Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '07

 
Kategori
İzmir
 

İzmirden Foça' ya günübirlik pazar gezmesi

İzmirden Foça' ya günübirlik pazar gezmesi
 


İzmir de yaşamak kadar, güzel birşey varmı. Her yer güzel , hemde her mevsim güzel. Daha önceki yazımda yazmıştım. Tanık olduğum deniz kazasından sonra , yazlıktan döndük. Cumartesi.atlatılınca , bu hafta deniz hazırlığı yok diye , pazar günü güzel bir tembellik yapmaya niyetlendim.(kolaymı ? Bavulları indir., kıyafetleri ayarla, kaç gün kalınacaksa o kadarlık deniz, gündüz ve akşam için bişeyler hazırla..Hatta yastık kılıfı çarşaf bile lazım. Birde onların dönünce yapılaak işleri var. )

Kızım , odasından seslendi

-Anne sarı eteğim nerde.

-Ne sarı eteği sabah sabah?

-Bikinimin üzerine giyicem, penye olanı arıyorum.

-Ne denizi , deniz faslı bitti bu sene.(Bu cadı evin küçüğü , daha 10 yaşında )

Oğlum da planın içindeymiş dün akşamdan proğram yapılmış. Eeee bizim evde , demokrasi her zaman işler. Bire üç kaybedince kuzu , kuzu hazırlıklar başladı. Ama Pazarlığı ben kazandım . Günü birlik bir yere, gidilecek.

Foça da karar kılındı. Herkes mayosunu içine giydi. Havlu ve sular da tamam. Bu sefer köpeği almadık. Çünkü aynı yere değil farklı bir yer bulalım istedik. Foça ya girmeden önce yolun üzerinde, Sütaş tesislerine uğranıldı. Önce paket dendi, sonra orada tost, ayran ve köfteler yendi. Kesinlikle buraya uğramanızı tavsiye ediyorum.Temiz, ucuz ve kaliteli. (Oh, bu gün öğleni , yemek düşünmeden, pişirmeden, masa hazırlamadan kurtardık.)

Daha önce , önünden geçip de girmediğimiz , Foça teras otelin plajındayız.
Harika bir yer. Merdivenle iniyorsunuz, Ayaklarınızın, neredeyse ıslanacağı mesafede semsiye ve şezlonglar hazırlanmış , üstelik tenha. Daha doğrusu, Çeşme ve Kuşadasından sonra çok iyi geliyor. Ayaklarımız suya değerken güneşlendik , deniz, göz hizamızdaydı. Biralar da buz gibiydi..

Önümüzden , tekneler , özel yatlar ve tur yapan müzikli yatlar geçiyor, Biraz ilerde Jet skiler , ve sörfçüler bile var. Yirmi dakka denizde. otuz dakka kumsalda, yada tam tersi zaman geçip gidiverdi. Oğlum, oltasını da getirmiş ileride minik bir iskele var. Ama oltayla balık avlarken , kendisi ahtapota yakalanıyordu.

Duşu, tam deniz kıyısında ayaklarınız denizdeyken , duş almak garip geliyor. Bu arada , çalan müzikler de bir harika , İlhan irem parçaları ile nostalji yaşadık.

Daha sonra üst kısımdaki masalara çıktık, biralar buz, patatesler çıtır çıtır de. Teras kısmında masalardan başka, çim bir alan ve minderler de hazırlanmış.İsterseniz, çimlere uzanıp güneşlenebilir , yada masada oturabilirsiniz. Çok da ucuz, sadece istemezseniz, bardak, tuz, peçete getirmiyorlar

Unutmadan; kestane ve taşlardan dolayı, yanınıza mutlaka deniz ayakkabısı alın..

Oğlum ve ben güneşi batırıp gelicektik ama.Bu sefer İkiye iki berabere iken, 18, 00 de yola çıktık.Bir saat sonra evimizin kapısındaydık. İzmirde oturmak böyle keyifli , İzmiri ve izmirde yaşamayı seviyorum.İstanbullular kıskanın , Ankara ya ve daha içerilere hiç ses etmiyorum.

Blog resmi , Terasda otururken çekilmiştir.

Sevgilerimle.

 
Toplam blog
: 141
: 1767
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Önce anneyim, sonra eş, abla ve annemin kızıyım. Elbette yazmayı ve okumayı seven biriyim. Emekliliğ..