- Kategori
- Kültürler
Kadim halk Kürtler ve devlet dili

Kürtlerin ve Kürt olmanın büyük bir günah, af edilmez bir yasak olduğu yıllarda devletin resmi dilinin ağzına almaktan ısrarla imtina ettiği, ağzına alanlara türlü türlü zulmün ve baskının reva görüldüğü yıllarda geçti çocukluğum ve delikanlılığım.
Henüz televizyonun siyah-beyaz olduğu hüzünlü sonbaharlar da postallı darbelerin tırpanladığı bir kuşağın yeni yetme çocuklarıydık biz.
Aslında bu kuşağın en talihsiz nesli, darbenin mağduruyduk ve biz Kürtler!
Kürt olmanın batı’da bir kentte bir büyük konakta bahçıvan, şoför veya pazar tezgahında baldırı çıplak bir yoksul pazarcıdan ibaret görüldüğü filmlerde yürek sızlatan bir ironi ile açık hava yazlık sinemalarda seyrettiğimiz yıllarda “Kürt” kelimesini devletin resmi dilinden ilk defa lise 1.sınıfta inkılap tarihi dersimizde Kurtuluş savaşında sıralanan yığınla zararlı cemiyetin içinde adını “Kürt teali cemiyeti” ile duymuş ve o cemiyetin tüm suçlanmışlığına, tüm yasaklanmışlığına rağmen bir Kürt olarak içimde kendisine bir tuhaf sempati duyduğumu çok iyi hatırlıyorum.
Yasaklı bir zengin dilin, bir soylu tarihin ve kadim bir Kültürün, Kürtlerin soylu geçmişinden doğup gelen bir küçük çocuk olarak o zamanlar çok acırdı canım, şimdilerde ise 42 yaşında koca bir adam olarak bu kadim kültürün, bu unutturulmak istenen tarihin izini hala o çocuğun yüreğindeki heyecan ile takip edip öğrenme telaşındayım.
Yeryüzünde Kürtler kadar baskı görmüş, asimile edilmiş ve yok sayılmış büyük bir kültüre sahip bir halk varmıdır acaba? Sanmıyorum!
İşin en kötü tarafı bunu yıllarca yapan ve halen yapmakta ısrar eden coğrafyalardaki halklarla aynı dine sahip olmaları; elbette ki farklı bir dinde olmak zulüm ve asimilasyonu haklı kılmaz, bu noktada asla kimsenin şüphesi olmasın.
İşte tüm bu kötü geçmişin ardından, tüm bu red ve inkârın sonrasından başbakan’ın Kürt edebiyatının önemli şahsiyetlerinden Feqiye Teyran’ı, Cegerxwini, Ahmede Xane’yi diline alıp bu soylu kültürün yabancısı kitlelere duyurması benim adıma çok çok önemli.
İnsan “nerden nereye..” demekten kendini alamıyor, inanıyorum ki dili, kültürü,tarihi yasaklı bir halkı uzun süre baskı altında tutmak olası değil devletin bu eski ve köklü kültürle tanışması geç olsa da çok iyi oldu.