- Kategori
- Sosyoloji
Kadınlar için kullanılan "balıketi" muğlak bir kavram; hamsi mi, balina mı?

“Balıketi” deyince dolgun vücutlu kadın anlaşılıyor da bu “dolgunluğun” ölçüsü yok. 60 kilo da dolgun, 80 kilo da 100 kilo da. Öte yandan “balıketi kadın” şişman kadın şeklinde algılanıyor. Bu yüzden kadınlar kendilerini böyle anlatmasınlar.
“Balıketi” kavramı aslında biraz kilolu kadını şişman algısından kurtarmak için ortaya konmuş gibi. Öte yandan “balıketi” sanki ten rengini de ifade ediyor. Yani tenin rengi balıketi rengi.
Dolgun kadın imajı verdiği için kadınlar “balıketi” tanımlamasını seviyorlar. Belirli ölçülerde olması halinde kadın için güzellik unsuru da. Lakin görmediğimiz/tanımadığımız bir kadını anlatırken “balıketi” normalden şişmana kadar bir algı oluşturuyor.
Yani kadının biraz kilolu (balıketi) olması toplumumuzun ve erkeklerin tercihi. Balıketi kadın zayıf, fit vücut veya manken kadar tercih ediliyor ama balıketinin ölçüsü yok; hamsi mi, balina mı?
Üstelik kadınlar gibi kilo konusunda hassas olan insanlar için balıketi de(kiloluysa) rahatsız edici. Kadınlar kendilerine “balıketi” demiş olamazlar, bu ifade erkeklere ait. Yani kötü bir şey mi hayır. Tanıdığımız/gördüğümüz, fazla kilolu bulmadığımız ve kilosu kendine yakışan (bir de bu var, bazı kadınlar özellikle biraz kilolu olsunlar, kilo her zaman çirkinlik değildir) kadınlarda balıketi güzel durur. Çünkü bir kere her şeyden önce şişmanlığa kaçmayan dolgunluk güzelliktir.
Öte yandan gerçekten kilolu bayanlar kendilerine “balıketi” diyerek avunurlar ama insanların kafasından buradaki balığın balina olduğu geçer. Yani gerçekleri değiştiremezsiniz.