- Kategori
- Futbol
İyi polis, kötü polis... Galatasaray 1-1 MP Antalyaspor

Spor Toto Süper Lig'in 24.haftasında lider Galatasaray, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'da Medical Park Antalyaspor'u konuk etti. Yoğun kar yağışı altında oynanan mücadelede, iki takım da birer golle hanelerine birer puan yazdırdılar.
Öncelikle iyi bir maç olmadığını söylemeliyim. Turuncu topla oynanmasına ve ben maçı HD kalitesiyle izlememe rağmen özellikle ikinci yarıda topu kontrol etmekte zorluk çektim. Hava şartları futbolu kesinlikle etkiliyor. Bu bir bahane olmamalı tabii ki ama o soğukta ve öylesine kısıtlı bir görüşte, bir de kaygan zeminde oynamak hiç de kolay değil iki takım futbolcuları adına da. Bu sebepten vasat bir müsabaka izlediğimi söyleyebilirim.
Maçın geneline Galatasaray hakim olsa da, doğru olmayan bir şeyler vardı. Takımda belli başlı sıkıntılar kendini gösterdi. Antalyaspor, harika bir organizasyonla güzel bir gol attı. Atak yönüne göre sağ tarafa atılan uzun top ceza sahasının içine çevrilince gol kaçınılmaz oldu. Hakan Balta o sırada neredeydi bunu birazdan sorgulayacağım. Lakin defansta verilen açıklar, takımın gol yemesine sebep oldu. Yine de o defanstan parlayan bir adamımız var...
Bu maçın ertesinde hakem konuşulacak sıkça ve ben bu konuyu değerlendirmediğim için de tepki alacağımı biliyorum. Fakat söyleyebileceğim bir şey yok gerçekten, hakemden önce herkes kendine bakmalı "Ben nerede yanlış yaptım?" diye.
Antalyaspor'u değerlendirmeye başlamak gerekirse, savunmasını iyi yaptı, uzun toplarla da Galatasaray defansını zorladı. Onlar için özet cümle bence tamamen buydu. Penaltıdan bir gol yedi, onun haricinde rakibine çok net pozisyonlar da vermedi aslında. Kanattan gelen topları çevirdi, Selçuk'un attığı uzun paslarla da iyi başa çıktı. Bence bu akşam başarılıydılar, o yüzden onları tebrik ediyorum.
Galatasaray'a gelince... İyi polis ve kötü polisten bahsederek başlayalım. Semih Kaya... İyi polisimiz. Savunmada gerçekten soyadı gibi bir duruş sergiliyor. Oyunun son dakikalarında defansta bir tek onu gördüm. Kesinlikle harika bir performans sergiledi. Yenilen golde tüm savunma oyuncuları gibi onun da hatası olsa da, onun yaptığı birçok kritik müdahele olmasaydı takım daha fazla gol yiyebilirdi. Kötü polise gelince, Milan Baros tabii ki. Baros'un oyunda olması önemli bir kuvvet. Fakat sinirlerine hakim olamıyor. Hakemin doğrudan kırmızıyla atması ne denli doğru bilmiyorum ama bütün pozisyonlarda hakemin üstüne yürüyerek el kol hareketleri yapması, hakemle yakın temasta bulunması büyük bir hataydı. Takımını yaktı bana göre.
Hakan Balta ve Tomas Ujfalusi kanatlardan iyi destek verdiler ama savunmaları için aynısını söyleyemiyorum. Ujfalusi güçlü, geri dönüşlerde de çok büyük sıkıntılar yaşamıyor ama Hakan çok ağır bir futbolcu. İleri gittiğinde bir türlü geri dönemiyor ve yeterince de yardım alamıyor. Bu da büyük bir problem yarattı. Galatasaray atak yapayım derken çok fazla açık veriyor ve bunu toparlayamıyor. İlerideki oyuncuların savunmaya yardımlarında sıkıntı var. Riera olsun, Emre olsun; bu tür oyuncuların defansta daha çok görünmesi gerekiyor. Bir de, bu tür havalarda bence uzun topla oynamak çok da mantıklı bir iş değil. Yerden, ayağa paslarla rakip kaleye ilerlemek ve ayağında çok fazla top tutmamak gerekiyor. Kanatlara indirererek ortalarla hareket etmek de akıllıca ama kafa vurabilecek adam olduğunda ki o da yoktu. Elmander kötüydü bugün. Uzaktan şutlar denenmeliydi ama bunu ne Selçuk yapabildi, ne de Emre.
Galatasaray bu oyunuyla şampiyonluğu çok yakından kovalayamaz bana göre... Daha fazlası olmalı. Kesinlikle yeterli değil. Necati Ateş transferi de bunu çözecek gibi durmuyor ama haydi hayırlısı...
Her iki takıma da başarılar.
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır