​ İyi seneler Londra ! / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '07

 
Kategori
Sinema
 

İyi seneler Londra !

İyi seneler Londra !
 

Bir film Türk-İngiliz ortak yapımı...belki öyle olmasaydı bu film bu kadar konuşulmazdı. Galaya gidenlerin bir kısmı çok üzüldü...
Adı da "İyi Seneler Londra"...Ben henüz görmedim,zaten bugün gösterime giriyor ...

Karakterlere bir bakalım. Filmde bazı Türkler, bir Fransız ve bir İngiliz var. İlk karakterimiz temizlikçi bir Türk kadını.

Başrol karakteri ise, halk şarkılarını caz şeklinde söyleyen bir diva...temizlikçi ise Divanın evindeki yardımcısı.

Divanın organizatörü tarafından "Ne kadar çok Allah diyorsun sen", diye haşlanıyor . Haa başı da örtülü.

İkinci karakter Londra'da bir otelde çalışan Türk Firuz. Firuz, Allah kitap, diyor ama karı kız peşinden koşuyor. Biraz da psikopat. Ama annesi aradığı zaman ellerinden öperim anneciğim, diyebilecek kadar geleneksel ve saygılı.

Başka Türk karakter ise Divanın okul arkadaşı . Londra'da yaşıyor. Bir İngiliz ile evli, bunalımda bir "Beyaz Türk kadını". Ama Firuz'u aşağılamaktan da geri kalmıyor. Biz bunlarla AB'ye nasıl gireriz diye söylenen bir kadın...

Bunalımlı Beyaz Türk kadının kocası olan İngiliz ise sakin, medeni bir adam. Karısının huysuzluklarını tolare ediyor, çocuğu öldüğü zaman ise biriktirdiği acı ve bunalımla birlikte intihar ediyor. Bu kadar duyarlı yanii...

Firuz karakteri, Diva'ya tecavüz ediyor.Bu arada bir Fransız karekter var ve divaya da hayran...

Diva, hayranı olan bu Fransız'dan yardım istediği zaman tuhaf bir pisikoloji içinde yakınlaşıyor, öpüşüyorlar, ancak Fransız hayranı olduğu Türk divanın onu eski sevgilisi zannettiğini anladığı zaman üzülüyor, özür diliyor ve dışarı çıkıyor.Yani çok nazik ve duyarlı...

Kısacası filmin teması: Gavurlar şahane...dengesizi bile duyarlı. Türkler ise maymun, tecavüzcü, ikiyüzlü, boktan.

Beyaz Türkler ise iyi, düzgün insanlar ama toplumsal doku ve ikilem yüzünden hasarlılar.
Hatta o kadar iyi niyetliler ki... Türk halk müziğini caz formatında söylüyorlar ama bakın şu işe ki...o müziğin orjinal sahipleri tarafından tecavüze uğruyorlar.

Filmin müzikleri de Fazıl Say tarafından yapılmış..., ne kadar da tesadüf değil mi?

Esas merak edilen ise... bir milletin entelektüelinin, sanatçısının... halkından bu kadar nefret eder hale nasıl geldiği. Nasıl bir eğitim sisteminden geçirilip, kendini ötekileştirip, şizofrenleşebildiği...

Filmin normal tantımı ise aşağıda, merak edenlere...

Berkun Oya'nın uluslararası bir ekip ve oyuncu kadrosuyla çalıştığı ilk sinema filmi ve konusu şöyle: Uluslararası üne sahip şarkıcı Yaşar Nur, yılbaşından birkaç gün önce Londra'ya varır. Şehir, Nur'un yıllar önce karanlığa gömülmüş anılarını canlandıracaktır. Eski bir dost, dengesiz bir hayran ve cesareti kırılmış bir koca. Öykü, bu kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getirir, kendileriyle ve birbirleriyle iletişim kurmaya zorlar.

Başrollerini Ülkü Duru, Ali Atay, Denis Lavant ve Zuhal Olcay'ın paylaştığı filmde Hugh Hayes, Vahide Gördüm, Şebnem Sönmez, Tuncay Akpınar, Can Togay gibi ünlü oyuncular rol alıyor.Filmin iki sahnesi hariç, tamamı Londra'da çekilmiş.

Biz hala "GECE YARISI EKSPRESİNİ" nasıl çektiler ve bize nasıl hakaret edebilirler diye yakınıp duralım. Ama artık yabancılara bile gerek kalmamış ne yazık ki...




Kaynak:Atılgan BAYAR


 
Toplam blog
: 351
: 3216
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Emekli olmaya çalışan bir sanatçı,yazmaktan büyük keyif alıyorum. Kocaeli Gölcük' de oturuyorum e..