Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '09

 
Kategori
İlişkiler
 

Kağıt gemi

Kağıt gemi
 

Kağıttan gemim olsa yüzsem açık denizlerde. Bazen okyanusun ortasında savaşsam fırtınayla. Kaybolsam derinliklerde. Bazen de karaya vursam. Bazen bir limana sığınsam demir atsam.

Kağıttan uçağım olsa. Uçsuz bucaksız masmavi gökyüzünde uçsam. Her yer mavi olsa özgürlük olsa. Bulutlar evim olsa. Kuşlar arkadaşım. Yıldızlar sırdaşım.

Özgürlüğün olmadığı bir dünyada yaşamak kuşun altın kafeste yaşamasına benziyor.

Her şeye sahipsiniz ama eksiksiniz. Yeri dolmayacak bir boşluk var içinizde. Alabildiğine özgür gibi görünüyorsunuz ama esirsiniz. Kendinize ailenize kurallara size öğretilenlere.

Öğretilenler hep doğru mu yoksa alternatifi olmadığı için mi doğru kabul ediliyor?

Alışkanlık olmuş da olabilir. Bize öğretilenler aynı padişahlık gibi. Babadan oğla geçme durumu. Anneden kıza babadan oğula. İyisiyle kötüsüyle. Herkes ne kadarsa o kadar öğretiyor. Eksikse eksik fazlaysa fazla.

Öğretirken üzerine bir şeyler eklenmesine konulmasına izin verilmiyor. Ne öğretildiyse ne kadar öğretildiyse o!

Öğretilenler yetmiyor artık. Öğrenilecek o kadar çok şey var ki. Bize öğretilen eksik bilgiler yanlış bilgiler bizi mutlu etmiyor. Hatta mutsuz ediyor. Üzerine yenisini koymamıza izin verilmediği için kurallarla engellendiğimiz için hep eksik kalıyoruz.

*Çimlere basmak yasaktır!* deniliyor.

Bir başkası çıkıyor ve *Çimlere basmak serbesttir* diyor.

Çimlere basmak serbest olmalı. Serbest olursa gidip o çimin üzerine basma dürtüsü olmaz. Yasaktır denildiğinde gidip çimlerin üzerinde zıplamak istiyor insan.

Kuralsız yaşayalım özgür olalım. Başkasının bizden istediği hayatı değil kendi istediğimiz hayatı yaşayalım.

Kağıt gemimize kağıt uçağımıza binip maviliklerde kaybolalım.

 
Toplam blog
: 112
: 790
Kayıt tarihi
: 17.10.08
 
 

İnsanın kendini anlatması ne zormuş. Bu bölüm blog yazmaktan bile zor geldi. 10 Temmuz 1963 doğumluy..