- Kategori
- Kişisel Gelişim
Kabullenme yoksunluğu

Var olduğunu hissetmek insanın nefes almak kadar hayati bir ihtiyacıdır. Varlık kavramını tekelleştirip, kendisi dışındaki karakterlerin varlığını reddeden insanların arasında yokluğumuz sığınağımız oluyor.
Hayallerimiz, düşüncelerimiz ve hissettiklerimizden oluşan varlığımızı reddedip; dünyayı kendi hayallerinin gerçekleştiği, düşüncelerinin doğruluğunun kimse tarafından sorgulanmadığı bir yer haline getirmeye çalışanların karşısında mücadele edebilecek gücümüz kalmıyor. Size yokmuş gibi davrananlara varlığınızı ispatlamaya çalışmak ruhunuzu yorar. Bunu yapmaya çalışırken, varlık egoizmine kapılanlar güruhuna katılma riskiniz çok yüksek. Kaçmak dönüşmemenin tek çaresiyse kaçın; gövde gösterilerinden, aşırılıklarla dikkat çekmeye çalışma çabalarından. Gerçek ruh hastalarının, koskoca dünyayı kendi varlıklarıyla ya da yanında yok olabilenlere izin vererek doldurmaya çalışanlar olduğunu bilin.
Düşündüklerimizi dile getirmemize fırsat vermeyenlerin, cümlelerimizi boğazımızda düğümlemesine verilecek cevabımız suskunluğumuz olsun. Fikirlerimizi, hislerimizi herkesin varlığına saygı duyabilecek olgunluktaki insanlara boşaltalım. İçimizin döküldüğü yer içimize değer bir yer olsun. Kabullenme yoksunluğu olan insanlara kendimizi aktarma çabamızın sonu hüsran olur. Hoş görmeyi ve farklılıklara saygı duymayı karaktersiz karakterlerine yük bilen, kabullenme yoksunu insanların karşısında görünmez olmak; psikolojimizi avuçlarında şekillendirmelerine engel olmanın tek yolu. Sağlıklı kalmak için, başkalarının yokluğuna neden olmayacak kadar var olmayı becerebilsek keşke.
Varlığı mutluluk, yokluğu hüzün verenlerden olabilmemiz dileğiyle…