Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
665
 

Kadın... Erkek... Haller...

Kadın... Erkek... Haller...
 


Kadın ve erkek birey olarak toplum içinde yer alıyor.

Birbiriyle çeşitli seviyelerde ilişki halinde.

İlişki her ne olursa olsun ''hakim'' durumda olan ''kadın''.

Kadın yönetiyor hayatı.


Arkadaşlığı...

Dostluğu...

Aşkı...

Evliliği...

Aileyi...

Sosyal çevreyi...

Yöneten kadın hep.

Yönlendiren de kadın.


Kadın erkeği yönetiyor.

Kadın erkeği yönlendiriyor.

Aşkta da...

Savaşta da.


Erkek doğası gereği basit bir varlık.

Net.

Sade.

Kadın ruhunun kıvrımlı kuytuları erkekte yok.


Aşkta kadına göre belirliyor tavrını.

Kavgada kadına göre atıyor adımlarını.

Bir yere kadar.

Bir noktada erkek duruyor.


Net ve basit doğası durduruyor erkeği.

Kadınla kavgaya girmiyor.

Erkekle olan kavgası gibi değil kadın ve erkeğin kavgası.

Doğaları gereği değil.


Erkek erkekle iki laf konuşursa üçüncü laf olarak yumruklar konuşuyor, silahlar noktayı koyuyor çünkü.

Derdini anlatıyor, hesabını soruyor, dayak yiyor, dayak atıyor ve mesele kapanıyor erkek için.


Kadınla böyle olmuyor ama.

Bütün toplumlarda hasımlar kadın ve erkekse erkek, varsa eğer kadının kocasına yöneliyor onunla kavgasını yapıyor.

Kadına saldırmıyor genelde.

Ruh hastası değilse kadına vurmuyor.


Aile içi şiddetten bahsetmiyorum.

O ayrı bir yazı konusu.


Kadın erkek gibi değil.

Erkek kadar basit ve net değil.

Kadın dünyası erkekten daha farklı.

Daha renkli, daha kıvrımlı.


Kadının bir erkekle meselesi varsa iki laf üç yumrukla kapanmıyor konu.

Ruhunun derinliklerinde hıncını yaşıyor.

Kavgada durması gerektiği yerde de durmuyor.

Bazen bilmeden...

Bazen kasıtlı olarak geçiyor o çizgiyi.

Erkek bir noktada duruyor kadına karşı.

Kadın durmazsa eğer...

Erkek başka erkekle olduğu gibi yumruklarla devam edemiyorsa kadını lafla en zayıf yerinden vuruyor.

Belden aşağı saldırıyor.

Bunun eğitimle filan ilgisi yok.

Karaktermiş şuymuş buymuş hepsi bir noktaya kadar.

Eğer erkek, gerçekten kadın durması gerektiği noktada durmuyorsa, kadına karşı en aşağılayıcı ifadeleri kullanmaya başlıyor.

Ahmet, Mehmet, şehirli, köylü farketmiyor.

Sözün bittiği yer başlıyor artık.

Yumruğun olmadığı yer burası.

''Araf'' yani erkek için.


Kadın bu duruma bazen erkeği bilerek getiriyor.

Özellikle geçiyor çizgiyi.

Özellikle erkeğin belden aşağı vurmasını istiyor.


Kadın doğasının gizemi bu.

Fizik olarak el kaldıramadığı erkeği bu haliyle ezmeye başlıyor.

Kavgasını adam ve kendi arasında bırakmıyor bilerek.

Çevresinde kim varsa adama karşı biliyor.

Kafasında kapatmıyor sorunu.

Olmayan bir sorunu demek daha doğru aslında.

Çok yakın arkadaş olduğu bir adamla üç günde kanlı bıçaklı olabiliyor bir kadın.

Olmayı da bazen kendi seçiyor.

O çizgide dursa, erkek ona saldırmayacak lafla.


Bu hallerde erkeğin gücü kadına yetmiyor.

Erkek kadınla başedemiyor.

Kadının zihninde kıvrım kıvrım kıvrılan hıncı erkek anlamıyor.

Anlayamayacak kadar basit bir yapıda çünkü.


Kadın bütün imkanlarını kullanıyor.

Bütün çevresini kullanıyor.

Erkekle savaşa giriyor.


Çekilmiyor.

Vazgeçmiyor.

Bitirmiyor.


Adam kadınla mücadele edemiyor.

Kadın adamın çekilmesine de müsaade etmiyor.


Bu hallerin tuhaf bir hazzını yaşıyor kadın.

Hayata karşı bir ''el'' daha alıyor ''oyun'' bitmeden.


Kadın ve erkek arasındaki bu haller insanlık tarihi kadar eski.

Kadın entrikaları...

Kadın planları...

Kadın silahları...

Tarihin her döneminde karşımıza çıkıyor.

Bütün kudretine rağmen krallar, sultanlar kadına karşı aciz kalıyor.

Avrupa'da Medici sülalesinin kadınları...

Bizde validesultanlar, Kösem Sultan mesela.


Erkekle kavga eden bir kadını başka bir kadın yeniyor sonunda.

Kadınca entrikaları bilen...

Kadının ruhunu okuyan...

Atacağı adımı önceden sezen...

Ondan bir adım önde gidebilen bir kadın, kadının ipini çekiyor sonunda.

Kösem Sultan örneğini vereceğim yine.

Yıllarca süren iktidarına başka bir kadın, Turhan Sultan son verdi.

Hırsı ve entrikalarının sonuna kendi hayatıyla nokta koydu.


Bazen durmak gerek işte.

Bazen o çizgiyi geçmemek gerek.

Bazen, bazı şeyleri kafada bitirmek gerek...


Kadın erkekle kavga edemez.

Erkek kadına karşı hiç bir zaman kazanamaz.

Erkek, dünyaya karşı savaş kazanabilir sadece.

Kadına aklı ermez erkeğin.


Bazen durmasını bilmek gerek hakikaten.

Yaradan, kadına erkeği sayfa sayfa açmış, okuyacak kudreti de bağışlamış.

Okuduğu halde durmazsa kadın, bu sefer de onu başka kadınların önüne başlamış açmaya.



Kadın, erkeğe hakim.

Kadın güçlü.

Kadın hakim hayata.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 403
Toplam yorum
: 2160
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1018
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Kendi halinde biriyim, ziraat mühendisiyim. Emekli oldum ve kendi işimi kurdum. İzmir'de yaşıyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster