Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
795
 

Kadınlar ne ister 2

Kadınlar ne ister 2
 

Feminizm sanayi devrimi sonrasında Avrupa'da ortay çıkmıştır ilk... Bu tesadüf müdür? Kesinlikle hayır. Sanayi devrimi sonrası gelişen kapitalist sistem, fabrikalarında çalıştıracağı işgücü konusunda sıkıntı çekmeye başlamıştır. Bütün işçilerin erkeklerden oluştuğu ilk yılların ardında daha fazla kar etmek isteyen sermaye sahipleri, daha az ücretle çalıştırmaları mümkün olan (hala böyledir) kadınları da işgücü piyasasına dahil etmeyi akıl etmişlerdir. Kadınların çalıştırılmasına dönük bu talep sadece az ücret alacak olmalarından kaynaklanmamaktadır. O dönemin devasa makinelere sahip manifakturlarda narin ve ince kadın bedenleri daha az yer kaplamakta ve makinelerin arasında daha rahat hareket edebilmektedirler. (Bu bağlamda çocuklarda bu fabrikalarda çalıştırılmış ve binlerce kadın ve çocuk bu makinelerin arasında çeşitli kazalarla can vermiştir)...

Ancak bir sorun vardır. O dönemde dünyanın her yerinde olduğu gibi Avrupa’da da kadının toplumsal işbölümü evle sınırlıdır. Kadın, evin işlerinin yanısıra asıl görevi olan çocukların bakımı ve yetiştirilmesiyle meşguldür. Bu arada evin yaşlısının bakımı da kadına aittir. Hal böyle olunca kadının evden çıkıp işgücü olması mümkün görünmemektedir. Ama daha fazla KAR etmek için kadın çalıştırmayı kafasına koymuş olan Burjuvazi, bunun çözümünü bulacaktır. Büyük tesadüf!! o sırada feminizm hareketleri ufak ufak ortaya çıkmış ve erkeklerle eşit olunduğunu onlarında bu işleri yapabileceklerini dillendirmeye başlamışlardır. Oysa o sıralar erkekler günde 18 saat çalışmaktadır ve o dönemim teknolojisiyle çok ağır şartlar altında ayakta kalmaya çalışmaktadırlar.

Sermaye kadınların bu ÖZGÜRLÜK!! taleplerini desteklemiş ve "evdeki çocuğa ve yaşlıya ben bakarım, sen yeterki ÖZGÜR ol" demiştir... İşte batının uygarlık göstergesi!! kreş ve huzurevleri, bu gözü dönmüş kar hırsının sonucudur. O dönemin kadınları ÖZGÜRLÜK diye diye köleliğe koşmuşlardır. Batı Uygarlığı!! başka halkları sömürmek üzere koloniler kurmadan önce çocuk ve kadınların cesetleri üzerinde yükselmiştir.

Feminizm, sonradan nelere mi hizmet etmiştir? Feminizm ÖZGÜR kadın yaratmaya devam etmiş ve kadınlar Avrupa’da işçilikten tüketiciliğe terfi etmişlerdir. Özgür kadının masrafları ev kadınından daha çok olduğu için kapitalistler, mallarını satın almakta yarışan TÜKETİCİ kadını da ayakta alkışlamışlardır.

Sonra...

Sonra, para hırsı bürümüş burjuvazi bununla yetinemeyeeğini görmüş ve büyük aileden çekirdek aileye indirgediği AİLE kavramının ve giderek evliliğin köhneleşmiş bir kurum olduğunu ilan edivermiştir. Boşan ya da ayrı yaşaki ben herbirinize ayrı ayrı buzdolabı satabileyim... Eee TV'siz olmaz, bu da çamaşır makinen… Ve elbette güzellik bakımları olmadan olmaz; ne de olsa sen ÖZGÜR bir kadınsın. Feministler buna bayılmıştır. Sistem feministleri, feministler sistemi geliştirip durmuş, gül gibi geçinip gitmişlerdir.

Sonuç mu? Hiç şüpheniz olmasın, Özgür Kadın imajı TV reklâmlarındaki gibi ışıltılı ve canlı değil. Amerikan filmlerinden bilirsiniz aslında. Arkasında yüzlerce kilidin olduğu güvensiz kapıların ardına hapsedilmiş, çekmeceleri anti-depresan ilaçlarla dolu, yalnızlık kokan evler. Barlardan ya da telefon defterinin arka sayfalarına not edilmiş isimlerden bulunan arkadaşlıklar... Kulanılıp atılan ilişkiler... Sürekli gidilen psikologlar, terapiler, terapiler, terapiler...

Alkışlayalım beyler... Sahnedeeee Özgür kadınlaaaaar…

(Şunu söylemeden geçemeyeceğim,çünkü konu çok hassas... Ben feminist akım kadınlara hiçbirşey kazandırmadı demiyorum. Örneğin Feminizm kadınlara oy hakkı içinde mücadele etmiştir ama bu durum benim görüşlerimi çürütmez... Çünkü sermayedarların amacı kadını işgücü haline getirmekti sadece, ona haklar vermek değil. Gerçekten de kadına oy hakkı vermek konusunda burjuva direnmiştir. Takdir edersinki bloglarımız makale boyutunda olamıyor. Ben sadece feminizmin sunduğu ÖZGÜRLÜĞÜ tartışmalıyız diyorum)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sadece onumu?hiç bir izmi hayatım boyunca sevip benimseyemedim,Kemalizim dışında, tek akılcıl ve dinamik bulduğum izm dir,bunun dışında düşüncelerimin projeksiyonu olmuşsunuz:)Ama bu dedikleriniz sadece feminizmle sınırlı değil, tüm büyük planların altında hep bu tür propagandalarla arz yaratıp sonra arza talep diyerek tüm ipler aynı ellerde tutulmuyormu?Ve olayların artı eksi tüm yönleri sürekli farklı zamanlarda farklı yönleriyle öne çıkarılıp bozulan ve yapılan üzerinden sürekli aynı kişiler ve çevrelerce rant sağlanmıyormu?Bunun şimdiki en büyük gücü medya değilmi,bakınız 80 lerden 2000li yıllar türkiyesine bu ülkede tüm değerler , dengeler, hayat tarzları nasıl altüst oldu, yozlaşdı,bazılarıysa can cekişir hale geldi, velhasıl bunu a dan z ye tüm olaylarda yaşıyoruz

KASSANDRA 
 07.11.2007 1:12
Cevap :
düşüncelerini paylaştığın için sağol kassandra,  08.11.2007 1:20
 

O veya bu şekilde kadınlar şimdiki konumlarına gelmiştir. Eski halimize dönmemizde imkansız e ne olacak şimdi?

Beyazlale 
 05.11.2007 12:17
Cevap :
ne mi olacak? hepiniz erkesileşecek, erkeklerde kadın olacak, işte ozaman biz erkekler hep birlikte feminist olacağız:))  08.11.2007 1:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 209
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 4447
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Kendimi bildim bileli hiç saf su içmedim... ÇAY benim abu hayat suyum... İnce belli bardakalar çabuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster