- Kategori
- Güncel
Kaçak çay "kafa" mı yapıyor?

internetten alınmıştır
HDP yetkilileri iyiden iyiye gemi azıya aldı... Türkiye'yi bölmeye azmetmiş Emperyalistlerin yellemesi ile şahlandıkça şahlanıyorlar... Amerika'ya selam, Rusya'yla kelam derken sonunda Demirtaş baklayı ağzından çıkardı.
Türkiye siyaseti yapacağız diye halkın önüne çıktılar, Türkiye'nin saf "aydını"nın gözünü boyadılar ama bugün Türkiye Devletini tanımaz edalara girdiler. Bu "tehlikeli" özgüven nereden geliyor pekala?
Daha önce de yazdığım gibi, HDP uluslararası bir projedir ve Türkiye sathında film üstüne film çevirmeleri, polim üstüne polim yapmaları dışardaki "sahipleri"ne çok güvendikleri için oluyor.
Devlet, geçmişte bunları enselerinden tutup hapislere götürürken, bugün bir siyasi muhatap olarak alıyor, yeri geliyor bakanlık veriyor... Ama, niyet başka, hedef başka olunca ne kadar Türkiye deseler de yine gelip "Kürdistan"da karar kılıyorlar.
Bizim oralarda böyleleri için bir laf ederler: "Biz seni sığıra kattık, sen danalarla çıktın geldin" derler... Yani, devlet HDP'yi çözüm adına bir muhatap olarak gördükçe onlar, terör adına bucak bucak kaçıyorlar.
Başbakan Davutoğlu, yeni anayasa çerçevesinde tüm muhalefet partileriyle görüşmeler ayarlıyor... Hepsine ayrı randevu veriyor.
Amaç, 12 Eylül cunta anayasasının yerine, demokratik, sivil ve insan haklarını esas alan yeni bir anayasa yapmak... Bunun için de tüm siyasi partilerden görüş almak.
Bu partiler için de, eşbaşkanı'nın önce Amerika'ya sonra Rusya'ya giderek "enerji" tapladığı HDP de var... Başbakan yeni anayasa için HDP'nin de görüşlerini almak istiyor.
Ama sinemacılıktan siyasete geçen Sırrı Süreyya, Başbakan'ın bu talebi için müstehzi bir üslupla: "Gelirler, bir kaçak çayımızı içer, giderler" diyor.
Türkiye Başbakanına böyle ciddiyetsiz cevaplar vermek herhalde Türk Devleti'ni de ciddiye almamaktan kaynaklanıyor.
Esasen Rus Putin'e selam çakarken, kendi "ülkesinin" başbakanına böye seviyesiz cevaplar HDP'nin "Beynelmilel" kimliğini de göstermiş oluyor.
Eline "saz"ını alıp ülkenin yarım "aydını"nı gaza getiren Beynelmilel Emperyalizmin taşeronları, artık Türk Devleti'ni tanımaz hale geldiler.
Tekrar edersek: HDP olayının Kürtlükle, Kürtlerle ilgisi kalmamıştır... Bu haraket, şehirlerini, kasabalarını delik deşik ederek Kürtlere hayatı zindan eden Beynelmilele(uluslararası) bir harekettir.
Sırrı Süreyya'nın siyasetçilekten önceki mesleği sinemacılıkta ürettiği "Beynelmilel" adlı filmi de nihayet işi sosyalist enternasyole bağlayarak bitiyordu. Bir de "O...Çocukları" diye film yapmıştı da o çocuklar sonunda bir hokus pokusla İtalya'ya kaçıyordu...
Bugün HDP'nin beynelmilelciliği sosyalist enternasyonali bile aşmış durumda... Artık onlar hem Amerika'ya hem Rusya'ya hem de İran'a arkalarını verdiler...
Gerçek "Beynelmilelcilik" işte bu!... Niyeti böyle ameli böyle olan bir hareket'ten bu devlete, bu memlekete "sadakat" beklenebilir mi?
Öyle görülüyor ki, HDP'lilere için bu devletin de bu vatanın da alternatifleri var. Bakalım günü gelince onlar nereye giden gemiye binecekler. Bugün onun bunun "dolmuşuna" binen, yarın "gemisine" binmek zorunda kalır zira...
Kendilerine de bu millete de yazık ediyorlar ama farkında değiller. Bu ülkenin "sıcak çay"ını "kaçak çay" yapıp acıtırsan ya "kafa yapar" ya da "kan bozar"...
İnşallah aklınızı başınıza alır da kaçtığınız yerlerde "kaçak çay" adlı filmler çekmek zorunda kalmazsınız.
Amma ne demişler; Akacak kan damarda durmaz...
Ya da şöyle söylemek mi lazım: "kaçak çay" bardakta durduğu gibi durmaz!