Kadınları bir günle kandırmak / Dünya Kadınlar Günü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '09

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
 

Kadınları bir günle kandırmak

Kadınları bir günle kandırmak
 

1885 tarihli Vincet Van Gogh'tan esinlenip yaptığım karakalem "Köylü Kadın" adlı eserin imitasyonu..


Kadınların toplumun genel durumuna etkisi

Gerçekten bir toplumun nasıl bir toplum olduğunu anlamak için önce kadınların sosyal durumuna ve konumuna bakmak lazım. Kadınlar hem anneler, hem eşler olarak ( gerçi biz Türk erkekleri onların değerini genelde 35 ten sonra anlarız, kafalarımız biraz kalın olduğu için ) bizim için asla vaz geçilmez varlıklardır.

Kadınlar ne kadar eğitimli ve bilinçli olursa o toplumlar o kadar hızla kalkınır ve yükselirler. Oysa kadının "sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin" gibi saçma ve geleneksel yoz zihniyetler günümüzdede belli sosyal sınıflarda farklı şekilde yansımaları devam etmektedir.

Yahudilerde soy kadından geçer, yahudi kadını bilinçli ve eğitimlidir. Akıllıdır, çocuğunu nasıl yetiştireceğini bilir. Erkeğini nasıl idare edeceğinide bilir. Bugün 30-40 milyon yahudinin dünya üzerinde, ekonomik, sanatsal, bilimsel, kültürel, askeri başarılar sergilemişlerse bunda Yahudi kadınının emeği çoktur.

Avrupa kadını Katolikliğin baskılarından 1490 lı yıllara doğru Protestanlığın sağladığı özgürlüklerle kendini bulmaya başlamış, sosyal hayatın içinde yer almaya başlamasıyla toplum hızla ilerleme kaydetmiştir. İngiltere'de 1800 lü yılların başlarında çalışma hayatının içinde ki kadın sanayi devriminin baş aktörü oldu.

İslam coğrafyasına baktığımızda ise 4. halife'den sonra İslamın kadına verdiği haklar ( Evlenirken yapılan anlaşmaya göre, boşanma hakkını isterse alması, ev işleri yapmaya zorunlu olmaması, çocuğu bile emzirmek zorunda olmayıp erkeğin parayla süt anne tutması vb konulardaki serbestiler) tek tek geri alınmış, yalan hadisler üretilerek kadınlar hayvan kadar bile değerli olmayan varlıklar haline getirilmişlerdir.

Gerçek hadisler "cennet Anaların ayağı altında" veya "sizin en hayırlınız eşlerine ve çocuklarına en iyi davrananınız derken", ilk SULTAN'nın uydurttuğu hadislerde "kadına okuma yazma öğretmeyin yoksa mektup-mesaj yazar kocaya kaçar" gibi, yada "Kadın yaralı kocasının yarasını yalaya yalaya iyileştirsede erkeğin hakkını ödeyemez" gibi akıl almaz hadisler oluşturulmuştur. Bazı yalan hadisler kadını şeytan gibi de gösterir.

Yıllarca hangisi doğru hangisi yalan bilemeden, bizleri korkutan Geleneksel İslam şeriatı da bu şekilde oluşmuştur. Bu islam türü, kadını cahil bırakmayı, ondan şüphe etmeyi, ona karşı temkinli olmayı, güvenmemeyi öğretmiştir. Bu gün hala kız çocuklarını okula gönderme kampanyası yapmaktayız. Bu kampanya hangi Avrupa ülkesinde var? İslam Dini, aydın, bilgili, çok yönlü düşünebilen insanlar tarafından iyice araştırılıp ilkeleri şüphe götürmez şekilde ortaya konmadıkça yeryüzünde bir daha asla eski ihtişamını ve medeniyetini ortaya koymayı beklemesin. İSLAM COĞRAFYASINDA her alanda kalkınma, ancak ve ancak KADINLARIN çok iyi seviyede alacakları SORGULAYICI VE KALİTELİ EĞİTİM SAYESİNDE OLACAKTIR.

Dağlarda ki PKKlıların önemli bir kısmı kadındır. Bu kadınların doğurduğu çocuklar veya evlenirlerse kocalarıda en az onlar kadar kendi davalarına bağlı olacaktır. 

Peki Türkiye geneline bakarsak durum nedir?

Akşama kadar çapa sallayarak geleneksel tarım yaparken sırtlarında çocukları bağlı yaz sıcağında çalışan köylü kadınlar bi tarafta, büyük kentlerin varoşlarında koca maaşı yetiyorsa örgü örerek Seda Sayan, Esra Ceyhan izleyen bayanlar, koca maaşı yetmiyorsa zengin semtlerde burjuva evlerinde temizliğe giden gündelikçi kadın imajı en çok zihinlerimizde belirenlerdir.
Buradan geriye kalan, ofislerde işten çıkarılmamak için müdürlerin ve patronların gözüne girmek amacıyla akşama kadar bilgisayar ve telefon başında acımasızca fazla mesailer yaptırılıp paraları ödenmeyen, ne eşiyle ne çocuklarıyla doğru dürüst hiçbir zaman ilgilenemeyen üniversite tahsilinden sonra kendini kurtardığını düşünüp bir banka veya şirkete atan "bordrolu köleler sınıfı" en şanssız sınıfı konuşmalıyız belkide. Siz karar verin hangisini konuşalım?

Sonrada Dünya kadınlar günü diye kapitalizm icadı tüketimi tetikleme amaçlı yalandan bir gün kutlaması. Sizi kandırmaya yetecekmi? Günümüzde en çok kadınların, çocukların durumu perişan. Bu ülkemizdede böyledir. Çalışma hayatı, aile hayatı, sosyal hayatın tamamı dengede olmak zorundadır. Bu dengesizliğin tek sebebi, kadınların ve çocukların tüketim ve üretim araçlarında kullandığı, direkt hedef seçildiği, sadece kendini düşünen bencil sermayeci anlayıştır. Kendini modernite diye yutturan sinsi sermayecilik, kadının ve toplumun mutsuzluğunun en büyük kaynağı ve aile olmanında DÜŞMANIDIR....

YİNEDE DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZÜ HERGÜN İÇİN KUTLUYORUM. SİZLER BİZLERİN ANNELERİ, KIZKARDEŞLERİ, TEYZELERİ, HALALARI, EŞLERİ, ARKADAŞLARI OLARAK HEP VAR OLUN. Biz erkekler siz olmadan var olamayız ve yaşamayız....

En derin saygı ve selamlarla...

Ayhan Özcimbit
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

 
Toplam blog
: 722
: 3757
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..