​ Kablolu insanlar / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kablolu insanlar

Kablolu insanlar
 

Daha önce hiç bu kadar dikkatimi çekmemişti.


İşe gelip giderken toplu taşıma araçlarında görüyorum her sabah ve her akşam.


İnsanlardan kablolar sarkıyor…


Sanki pilli bebeklere dönüşmüşüz! Bir yerden elektrik almadan hareket edemez, duyamaz, konuşamaz hale gelmişiz de haberimiz yok.


Sürekli bir müzik dinleme durumu… Sanki müzik yeni keşfedilmiş de, Türkiye bunun keyfini çıkarıyor. Oysa baharın seslerini dinlemek kimsenin aklına gelmiyor. Kimse Orhan Veli gibi gözlerini kapatıp dinlemiyor artık bu koca şehri. Duymak mı istemiyorlar, görmek mi? Ya da yaşamak mı?. Bir reddetme, durumu olduğu kesin ama neyi? Yaşamı mı? Sabahın en erken saatlerine yola koyulmayı, gece geç saatlere kadar çalışıp aynı yollardan geri dönmeyi mi? Yine de geçinememeyi mi? Bir şeyler ters gidiyor ve sanki insanlar kulaklarından sarkan o kablolardan tüm bunları unutturacak afyonu içine çekiyor. Uyuyan – hatta belki uyuyamayan-, yemek yiyen, işe giden, eve dönen ve tüm bu kısır döngüyü her gün yineleyen robotlara döndük!. Kablolarımız eksikti artık onlar da var.


Geçtiğimiz günlerde gazetede bir haber gözüme çarptı. İnsanlara müzik dinlemeleri için “kablolu” cihazlardan sağlayan bir marka, hem de içlerinde belki de en büyük ve iddialısı bir parti düzenleyecekmiş. Açık havada gerçekleşecek partiye herkes yanlarında kulaklarından sarkan kabloları ile katılacak ve istedikleri müziği dinleyerek dans edecekler, çılgınca eğleneceklermiş!

Şimdi manzarayı gözünüzün önüne getirin lütfen!. Binlerce insan bir meydana toplanmış. Ortada ne bir ses, ne bir ritm, ne bir melodi. Elektrik vermiş gibi titreyen, kafa sallayan, kıvıran insanlar. Aralarında bir uyum bile yok herkes tek başına. Beni bu sahne çok korkuttu sizi bilemem. Her geçen gün daha büyük bir yalnızlığa itilen insan, bu kadar yükü ne kadar daha kaldırabilir bilemiyorum.

Bu muhteşem partiye katılan bir kişi yaşadığı duyguları şöyle anlatırdı arkadaşlarına herhalde:

- Bir partiye katıldım belki 5000 kişi vardı. Taktım kulağıma müziğimi deliler gibi dans ettim, o kalabalıkta o kadar yalnız hissettim ki kendimi anlatamam. Eve geldim hüngür hüngür ağlamışım. Müthiiiişti abi anlatamam...

Birlikte müzik dinlemenin, aynı duyguları aynı anda yaşamanın, şarkının sözlerini tek bir ağızdan söylemenin nesi kötüydü anlayamadım!...

 
Toplam blog
: 15
: 1747
Kayıt tarihi
: 11.04.07
 
 

1971 Ankara doğumluyum. Marmara Üni. İletişim Fakültesi Radyo,Tv ve Sinema mezunuyum.Televizyon p..