- Kategori
- Dünya Kadınlar Günü
Kadınlar neden yaşamlarını erteler?

Onlar kendileri için yaşamasını hiç öğrenemediler. Hep başkaları için yaşamlarını ertelediler.
Ben ise artık iki kişilik yaşamaktan yoruldum.
Oysa sen anne, hiç yorulmamıştın. Hepimiz için yaşarken. Yoksa bana mı öyle geliyordu?
Yaşamı hep ertelerken bir de bakıyoruz yaşam bitmiş. Biz tükenmişiz.
Sen hiç tükenmemiştin anne. Çok sıkıntılı olduğunda iki elini açar, ellerine bakar, başını iki yana sallardın. “Ne oldu yine?” diye sorduğumda, o dünyanın en güzel gülüşü ile yanıt verirdin.
Sessizliği de senden öğrendim. Sabırlı olmayı da…
Dünyanın yükü senin üzerindeydi, bize hiç belli etmezdin.
Bir gün gözyaşların sessizce yanaklarından aşağı dökülürken Bora küçücük elleriyle silip yanaklarından öpmüştü; “Anneanne sen hiç ağlama, sana ağlamak yakışmıyor” demişti.
Sen “Yâd eller aldı beni” şarkısını dinlerken hep ağlardın. “Neden” diye sorduğumuzda yanıt vermezdin. Hala merak ederim neden ağladığını…
Sen bize hiç içini açmazdın. Ne sırların vardı kim bilir? Söylemezdin ki…
Sen sevgi doluydun. Yüreğin çok genişti anne, hepimizi içinde barındırırdın…
Seni bütün torunların çok severdi, yaz gelince sana gitmek için acele ederlerdi. Şimdilerde kimse artık doğduğumuz o eve gitmiyor.
Senin yokluğun çok acı anne, seni özlüyorum.
Hani eniştem bir resmini çekmişti. Yaşamın ta içine bakıyordun, o resmi büyüttüm. Ona bir çerçeve yaptım. Şimdi o resimden bana bakıyorsun.
Anne neden kadınlar hep yaşamını erteler. Sen neleri erteledin yaşamında?
Ben iki kişilik yaşamaktan yoruldum anne.
Bir gün sana “Arkadaşlarımla piknik yapacağım” demiştin. Bana renkli yumurtalar kaynatmıştın, köfteler, börekler yapmıştın. Sonra evimizin bahçesine kilim sermiştin. Arkadaşlarımla birlikte orada piknik yapmıştık. Ben o günü de özlüyorum anne.
Senin kucağında yatmak çok hoşuma giderdi. Sıcaklığını içimde duyumsardım.
8 Mart kadınlar günü, tüm televizyonlar kadına yapılan şiddetten bahsediyor.
Bir gün okula giderken önlüğünün altına kazak giymediğin için üvey annenin seni dövdüğünü söylemiştin. Anne sevgisinin sıcaklığını da yaşayamamıştın. Yavuz ve Midilli gemilerini görünce korkudan öd kesesi patlayan anneannem gencecik yaşama veda etmişti. Ben hep anneannem olmayışının acısını içimde yaşarım.
Eğer annen olsaydı baban seni tek başına İstanbul’ dan Çatalzeytin’ e götürüp de o koca evde tek başına bırakabilir miydi? Sahi sen o evde tek başına ne yaptın anne?
Sen neleri erteledin yaşamında, bize hiç söylemedin.
Dünyanın her yerinde kadınlar anne oldukları için mi yaşamlarını erteliyorlar? Yoksa kadın oldukları için mi?