamadığımız elbiseler, ayakkabıların bir zaman sonra giyilemeyecek hale geldiğini görürüz. Ya modası geçmiştir, yada kullanılamayacak hale gelmiştir. Birisine vermek için beklettiğiniz hediyeleri, alın kendiniz kullanın, bekleğiniz kişi gelmeyebilir. Hem gelecek olan kişi sizden daha mı iyi kullanır o hediyeyi? Ya da o sizden daha mı değerlidir o hediyeyi kullanmak için?
Mutlu olmak için bunları öğrenin, Yaşamı ertelemeyin, yaşadığınız gün bugündür, bugün beklediğiniz gündür. İnsan olarak bizler, yaşadıkça ihtiyarladığımızı sanırız, ama yaşamadıkça daha çok yıprandığımızı, ihtiyarladığımızı düşünemeyiz.